Son Dakika
22 Ekim 2017 Pazar
15 Nisan 2015 Çarşamba, 09:26
Kazım Çetinkaya
Kazım Çetinkaya [email protected] Tüm Yazılar

Siyaset ve Seçmenlerin Basit Hesapları

Siyaset ve Seçmenlerin Basit Hesapları   Siyasî partilerde seçim hazırlıkları bütün hızıyla devam ederken, yerelde de daha çok oy toplama stratejilerini belirlemek üzere, parti örgütleri hummalı bir çalışmaya yürütmektedirler. Her kesimden seçmenlerde de bir telaş kaçınılmaz. Ee ne de olsa “zenginin serveti zöğürdün çenesini yorar.” Bazı yağcılar, yalakalar parti binalarının eşiklerini aşındırmaya çoktan başladılar. Dün […]

Siyaset ve Seçmenlerin Basit Hesapları

 

Siyasî partilerde seçim hazırlıkları bütün hızıyla devam ederken, yerelde de daha çok oy toplama stratejilerini belirlemek üzere, parti örgütleri hummalı bir çalışmaya yürütmektedirler.

Her kesimden seçmenlerde de bir telaş kaçınılmaz. Ee ne de olsa “zenginin serveti zöğürdün çenesini yorar.” Bazı yağcılar, yalakalar parti binalarının eşiklerini aşındırmaya çoktan başladılar.

Dün tesadüfen bir ortamda karşılaştığımız bir seçmen aynen şunları söylüyordu: “oğlum bir ilde görevli, gelinim başka bir ilde devlet memuru. Memleket beni ilgilendirmiyor, ama bunların tayin işlerini yaptırmak için parti binası benim ikinci adresim” mealinde konuşmalarda bulunuyordu.

Eskiden beri malumunuz, hep kendimizi düşünürüz, memleket yanmış, yakılmış yıkılmış pek umursamayız. Oğlumuzun tayini, gelinimizin görev alması, kızımızın bir il’den başka bir il’e nakli bizim önceliğimizdir.

Toplum olarak hepimizi ilgilendiren, cemiyet olarak refah ve mutluluğumuza vesile olacak iş ve işlemler bizi pek ilgilendirmiyor. Halbuki bu gemide hep beraber yolculuk yapıyor, deryalara yelken açıyoruz. Komşumuz aç iken bizim tok olmamamız gerekmektedir. Bu bizim hem insanlık , hem de islam’lık görevimizdir.

Kendi nefsini düşünenler milletini düşünemezler. Bir kimsenin himmeti milleti ise o tek başına bir millettir. Bir kimsenin himmeti milleti değil de, sadece kendi nefsi ise o hiçbir şey değildir. Kader adalet eder, insanlar zulmederler, hem kendilerine hem de başkalarına…

Esnaf perişan, tüccar kan ağlıyor. Memlekette büyük tüccarlar birer birer iflasın eşiğine gelirken, Bankalar, diğer orta ölçekli, dar gelirli esnaflara da kredi vermiyor. Çevre illerde esnaflar adeta bayram havasında alış-veriş tadını çıkarırken, bizim piyasalarda sinek uçmuyor. Günlerce siftah etmeyen esnaf çar naçar şükrediyor. Derdini anlatacak merci bulamıyor.

Bütün bunlar, basit hesaplar peşinde koşmamızın sonucu olarak memlekette sıkıntılar katmerleşiyor. Çarşı Pazar bir avuç mekana sıkışmış vaziyette… Bazı caddelerin giriş-çıkışları hem trafiğe hem de yaya geçitlerine kapatılınca o caddelere insanlar uğramıyor. Halbuki şehrin her köşesine alış veriş yerlerinin dağılması için her caddeye giriş ve çıkış vermek gerekir. Alış-veriş alanlarını yaymak gerekir.

Şehrin ticaretini hareketlendirmek üzere yetkililer, STK temsilcileri, esnaf odaları Başkan ve yönetimleri esnaflarla ne kadar bilgi alış verişlerinde bulunuyorlar bilmiyorum, ya da en azından ben şahid olmadım. Çare üretmek için var mı her hangi bir plan ve projeleri? Ne zaman olacak? Dışarıdan mı ithal edeceğiz bu memleketin kaderini değiştirecek sihirli elleri ve yetenek sahiplerini?

Allah aşkına gözle görülür, elle tutulur icraatlar görmek istiyoruz. Kendi kendimizi kandırmayalım. Artık boş laflara karnımız tok olmalı.

Varsa böyle bir çalışma, hangi aşamadayız? Büyüklerimiz bizimle ne zaman çözüm projelerini paylaşacaklar? Eğer böyle bir çalışma söz konusu ise biz de haberdar edilirsek seviniriz, alıkışlarız, mutlu oluruz.

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: