27 Ocak 2017 Cuma, 08:01
Orhan Samsatlıoğlu
Orhan Samsatlıoğlu [email protected] Tüm Yazılar

—TEDBİR, TAKDİR, TEVEKKÜL—

—TEDBİR, TAKDİR, TEVEKKÜL—

Tedbir sözcüğünün günlük konuşmalarımızda birçok anlamlan var. Ancak ben, bunlardan “önlem, önlem almak,, anlamı üzerinde durarak, oradan da takdir ve tevekkül kavramını sizlerle paylaşmak istiyorum. En yaygın ve pratik anlamıyla tedbir; bir işin sonunu hesaplamak demektir. Başka bir ifadeyle; bir işin yürütülmesiyle ilgili zorlukların çaresini önceden düşünmek demektir. Türkçemizde “önlem, önlem almak,, olarak kullandığımız bu kavram, günlük hayatımızın her evresinde, her zaman, her yerde bize lazım olan bir görev, bir sorumluluk, bir zorunluluk…

Evde, çarşıda, pazarda, iş yerinde her nerede olursak olalım; en basitinden en zoruna kadar her iş için önceden yapılması gereken hazırlıklar vardır. Bütün bu hazırlıklar, bir anlamıyla tedbir demektir. Hiçbir işi tesadüfe, şansa bırakmamaktır tedbir. Çiftçi isen; tarlanı zamanında sürüp ekime hazırlayacak, kaliteli tohum kullanacak, ilaçlamanı yapacak, her türlü gerekleri yerine getireceksin ki istediğin verimi alabilesin. Öğrenci isen; derslerine hakkıyla çalışacak, ödevlerini tam yapacak, bilgi depolamayı eskizsiz yerine getireceksin ki başarılı olasın. Kışa girerken odun, kömür, doğalgaz ihtiyacını karşılayacaksın ki üşümeyesin. Arabanla yola gideceksen, onun bakımını, yakıt ihtiyacını gözden geçireceksin ki yolda kalmayasın. Hastalanmaman için sağlığına, beslenmene dikkat edeceksin. Mutfakta bir yemek pişireceksen, o yemekle ilgili her türden malzemeyi önceden hazırlayacaksın. Bütün bunların yanında bir de yapacağın işle ilgili ileride karşılaşabileceğin zorlukları ve engelleri önceden düşünüp tespit edecek ve o engelleri giderecek olan çare ve çözümleri belirleyip hazırlayacaksın. Yani; ileriyi göreceksin, önsezin olacak. “Kervan yolda dizilir,, demeyeceksin. Rahatçı, adam sendeci, boşverci olmayacaksın. Bütün bu ön hazırlık, plan ve programlardan sonra, yapacağın işin bütün maddî-manevî gereklerini yerine getirdikten sonra gerisini Allah’a bırakacaksın. İşte bu noktadan sonraki gelişmeler ve tasarrufa biz takdir diyoruz. Buna Allah’ın isteği veya kader de denebilir.

Demek ki takdir; bütün tedbirlere başvurduktan sonra söz konusudur. Yoksa; “Armut piş, ağzıma düş.,, demek yok. Eğer Allah’a dayanacak, ona güvenecek, onu vekil tutacaksak (ki bundan başka yolumuz da yok.) önce onun dediklerini (tedbiri) yerine getireceğiz. İşte biz buna “tevekkül,, diyoruz. Ne zaman? Bütün tedbirleri aldıktan sonra… Peygamber Efendimizin dediği gibi: “Evvela deveni sağlam kazığa bağla, sonra Allah’a emanet et.„ Zira; çalışmadan, sebeplere sarılmadan, önlemini almadan işi Allah’a havale etmek (tevekkül etmek) olmaz. Bakınız, atalarımız bununla ilgili ne güzel sözler söylemişler:

•        Pilav yiyen kaşığını yanında taşır.

•        Akıllı insan, bütün yumurtalarını aynı sepete koymaz.

•        Gündüz kandilini hazırlamayan, gece karanlığa razı demektir.

•        Tedbir, insanın sigortasıdır.

 

Sonuç olarak; yaşımız, cinsiyetimiz, işimiz, konumumuz ne olursa olsun içinde bulunduğumuz ortam ve koşullarda en basitinden en zoruna kadar bütün çalışmalarımızda başarıya ulaşmak istiyorsak tedbiri elden bırakmamalıyız. Aksi halde; önemsemezlik, rahatlık, ciddiye almamak, ihmalkârlık gibi tutum ve davranışlarda bulunmak, işi şansa bırakmak bizi hayalkırıklıklarına götürür. Ona da “takdiriilahi,, değil, belki de “tekdiriilahi,, demek lazım.

 

 

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz
%d blogcu bunu beğendi: