Son Dakika
13 Aralık 2017 Çarşamba
29 Ekim 2016 Cumartesi, 08:39

Söz Var Söz Üstüne

 

“Söz dediğimiz şey, sıfır numara gözlük gibidir, alt ve üst dereceleri vardır. ” diyor sözünün mertebesini, söylediklerini ve eylediklerini güzel kılmaya çalışan İskender Pala..

An’ı, an’da yaşananı; kendinde ve kendinin olanı- olmayanı, kendine “gelen”i, kendinden gideni idrak şuuruyla yaratılmıştır insanoğlu.. ve bu şuur söz kalıbında hayat bulur.. İnsanoğluna “anlama, bilme ve bunları sözle ifade etme” erdemi bahşedilmiştir.. ses veya harf kalıbında vücut bulmuş her sözün ,bir değeri, mertebesi vardır.. “esfele safilin” ile “a’la-yı iliyyin” arasında bir yerlerdedir söz.. sözün hâtibi, kâtibi gibi..

Kimi sözler laftır, laf-ı güzaftır; değersiz, yersiz, boş, nahoş.. “dedikodu” (kıyl u kal, güft ü guy) mesabesinde.. ayarsız, yararsız, kararsız.. ve de en kötü laf, küfürdür, sövgüdür.. bir fasit dairede döngüdür..  Veyl olsun hümezeye ki leke düşürür söze.. ve de veyl olsun nahak yere öfkeyle yükseltilmiş o bedsese ki düşmüştür ruhuna vesvese.. benzer merkep sesine..

Kimi sözler nesirdir.. uzar gider nehirdir. Kıllete ram olmaz, boynuna gem vurulmaz, kesirdir.. koşmak ister hududunu sahibinin belirlediği ülkesinde.. anlaşılmak ister her kelimesinde..

Kimi sözler, kavildir, senettir, bey’attır.. dil’den dil’e, gönülden gönüle mukavele..  sonu ya sebat ya da ric’attır.. sözünde duran necat bulur, kavli kalbine cennet olur.. sebatsızsa kadem sözünde, ahiri cehennem olur..

Kimi sözler, vecizdir.. bazıları anlamaktan acizdir.. geçmiştir zamanın imbiğinden.. anlatır anlamak isteyene kitabın orta yerinden.. azdır ve özdür.. yakalar hayatı derinden..

Kimi sözler şiirdir.. manayı, hissi, hayali  raks ettirir şair..

şiir, kimi için aşkın sihirli şarkısı, kimi için kızıl hatıraların yankısı..

kimi için ses bayrağı, kimi için gönül durağı..

kimi için sözle müzik arasında müziğe yakın, kimi için akın var güneşe akın..

kimi için reelden muhayyele kaçış, kimi için hakikat kapılarını aralayış..

kimi için çığlık-vaveyla, kimi için sessiz bir heyula..

kimi için mapustur,makberdir, kimi için varılamaz yerlerdir..

kimi için sesini duyurmaya çalıştığı kulübe-i ahzandır,

kimi için hiç bitmesin istediği hüsn-ü andır..

kimi için ben’in, ten’in ve en’in sahnesi,

kimi için “bütün şiirlerde söylediği, suna-leyla dediği sen”in dil’lenmesi..

kimi için Allah’ı aramak, kimi için çelik çomak..

Şiir, kişioğlu için sözün en üst formudur, hiçbir form’a girmeyen, hiçbir norm’a uymayan.. formalitesiz deyiştir.. en güzeli isteyiştir, vuslat arayışlarında inleyiştir.. şiir, içkin duyguların,  coşkun ruhların aşkın terennümü.. ruhun mümbit toprağının mahsulü.. damıtılmış özsudur şiir.. insan’lıktan payımıza düşendir.. Şiir, misal aleminde dolaşmasıdır ruhun, zaman mekan kayıtsız.. şiir, söylenilmeyendir, söylenilemeyendir aslında.. söylenen ise, zahire vuran ise ruhun bedene girmiş hali gibi, bülbülün kafesteki hali gibidir.. ve her şiir, kendisi içindir, kendinden ibarettir.

İnsanoğlunun en yüksek mertebede, en değerli lafzı şiirdir.   Şiir, sözü özlü, değerli, etkili ve güzel kılma arayışıdır.. Benim yukarda yapmaya çalıştığım gibi.. tabii ki sözüm şiir değil ama söze şiirsellik katarak, halk arasında göze ve gönle hoş gelen, hoş  görünen şeyler için kullanılan “şiir gibi” ifadesinde olduğu gibi nesir dilimin şiir olmasa da “şiir gibi” olmasını istedim.. zira nesir, herkeste ve her zaman vardı, ama şiir ve şair her dem az.. Çünkü şair ruhlu olmak ve şiir diyebilmek, yazabilmek herkese nasip olmaz..

* Yazımızın devamı inşallah haftaya.

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz
%d blogcu bunu beğendi: