Son Dakika
20 Ekim 2017 Cuma
21 Temmuz 2016 Perşembe, 09:08

Editör’den   Tek gündeme kilitlendik   15 Temmuz akşamı başlayan darbe girişiminin akamete uğratılmasından sonra, sadece Adıyaman değil, sadece ülkemizin her bir köşesi değil, dünyanın her tarafında neredeyse tek gündem maddesi bu oldu. Baş döndürücü hızla değişen gündemin tamamı, darbe ve onun izlerini silmeye dönük. Neredeyse bütün kurumlar darbecilerden temizleniyor; gözaltılar, tutuklamalar, görevden uzaklaştırmalar… FETÖ […]

Editör’den

 

Tek gündeme kilitlendik

 

15 Temmuz akşamı başlayan darbe girişiminin akamete uğratılmasından sonra, sadece Adıyaman değil, sadece ülkemizin her bir köşesi değil, dünyanın her tarafında neredeyse tek gündem maddesi bu oldu.

Baş döndürücü hızla değişen gündemin tamamı, darbe ve onun izlerini silmeye dönük.

Neredeyse bütün kurumlar darbecilerden temizleniyor; gözaltılar, tutuklamalar, görevden uzaklaştırmalar…

FETÖ örgütüne ait kuruluş ve yapılanmalarda da hareketlilik gözleniyor; kapatmalar, yetki almalar, feshetmeler…

Aslında bir şeyler şu an tersine işliyor.

Darbe başarılı olsaydı, darbecilerin yapacağı gözaltı, tutuklama, ilişik kesme, feshetme.. gibi “temizlik”, şimdi demokrasi adına yapılıyor.

Aceleye getiriliyor mu, kurunun yanında yaş da yanıyor mu, hiç suçu olmayanlar da arada kaynayıp, gidiyor mu şimdilik bilinmez.

Ama biz dikkat çekmek istiyoruz…

Darbe dönemlerinde “ihbarcı/iftiracı” bir kesim olurdu, sevmediği, hoşlanmadığı, haz etmediği veya menfaatine ters düşen herkesi “hain” diye ihbar eder, hayatında hiç suçu olmayan, etliye sütlüye karışmayan sıradan vatandaşlar yıllar yılı cezaevlerinde en ağır, en alçak işkencelere maruz kalırdı.

Demokrasinin askıya alındığı zamanlarda “hesap soracak” kimse olmadığından, yapılan her şey mubahtı ve korkudan hiç kimse bir şey soramaz, uzaktan uzağa tahayyül etmeye çalışırdı.

Ama şimdi öyle değil.

Demokrasinin tüm kurum ve kuruluşlarıyla yerleşik bir hal aldığı, 15 Temmuz’da daha net anlaşıldı.

Aynısı yargıda da olmalı ve masum insanları ihbar edenler, her iki yönden de iyice araştırılmalıdır.

 

 

 

 

 

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: