Son Dakika
11 Aralık 2017 Pazartesi
06 Temmuz 2015 Pazartesi, 09:33
Üzeyir Ergül
Üzeyir Ergül [email protected] Tüm Yazılar

Süryani Konferansının Öğretemedikleri…

Süryani Konferansının Öğretemedikleri…

 

Süryaniler ve Toplumsal Yaşam Konferansı 3 Temmuz Cuma günü gerçekleştirildi.  Uğradığım hayal kırıklığının beklentilerimin yüksek olmasına bağlamamamın Kadim Süryani halkına büyük bir haksızlık olacağı kanısındayım. Beklentim yüksekti.

Beklentimin yüksek olması olağan bir şeydi.  Binlerce yıl yaşadığımız coğrafyaya ev sahipliği yapmış, günümüzde ise neredeyse hiç kalmamış bir halkın tanıtımı ile ilgili bir konferans bekliyordum. Yitip giden komşularımızla ilk buluşmamız olacaktı belki de.

Sıradan bir yok oluş değildi Süryani’lerin bu topraklardan gidişleri. Bir anda oldu yitip gitmeleri. Halen açıklığa kavuşturulmayı bekleyen birçok nedenden dolayı köklerinden kopartıldılar. Kalanlarsa sessiz sedasız göç ettiler zamanla.

Atalarının izlerini sürebilecekleri her şey yok edilmiş durumda.  Geçmişe ait ne bir mezar taşları nede ibadethaneleri kalmış. Yer üstünde asıl hazine olan Süryani Halkını sürenler yerin altında zengin Süryanilere ait defineleri arama işine koyuldular. Atalarının kovdukları kişilerin altınlarını aramakta torunlarına kaldı.

Konferansa ilişkin ilk beklentim Adıyaman’ın Süryani tarihindeki yeri ile ilgiliydi. Hangi tarihlerde Adıyaman’a gelip yerleştikleri, Gerger, Kâhta, Samsat ve Besni ilçelerinin konumları ile ilgili fikir vereceklerini tahmin ediyordum.  Süryanilerin Adıyaman’a kazandırdıkları tarihi eserleri ve bugün ayakta kalanlarını tanıtan bir konferans bekliyordum. Maalesef ilk hayal kırıklığım bunlar ile ilgili oldu.

Konuşmacıların süreleri 20 dakika ile sınırlandırılmış ancak onlardan çok şey anlatacakları ödevler verilmişti.  Konuya hâkim olmayan konuşmacıların –googleden- arattıkları ile konukların karşılarına geçmeleri tam bir hayal kırıklığı yaşattı.  Ansiklopedik bilgilerin aktarılacağı bilimsel bir seminerde olmadığımızı herkes biliyordu. Bizlerin beklentisi yazılardan öte duyguların konuşmasıydı. Bilimsel bilgilerin altyapısını oluşturduğu birikimin kısa zamanda duygular ile dile getirilmesini bekliyorduk. Bizlere sunulan konferansta verilmek istenenleri isteyen kişiler zaten internetten ve ansiklopedilerden Süryaniler ile ilgili bilgi taraması yaparak öğrenebilirlerdi.

Programda çevre illerden gelen Süryani cemaatine mensup katılımcılar olduğu gibi İstanbul ve İzmir gibi büyük şehirlerden gelen cemaat mensupları da katılmışlardı. Sanırım onlarında beklentileri büyüktü. Adıyaman ilinde Süryanilerin izini sürmek istediler. Atalarının hangi köylerde yaşadıklarını, ismi değiştirilen köylerin hangileri olduklarını ve atalarının komşuları olan Müslümanlar ile günlük yaşantılarının nasıl olduğu konusunda iz sürmek istediler. Ama maalesef öyle olmadı. Kendilerinin daha önce bildiği şeyler bir kez daha Adıyaman’da anlatıldı. Uzaklardan gelmelerine değecek bir sunumla karşılaşmadılar.

Kadim Süryani halkının torunları Adıyaman’dan elleri boş halde döndüler.  Konferans başlarken fazla olan kalabalık, sunumun sıkıcılaşması ve beklentilerine cevaplar bulamayınca salondan birerli ikişerli ayrıldılar.

Toplumsal Yaşam Konferansı diye adlandırılan halka açık toplantı halkların kaynaşmasını sağlamaktan çok uzaktı. Halkları bir araya getirmesini, birbirlerine karşı önyargılarını yenmelerini sağlamasına vesile olacağı beklentisi boşa çıkmıştı.

Her şeyin ilki mutlaka eksikler ile olacaktır. İlerisi için ders çıkartılacak şeylerin olması daha iyisini yapabilmek açısından önemlidir. Bu yıl birincisinin düzenlenmesine aracı olan kişilere teşekkür etmek üzerimize borçtur. Umuyorum ilki gerçekleştirilen konferansın devamları da gelir ve beklentilerimizi karşılayacak etkinlikler ile zenginleştirilir.

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz
%d blogcu bunu beğendi: