27 Nisan 2015 Pazartesi, 10:03
Hamza Çelenk
Hamza Çelenk [email protected] Tüm Yazılar

Standartsızlık Ve Çürüyen Yanımız

Standartsızlık Ve Çürüyen Yanımız

Memleketimde garip insan manzaraları her alanda ve her yerde arzı endam etmeye başladı. Eskiden olsa idi sadece gülüp geçeceğimiz olaylar hayatın asli rolünü çalıyor. Standartsızlık sosyal yaşamın yeni yüzü. Trafik, alışveriş, caddelerde gezmeler, kazanç yollarına ulaşma tamamen kör düğüm olmuş halde.  Bu durum şüphesiz hepimizin içini acıtıyor, lakin bir olayı tuhaf deyip  yorumlarken kısa süre içinde kendimiz bir başka tuhaflığa özne olabiliyoruz.

Bölünmüş bir yolun iki tarafına araçları park edip bölünmüş yolun sol tarafında aracı kullanan sürücü doğal olarak sağdan gelen sürücüye korna çalıp senden önce yola girdim niye yol vermiyorsun kavgasına girişebiliyor.  Kavşağa varmadan ters yoldan dönme, ara sokaktan ana yola kontrolsüz girme cabası.

Belki de fıtraten daha nazik olan kadınların bile bu alanda kabalıktan genel olarak erkelerden aşağı kalmamaları garipsenecek bir durum gibi algılanmıyor. Nezaket kaynağı olan kadının içinde bir canavar çıkabiliyor.

Elinde uzun bir alışveriş fişi olan üç adamın göbeği kadar bir göbeğe sahip olan adamın biri kasiyere bir hafta önceden aldığı bir torba elbiseyi sıraya girmeden üstelik azarlayarak teslim edebiliyor. bu işi yaparken de nerede kazandığı belli olmayan parasının havasını ortaya atarak küstah bir ses tonuyla ” kendi paramızla rezil oluyoruz” diyebiliyor.

Ev sahibi olan kişi normalin iki katı kiraya verdiği evinin bir aksaklığını dile getiren kiracıy, o aksaklığı giderme yerine  ” beğenmiyorsan çık” diyebiliyor.

Caddeler başka bir ahval üzere.  Çoğu kişinin bakışlarına dikkat edilirse piyasadaki kişilerin azımsanmayacak kadarının aslında sadece bir iş için doğdukları gözlerinden okunuyor.

Küçücük şehirlerimizde  sanki İstanbul Boğazında bir yermiş gibi konut fiyatlarının telaffuzunda milyonlar konuşulabiliyor.

Esnaf ahilik kültürü nedir bilmeyen gözü aç insanlardan oluşuyor ve yalan söyleyemiyorsan esnaflık yapamazsın kanıksanmış durumda.

Koca fikirler iki seçimlik zaman diliminde hiçleşebiliyor. Doğrudur düşünsel sistemler dinamik olmalı, eyvallah. Lakin her dönemin şartlarında güçlü olanın yanında bulunma ve her seferinde dününe sövme insani standartları tamamen dibe vuruyor.

Annelerin, babaların, büyüklerin tedrisinden geçen çocuklar bir öğretim robotuna dönüşmüş. Öğretimi okul v.b. yerlerden eğitimi bir önceki nesilden tamamen kopmuş sanal alemden alıyorlar.

Kadim şehirlerimiz, kadim toplumlarımız, kadim dostluklarımız hızla standardını kaybediyor.

Bünyemiz çürüyor ve çürüdüğünü bile bile hepimiz dünümüze söverek çürüyen yanımızın çürümesini hızlandırıyoruz.

” Emrolunduğun gibi dosdoğru ol”

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz
%d blogcu bunu beğendi: