Son Dakika
18 Ağustos 2017 Cuma
03 Ağustos 2016 Çarşamba, 08:36
Üzeyir Ergül
Üzeyir Ergül [email protected] Tüm Yazılar

Turizmin Can Çekişmesine Tanıklığım…

Turizmin Can Çekişmesine Tanıklığım…   Geçen sene aşağı yukarı aynı tarihlerde Antalya’daydım. Turizmin ülkemizdeki en önemli merkezilerinden birinden Adıyaman turizmine bakmaya çalışmış ve neden turizmin ilimiz için bir gelir kapısı olamadığına değinmeye çalışmıştım. Bu yıl yine aynı tarihte Antalya’dayım. Ben Antalya’dayım ancak geçen yılki yabancı turistlerin büyük çoğunluğu yok. Sahiller boş, turistik mekânlar tabiri yerindeyse […]

Turizmin Can Çekişmesine Tanıklığım…

 

Geçen sene aşağı yukarı aynı tarihlerde Antalya’daydım. Turizmin ülkemizdeki en önemli merkezilerinden birinden Adıyaman turizmine bakmaya çalışmış ve neden turizmin ilimiz için bir gelir kapısı olamadığına değinmeye çalışmıştım.

Bu yıl yine aynı tarihte Antalya’dayım. Ben Antalya’dayım ancak geçen yılki yabancı turistlerin büyük çoğunluğu yok. Sahiller boş, turistik mekânlar tabiri yerindeyse sinek avlıyorlar.

Normal olmayan zamanlardan geçtiğimizden hiç kimsenin kuşkusu yok. Ülkemizde tüm bu olup bitenlerin diğer alanlarda olduğu gibi turizme de etkisi olumsuz oldu.  Yabancı turistler ülkemiz yerine bu yıl başka alternatiflere yöneldiler.

Ülkemiz tarihi ve doğal güzellikleri ile turistler için oldukça cezbedici bir ülke konumunda. Lakin ülkemizi tercih eden yabancı turistlerin geldikleri ülkelerin orta sınıf tabakasında yer alması ülkemize maddi açıdan çok büyük katkı sağlamamaktadır. Diğer turistik ülkelere oranla kıyaslanan katkının düşüklüğünün ülkemiz için ise oldukça önemli olduğunu bu yıl daha iyi anladık.

Geçmiş yıllarda da yabancı turist sayısı açısından ülkemiz o kadarda iç açıcı bir durumda değildi. Ülkemiz yöneticilerinin en çok göz ardı ettikleri alanlardan biri sanırım turizm. Turizm sürekli yenilenmeyi gerektiren bir alan olması sebebiyle her zaman göz önünde tutulması gerekmektedir. Diğer ülkelerdeki gelişmeler sürekli takip edilmeli, yeniliklere ayak uydurulmaya çalışılmalı ve turisti ülkemize çekebilecek farklı etkinlik ve organizasyonların yapılması sağlanmalıdır.

Tanıtım bu işin olmazsa olmazıdır ve kesinlikle uzmanları tarafından yaptırılmalıdır. Kaş yapayım derken göz çıkartılamaması deyimi söylemek istediklerimi özetlemeye yetecektir sanırım. Aslına bakarsanız asıl reklam ülkemizde bulunan yabancı turistlerle olan diyaloğumuz ile ilgilidir. Turisti ülkemizde ne kadar süreyle tutabildiğimiz ve giderken “yeniden mutlaka geleceğim” sözlerini söyletebilmekle alakalıdır.

Antalya ilimizde Adıyamanlı hemşerilerimizin işletme sayısı da oldukça fazla. Olumsuz gelişmelerden kaynaklı turizmin gerilemesi onları çok fazla etkilemiş. Yalnızca Antalya özelinde Akdeniz bölgesinde değil olumsuzluğun etkileri. Son bir hafta içerisinde İstanbul, Mardin ve Antalya’da bulundum hepsinde durum aşağı yukarı aynı diyebilirim.

Geçmiş yıllardan eser yok bu yıl. Birçok işletme küçülme kararı almış. Oteller çalışanlarını turizm sezonunda sırasıyla izne göndererek kendilerince maddi kaybı en aza indirmeye çalışmaktalar. İki üç otel tek bir otelde birleşmeyi bu kritik zamanları atlatmak için alternatif bir yol olarak görmüş.

Turizmin sezonunun ikinci yarısı içerisindeyiz. İlk yarısındaki olumsuzluk kat ve kat daha artmış durumda. Yüksek meblağdaki kiraların ödenmesi mümkün gözükmemekte…

Bu yılı en az zararla atlatmanın yolunu düşünen esnafın gelecek yıllar konusunda da pek umutlu oldukları söylenemez. Çünkü olayların seyrinin ne olacağını kestirmek henüz çok zor diyorlar. Ülke yöneticilerinin turizm konusunda daha çok duyarlı olmasını bekliyorlar. Bu yılın zararlarının kapanması için destek bekliyorlar.

Turizm ülke ekonomisinin en önemli dayanağıdır, kıymeti bilinmeli…

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: