Son Dakika
22 Ekim 2017 Pazar
29 Ağustos 2016 Pazartesi, 07:03
Kazım Çetinkaya
Kazım Çetinkaya [email protected] Tüm Yazılar

Takıyyeciler Aramızda Kol Geziyor

Takıyyeciler Aramızda Kol Geziyor Kendimiz için bir şey yapmadığımız takdirde kimsenin bizim için bir şey yapmasını beklemeyelim. El elin merkebini türkü söyleyerek arar.  Böyle bir arayışla da merkep sittin sene bulunmaz. Ekmeği başkalarının torbasında olanlar her zaman aç kalmaya mahkumdur. Kendi ayaklarımız üstünde durmasını öğrenmemiz gerekir. Ülkemizin çarkları memleket insanının mutluluğu için dönmelidir. Hayatın gerçeklerini […]

Takıyyeciler Aramızda Kol Geziyor

Kendimiz için bir şey yapmadığımız takdirde kimsenin bizim için bir şey yapmasını beklemeyelim. El elin merkebini türkü söyleyerek arar.  Böyle bir arayışla da merkep sittin sene bulunmaz.

Ekmeği başkalarının torbasında olanlar her zaman aç kalmaya mahkumdur. Kendi ayaklarımız üstünde durmasını öğrenmemiz gerekir. Ülkemizin çarkları memleket insanının mutluluğu için dönmelidir.

Hayatın gerçeklerini kabullenerek, aç kalmak, yolun yarısında yaya kalmak istemiyorsak, o halde bize her öğün verilen balıklarla sürekli karın tokluğu yaşayamayız. Kendimiz balık tutmasını öğrenmeliyiz.

Çok aç gözlü olmaya gerek yok. Doyumsuz iştahların sonu aleme rezil olmaktır. İsrafla ve hokkabazlıkla savurmaktansa, kanaatkar olup yüz suyu dökmemek daha evladır.

Şan ve şöhret merdivenlerini yalakalıkla tırmananlar, bir gün tırmandıkları merdivenlerden gümbür gümbür aşağı yuvarlanırken tutunacak bir dal bulamazlar.

Siyaset dalkavuklarının gözüne girmek için bukalemunlar gibi kılıktan kılığa girenler, fırıldak gibi etraflarında dönenler, son kullanım tarihleri geçince dönecek yer bulamazlar.

Milli iradenin tecelli ettiği demokrasi nöbetlerinde en ön saflarda bayrakları gözlerimize sokarcasına sallayanların foyaları bir bir ortaya çıkıyor.

Takiyye yapmak her yerde mübah değildir. Can ve din düşmanlarınıza karşı, nefsin korunmasıdır. Takiyye, kâfire karşı müminin imanını ve canını kurtarmak için yapabileceği bir roldür. Yüce Yaratıcı buna izin vermiştir.

Ama günümüzde kırk yüzlü insanlar, renkten renge boyanarak, kendi çıkarları, şahsiyetsiz karanlık ilişkileri doğrultusunda  her gün farklı rollerde takıyye uygulaması yapmaktadırlar.

Kendilerinden olmayan alnı secdeli insanları  kâfir olarak gören sözde bu günkü cemaatler de rolden role geçerek sinsi planlarına zemin hazırlamaktadırlar.

Hristyanlarla bir araya geldiklerinde  Hz. İsa’ya sempati duyanlar, Yahudilerle bir arada bulunduklarında Hz. Musa’yı tek peygamber kabul edenler, Müslümanlarla bir araya geldiklerinde de son peygamber’in Hz. Muhammed olduğunu söylerler. Cami ile kilise arasında binamaz kalırlar.

Abdestlerinden şüphesi olanlar, namazlarının da şüpheli ve bozulacağından endişe edenlerdir. Darbeyi en çok protesto edenler, en ön saflarda protokolün ve siyasetçilerin gözlerine sokarcasına bayrak sallayanlar, darbenin başarılı olmamasına en çok ağıt yakanlardı.

Darbecilere beddua edenler, basın ve medyanın mikrofonlarına laf yetiştirmekte yarışanlar, sosyal medyada, boy boy aile, akraba ve dostlarla beraber nöbetlerinin yapmacık ve göstermelik pozlarını paylaşanların ne kadar samimi ve ne kadar takiyyeci olduklarını günlerce beraber izledik.

Çok yüzlülüğümüz ne zaman bitecek?  Daha doğrusu çok yüzlü insanları ne zamana kadar aramızda barındıracağız?  Çok yüzlü insanlara değer vermekten ne zaman vazgeçeceğiz?  Bunları dışlamanın zamanı gelmeyecek mi?

Bir dairede müdür olan karaktersiz, şahsiyetsiz, ehliyetsiz, liyakatsiz, çok yüzlü bir insan, takıyye yapmak suretiyle,  sırtını dayadığı kurum amiri ve siyaset ağalarına güvenerek, o dairede her naneyi yiyebiliyor.

Bağlı bulunduğu kurumun üst amirine yaptığı yalakalık ve dalkavukluğa güvenerek, emri altındaki personeline göz dağı vermek suretiyle, bütün rezilliklerine kılıf uydurabiliyor.

Karıştıkları yolsuzluklarını, ipsizliklerini, sapsızlıklarını örtebilen, ağır cezada yargılanmalarına rağmen kurumlarda halâ müdür olarak görev yapabiliyorlarsa, yalakalıkların, takıyyeciliğin, adam kayırmacılığın boyutunu siz hesaplayın.

Deveyi havuduyla götürenler, üst düzey protokolle de, siyaset ağalarıyla da dostluk kurmayı beceren gece silahlı, gündüz külahlı, çok  yüzlü olmakta mükemmel performans sergileyenleri tanımamız ve tavır almamız şart !…

 

 

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: