Son Dakika
24 Ekim 2017 Salı
14 Temmuz 2017 Cuma, 08:12

Tütün Meselesi   Tütün bitkisi Amerika’nın keşfi ile kıtamızda tanınan bir bitkidir. Yerli Amerikalının keyif verici olarak kullandığı tütün, eski kıtaya taşınarak kullanımı ile eski kıta insanı yeni bir keyif verici ürün ile tanıştı. Kısa zamanda yığınların müşterisi olduğu bu ürün devletin de ilgi alanına girdi. Bu ürün üzerinden vergi, rüsum ve diğer yollarla tütün […]

Tütün Meselesi

 

Tütün bitkisi Amerika’nın keşfi ile kıtamızda tanınan bir bitkidir. Yerli Amerikalının keyif verici olarak kullandığı tütün, eski kıtaya taşınarak kullanımı ile eski kıta insanı yeni bir keyif verici ürün ile tanıştı. Kısa zamanda yığınların müşterisi olduğu bu ürün devletin de ilgi alanına girdi. Bu ürün üzerinden vergi, rüsum ve diğer yollarla tütün bitkisinden gelir elde etmeye, zamanla da sigara fabrikaları yolu ile tütün tekelini tamamen eline aldı.

Osmanlı devleti yabancılara olan borçlarının karşılığında tütün ve tütün ürünlerinin gelirini rehin bıraktı. Borçların tahsilini reji sistemi altında yapılandırdı. Halk arasında da “reji” sistemi olarak da bilinen bu sistem 1955 yılında sonlandırıldı. Bu reji sistemi yerine devletin tütün üzerindeki tekelini esas alan “tekel” sistemi yerini aldı. Bu sistemde devlet tütün ekim ve pazarlanmasını kontrol altına almayı amaçlamaktaydı. Tütün üreticisi bu sistemden dolayı son derece mağdur duruma düştü. Zira devlet tütün üreticisine istediği fiyatı vermekteydi. Tütün üreticisi mağduriyetini gidermek için ürettiği tütünü devletin bilgisi dışındaki pazarlarda değerlendirme yolunu karlı buldu. Bu süreç devlet ile tütün üreticisi arasında, tütün üreticisinin aleyhine gelişmelere, mağduriyetlere açtı. Halk arasında mizahlara konu olan bu gidişat, devletin tüm önlemelere rağmen sonuçsuz kaldı. Kolçu- kaçakçı kovalamalarına sahne olan bu olayların hikâyeleri halen komik meseller olarak dilden dile dolaşır.

Konu tamamen üreticinin ürününü serbest piyasada değerlendirememenin sonuçlarıdır. Devletin bölge ürünleri üzerinde tekelci egemenliği yerine, halkın alın terini istediği değer üzerinden pazarlayabilme meselesidir. Günümüzde 23 ilin konusu olan tütün ilimizde de günün en önemli konusudur. 2002 yılına kadar sınırlı bir kota ile üretilen tütün 2002 yılından sonra devlet alımı tamamen kaldırıldı. Adıyaman’da halkın tamamı geçimi tütünden elde etmektedir. Tarlada bizzat tütün eken, tütün ekilen tarlanın sahipleri, tütünü iç ve dış piyasada pazarlayanlar, Adıyaman’a giren paralarla nefes alan esnaflarla birlikte tüm Adıyaman halkı tütünden faydalanmaktadır.

Devletin elini eteğini tütünden çekmesiyle tütün üreticisi ürünlerini başka yollarla değerlendirme yoluna sevkti. Tütün üreticisi piyasa kuralları gereğince yeni piyasa kullarını buldu. Adıyaman için tütün yerli bir gelir kaynağıdır.  Bu ürünün en iyi şartlarda değerlenmesi de Adıyaman halkının en tabii hakkıdır. Tütün gelirinden nefes alan Adıyaman halkının bu alın terine göz dikmek hiçbir şekilde kabul edilemez. Medyada çıkan haberlerin hiç biri doğru olmadığı gibi Adıyamanlıları üzmüştür. Bu Adıyaman gibi bir ilin insanının gelirine darbe vurmaktır. Bu tür yayınların sermaye sahiplerinin ekmeğine yağ sürmek değilse, onların çıkarlarını korumaktan başka bir anlama gelmez.

Tütün tekelini elinde bulunduran sermaye daha fazla kar elde etme gibi bir doyumsuzluk içindedirler. Tütün üreticisin alın teri üzerinde kazançlarını katlama ve buna uygun yasal düzenlemeleri yapabilme gücüne sahipler. Adıyaman halkı bu tür tezgahların farkındadır. Adıyamanlı tütün üreticisi ve tütünün gelirinden faydalanan tüm Adıyamanlı halkının gelişmelere karşı duyarlı olması, örgütlenmesi, birlikte hareket etmesi önemlidir. Zira ben tütün üreticisi, pazarlamacısı değilim, konu beni ilgilendirmez dememek lazım.

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: