Son Dakika
18 Ekim 2017 Çarşamba
05 Ekim 2016 Çarşamba, 08:48
Necati Atar
Necati Atar [email protected] Tüm Yazılar

Sosyal Medya Kahramanları Olarak Bizler

Sosyal Medya Kahramanları Olarak Bizler   Her sabah uyandığımda Türkiye’nin her bir sosyal medya kullanıcısı tarafından ayrı ayrı kurtarıldığını görmek mutlandırıyor beni. Her sabah yeni baştan kuruluyor Türkiye, her sabah yeni bir güne uyanıyor. Ne terörden eser kalıyor, ne acıdan ne yoksulluktan… Her sabah hepimiz yeniden kardeş oluyoruz, ortak kurduğumuz sofralarda durmadan yemek ve çay […]

Sosyal Medya Kahramanları Olarak Bizler

 

Her sabah uyandığımda Türkiye’nin her bir sosyal medya kullanıcısı tarafından ayrı ayrı kurtarıldığını görmek mutlandırıyor beni. Her sabah yeni baştan kuruluyor Türkiye, her sabah yeni bir güne uyanıyor. Ne terörden eser kalıyor, ne acıdan ne yoksulluktan…

Her sabah hepimiz yeniden kardeş oluyoruz, ortak kurduğumuz sofralarda durmadan yemek ve çay paylaşıyoruz. Bu bereketli sosyal medya sofralarında paylaştığımız yemekler ne soğuyor, ne azalıyor mübarek. Dünyada ne kadar aç insan varsa sayemizde doyuyor, ne kadar çıplak varsa giyiniyor sayemizde. Dünyadaki yoksullar için acı çekiyoruz. Zalimleri bir vuruşta ikiye bölüyor, mazlumların ahını burunlarından fitil fitil getiriyoruz…

Her sabah yeniden kuruluyor Türkiye… Her birimiz yeni bir kahramanlık destanıyla sesleniyoruz dünyanın bütün mazlum halklarına. Bekledikleri kurtarıcı biziz, bekledikleri adalet savaşçısı… öyle bir çarpışıyoruz ki zalimlerle fellik fellik kaçacak delik arıyorlar. Dünyanın her köşe bucağında mazlumlar mücadelemiz sonunda ayağa kalkıp bir bir deviriyorlar zulüm saraylarını. Acıyla dağlanan yürekler sayemizde serin bir seher yeliyle ferahlıyor…

Bizler sosyal medya kullanıcıları olarak hikâyeleri yazılmamış destanların kahramanlarıyız. Her birimiz sütten çıkmış ak kaşık, her birimiz kursağına hiç haram girmemiş, hiç günah işlememiş, kul hakkı yememiş, haksızlıklara boyun eğmemiş ülkenin 3/2’sinden fazlasını oluşturan nesli tükenmek üzere olan çağımızın son erdemli insanlarıyız. Her yazdığımız adresini bulup tir tir titretiyor adaletten sapanları. Her yazdığımız bir hançer gibi saplanıyor zalimlerin böğrüne.

Her birimiz birer kurtarıcıyız, birer Ebazer’iz… Komşusu açken tok yatmayan, bir tek kişi haksızlığa uğrasa dünyayı kendine zindan olmuş gibi görenlerdeniz. Namus timsaliyiz ayrıca, dürüstlük abidesiyiz, toplumun vicdanı, adaletin terazisi, birlik ve beraberliğin teminatı, savaş karşıtı birer kardeşlik abidesiyiz…

Bütün bunların yanı sıra çok da güzeliz, yakışıklıyız, en güzel biz bakar, en güzel biz severiz. Şairler bile bizim kadar güzel fısıldayamaz sevgi sözcüklerini… En güzel şarkıları biz söyler, en dokunaklı şiirleri biz yazarız. Karakışın bağrından güller devşirir, kış ortasında en güzel karpuzları biz keseriz… Bütün duaları biliriz ayrıca, bütün güzel sözleri, vecizeleri, aforizmaları… Dünyadaki bütün güzel sözlerin ortak pazarı gibiyiz. Tek tek her birimiz tek kullanıcısı gibiyiz bütün erdemli sözlerin.

Bütün bunların üstüne bir o kadar da merhametliyizdir. Yaralı bir kuşun kanadını sarar, kırılmış bir ağaç dalını mendilimizle sargılarız. Her çocuğun gözyaşını biz siler, her yetimin başını biz okşarız.

Bizler sosyal medya kullanıcıları, tüm zamanların en büyük kahramanları, adalet savaşçıları, zalimlerin korkulu rüyası, mazlumların umudu olan bizler hangi dünyada yaşıyoruz sahi? Hangi dünyanın insanlarıyız biz? Bizler bu kadar iyiysek bu kötülükler kim tarafından işleniyor? Bizler kardeşsek düşman olanlar kim birbirine? Biz olmasak nasıl işlenir bunca günahlar? Bunca zalim kimden alıyor bunca zulmetme yetkisini? Biz varsak ve böyleysek diğerleri neden bu kadar güçlü?

Sonsuz bir rüyadayız her birimiz, her birimiz sonsuz bir hayal âlemindeyiz… Bizim için yapılan zindanları gül bahçesi sanarak hayali mutluluklar devşiriyoruz her sabah… Kokusuz, dikensiz, renksiz güller ülkesinde kendi zindanımızda gün ışığı görmeden ve seyretmeden gökyüzünü çocuklar için hayali uçurtmalar uçuruyoruz, çocukların her gün biraz daha kana bulandığı ve yaşlanmadan göçüp gittiği bu dünyada…

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: