Son Dakika
14 Aralık 2017 Perşembe
22 Ekim 2014 Çarşamba, 03:29
Kazım Çetinkaya
Kazım Çetinkaya [email protected] Tüm Yazılar

Terörün Temelinde Tatminsizlik Vardır

Terörün Temelinde Tatminsizlik Vardır

 

Ülkemizde estirilen terör rüzgârı, birileri için fırtınaya dönüşecek ve yakında alabora olacaklardır. Terörün kimseye faydası yoktur. Çünkü tarihte rüzgâr ekenler hep fırtına biçmişlerdir. Dün böyle idi, bugün de böyle olacak.

Terörün temelinde baskı ve tatminsizlik vardır. Sebebi esasta devletin tatbik ettiği ideoloji ve kanunlardır. Devlet teröre karşı ilmî ve bilimsel metodlar geliştirecek ve uygulamasını sağlayacaktır. Bu arada kendi hatası varsa bunu ortaya koymalıdır.

AB kriterleri, barış süreci, demokrasi ve huzur seansları, sürekli birilerini cesaretlendiriyorsa  ve birileri durduk yerde hep oyun bozanlık yapıp devlete ve millet malına zarar veriyorsa , bu tek tarflı barış değil, zulüm olur. Zulüm ile abad olanın ahiri(sonu) berbat olur. Tarihin hiç bir devrinde zulüm payidar olmamıştır.

Dinî değerlere önem vermeyen materyalist ve pozitivist düşünceye sahip olan kişiler, her vesile ile yayınlarında nüfuzlu çevrelere yaptıkları telkin ve tavsiyelerde islâmî nitelikli her hareket ve faaliyeti irtica  ile nitelendirmektedirler. İnsanların inançlarına sempati ile bakmayan bu çevreler, inançlı kesimin faaliyetlerinin  ülke için büyük bir tehlike oluşturduğunu vurgulamaktadırlar. Hatta bu malum kesimler, kendileri gibi düşünmeyen dindarlar üzerinde yöneticiler tarafından bir baskı yapılmasını sürekli talep etmişlerdir.

Bu kesim insanlar cambaza bak cambaza tilkiliğiyle devletin nazarlarını hep başka yöne yönlendirmiş ve kendileri sahalarda at oymatmışlardır. Kamuoyunu sürekli yanıltmayı ve hedef şaşırtmayı başarmışlardır. Böylece her zaman inançlı insanları potansiyel tehlike olarak lanse etmişler ve kendi leri sahada cirit atmışlardır.

İnançlı kesimlerin toplum için müsbet olan faaliyetlerini her zaman engellemeye çalışmışlardır. Demokratik devlet sistemi, her ne kadar kişinin, dinî inanç ve vecibelerini yerine getirmesine müsaade ediyorsa da, pozitivist felsefeye sahip olan bu kişiler, din ve vicdan hürriyetine imkân veren kanunları kendi inançları doğrultusunda yorumlayarak veya yorumlattırarak dinî vecibelerini kanunlar çerçevesinde  yerine getiren veya getirmek isteyen kişileri haksız yere mürteci damgası ile damgalamaya çaba sarfetmeye devam etmektedirler.

Mâlum çevrelerin inançlı kesime hücum etmelerinin islâmî faaliyetleri irtica olarak vasıflandırmalarının tek amacı, islam dininin fert ve toplum üzerindeki etkisinin kaldırılması ve bunun yerine pozitivist düşüncenin hâkim kılınmasıdır.

Eskiden olduğu gibi son günlerde de İmam-Hatip, İlâhiyat hatta Kur’an Kursları hakkında hücum ve yaygarada bulunanlar vardır. Bunlara hücum ve yaygarada bulunanlar, biraz önce ifade ettiğimiz materyalist, pozitivist düçünce ve felsefeye sahip kişilerdir. Ülkenin maddi ve manevi kalkınmasında önemli derecede katkıları bulunan bu kuruluşlara hücum etmelerinin sebebi, bu kuruluşları, fonksiyonlarını yapamaz hale getirmek, dolayısıyla islam dininin etkisini fert ve toplum hayatından uzaklaştırmak ve bunun yerine dinden soyutlanmış düşünceyi hayata hakim kılmaktır.

Sudan bahanelerle sokakları kan gölüne çevirmek isteyenler bu memlekete en  büyük kötülüğü yapma gafletini göstermektedirler. Terör , masum insanların kanını ve canını yok etmektedir. Sorunlarımızı yabancı güçlerin maşası olmayarak kendi içimizde halledebilmenin yollarını aramalıyız. Veselam…

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz
%d blogcu bunu beğendi: