16 Şubat 2017 Perşembe, 11:20
Mehmet Özçelik
Mehmet Özçelik [email protected] Tüm Yazılar

Şuuru Kaybettirilen Bir Millet

Şuuru Kaybettirilen Bir Millet

 

İttihat ve Terakki ile uyuşturulan bu milletin hafızası, cumhuriyetle birlikte dumura uğratıp törpülendi ve de silindi.

Bu millet hafızası silinmiş bir millettir.

Ancak şok geçirdiğinde bazı şeyleri hatırlamaktadır.

Devler cüce, cüceler dev olarak tanıtıldı.

Bir asırlık eğitimle resmi tarih yalanlarla dolduruldu.

Yalanlar doğru, doğrular ise yalan gösterildi.

Tarih öğretmeninin anlattığı resmi tarihe öğrenci inanmadı, gayr-ı resmi tarihi takip etti.

Hangi evin kütüphanesinde Milli Eğitim Bakanlığının trilyonlar vererek yazdırdığı kitaplar bulunmaktadır?

Kütüphanelerde neden o kadar araştırılarak yazılan tarih kitapları bulunmamaktadır?

Çünkü güvenilmemekte, doğruluğuna inanılmamaktadır da ondan…

Çünkü tarih, geçmişi kötülemeye dönük olarak hazırlanmış bir tarihtir de ondan.

Tarih öğretmenine bakıyorsun, en iyi niyetlisi bile, ne yapayım müfredat böyle deyip geçiştiriyor.

Tarihi şuurunu kaybetmiş bir tarihçiden, tarihini bilen bir nesil yetişir mi?

Onlarca yıldır 23 nisan ve 19 mayıslarda papağan gibi hep aynı şeyler, on yıl önceki kutlamada yazılanlar tekrar edildi ve de osmanlıyı kötüleme amaçlıydı.

Dedesine küfreden  bir millet üredi ve türedi. Dünyada benzeri yoktur. Nerede öğretildi bu? Kimler öğrettti?

Nasıl bir tarih ki, sadece geçmişini inkâr etmekle kalmayıp, küfrediyor da.

Alakalı ve alakasız şeyler öğretildiği için..

Her dersin kitabında atatürkten bahsedilmektedir.

Ne alaka?

Hem atatürkü anlatacaksın her derste ve hem de o atatürkü kanunla koruma yoluna gideceksin!!!

Neyin yutturulması?

Yutturulmak istenen nedir?

Oysa bir insan kahramansa, neden koruma kanunuyla korunmaya çalışılır ki?

Yoksa bilinmeyen şeyler mi var?

Hakikatların huyudur gizli kalmamak. Merakı celbedip daha çok öğrenilmesine çalışılmaktadır, bazı bedeller ödense de…

Öğretilen tarih, bu milletin gerçek tarihi değildir.

-Tarih böyle de, diğer derslerde çok mu masumiyet var?

Elbette hayır.

Ben Türkçe kitaplarındaki bazı cümleleri anlamakta zorluk çekiyorum çünkü uydurukça, uydurmaca kelimeler…

Yeni müfredatla ilgili bazı tekliflerde bulundum. Burada kısaca sıralayayım;

-Müfredat için 10 günde 112 bin müracaat ve teklif olmuş. Bu alanın boşluğunu ve bir asırlık ihtiyacı gösteriyor.

-İnkılap dersi kalkmalı.

-Fıkıh dersinde güncel konular işlenmeli.

-Hadis dersinde Mucizeler işlenmeli.

-Âdâb-ı Muâşeret dersi konulmalı.

-Türkçedeki özellikle uydurukça kelimeler çıkarılmalı.

-Lisans sınıfları oluşturulmalıdır. İngilizce Arapça, ihtiyaç halinde diğer dillerde.  Bu öğrenciler en az 20 saat ders görmeli, pratik yapılmalı, sınıf veya seçilen bir kaç öğrenci yurt dışına gönderilmeli, herkes ingilizce dersi görmemeli. Öğrenciler idare, öğretmen, veli, öğrenci ortaklığıyla seçilmelidir. Bunlar okulu bitirince üniversiteye direk girmeli veya hiç olmazsa 2 yıllığa direk geçip, yatay geçiş yaptırmalıdır.

-Meslek liselerinde aynı branştan 10 kişi varsa birisi koordinatör ve danışman seçilsin. Yazılı hazırlama, ders notları gibi her alanda öğretmenlerle irtibatlı çalışıp, destek olsun.

-Felsefe dersi gerçekten kaldırılmalı, yerine hikmet, mantık ve sosyoloji dersleri konulmalıdır. Bende bu derse girdim, beş para etmez insanlara epey yer verilmiş. Ben es geçip, hikmeti anlatıyordum. Özel ilgi duyanlar başka yönden öğrenmeli.

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz
%d blogcu bunu beğendi: