01 Haziran 2015 Pazartesi, 09:00
Kazım Çetinkaya
Kazım Çetinkaya kazimcetinkaya0202@hotmail.com Tüm Yazılar

Siyasette Hafızalarımızı Tazelemek

Siyasette Hafızalarımızı Tazelemek   Kemal Sunal vefat edeli 15 yıl oldu. Rol aldığı değişik karakterdeki filmleri hala izleme rekorları kırıyor. Kemal Sunal’ın “zübükzade” filmini hemen herkes izlemiştir. Siyaset yaşamımızın çirkefliğini, dalkavukluğunu, yalakalığını, kokuşmuşluğunu anlatan bu filmin baş karakteri bildiğiniz gibi İbrahim Zübükzade.. Her yönüyle karakter yoksunu bir kişilik profili çizen bu filminde Kemal Sunal, seyircileri […]

Siyasette Hafızalarımızı Tazelemek

 

Kemal Sunal vefat edeli 15 yıl oldu. Rol aldığı değişik karakterdeki filmleri hala izleme rekorları kırıyor. Kemal Sunal’ın “zübükzade” filmini hemen herkes izlemiştir.

Siyaset yaşamımızın çirkefliğini, dalkavukluğunu, yalakalığını, kokuşmuşluğunu anlatan bu filmin baş karakteri bildiğiniz gibi İbrahim Zübükzade..

Her yönüyle karakter yoksunu bir kişilik profili çizen bu filminde Kemal Sunal, seyircileri güldürmek istediği kadar bizlere de esasen ibret dersi vermenin gayreti içindedir. Ama anlayana…

Cumhuriyetin kuruluşunun üzerinden geçen 92 yıllık süreçten başlayarak tek partili dönemden çok partili döneme geçiş sürecinden sonra da nice  “zübükzade” ler gördük.

Şimdi yeni bir seçim sürecinde bulunuyoruz. Yine ortalık “zübükzade”’lerden geçilmiyor. Her gün her ilde liderler nutuk atıyorlar.. Kimileri verdikleri vaadlerle  “en dürüst lider” olduğunu en güzel ispatlamaya çalışıyor. Kimileri daha dün denilebilecek kısa bir zaman önce bu millete yaptıkları ihanetlerini unutturup Ortadoğu’nun en tertemiz, pırlanta partisinin lideri olduğunu meydanlarda bas bas bağırıyor.

Bekâra karı boşamak kolay…İktidara hiçbir zaman gelemeyeceklerini bile bile, olur olmaz vaatlerde bulunanlar, milleti enayi yerine koyup, kendilerinin gerçek akıllı, dâhi ve mucit olduklarını anlatmaya çalışıyorlar..

Bazı liderler aynaya bakmadan, bu milletin balık hafızalı olduğunu düşünerek, daha dün bu necip millete çektirdikleri eza ve cefaları görmezden gelerek, masum insanların inançlarından ötürü ellerine taktıkları kelepçeleri unutturarak, insanların kılık kıyafetlerini bahane ederek, kamusal alanlardan yoksun bıraktıklarını gizleyerek, kendilerini Hz. İsa’nın havarileri olarak takdim ediyorlar.

70’li yılların başlarından itibaren kurulan tüm parti ve iktidarları yakinen tanıyoruz. Güneş Motellerde kurulan Hükümetlerin yakinen şahidiyiz. Mason oldukları halde, bu Müslüman milletin sırtından tam elli yıl siyaset yaparak inançlı insanların ümüğünü sıkan liderler gördük.

“Ne ezen ne ezilen, insanca hak’ca bir düzen” diyerek meydanları inleten , fakat iktidara geldiklerinde de başörtülü milletin vekili’ni Mecliste yemin ettirmeyerek, höyküren, dışarı attıran ve sonrasında da vatandaşlıktan çıkaran, sözüm ona hak’ca (!) düzenin temsilcilerini gördük.

Her zaman eğitim-öğretim fırsat eşitliğinden dem vuran, iktidara geldiklerinde, İmam-Hatip Liselerinin kapılarına kilit vurarak, binlerce gence üvey evlat muamelesi yaparak, nasıl süründürdüklerini, katsayı eşitsizliğiyle sokaklara nasıl terk ettiklerini gördük.

Meydanlarda “ başörtüsü sorununu ancak biz çözeriz, bu sorunu erkekler çözer, ürkekler çözemez”  yaveleriyle nutuklar çeken ve fakat iktidarın ortağı olduklarında kuzu kuzu yerlerine oturanları, iktidarın keyfini çıkaranları gördük.

Hz. Mevlana ise şöyle der:

Doğru olsam ok gibi yabana atarlar beni / Eğri olsam yay gibi elde tutarlar beni…

Hiç keder elem etme boş yere matem etme…/ Düşmanlarını tanı uzak dur sitem etme…

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: