16 Ocak 2017 Pazartesi, 07:56

Sevginin Dili*   Gelin yeni bir dil oluşturalım. Duygusallığı bir tarafa atıp mantığa koşalım. Mantığı sevgiyle besleyelim. Bu sefer dilimizde hiçbir kelime baş kestirmesin. Tümü kini ve savaşları ortadan kaldırmak için olsun. Savaşa ve barışa dair tüm denklemlerde savaş kelimesini ısrarla bir tarafa atalım. Varsın tek taraflı olsun denklemlerimiz. Yeter ki barış olsun sonunda. Nefretimizi […]

Sevginin Dili*

 

Gelin yeni bir dil oluşturalım. Duygusallığı bir tarafa atıp mantığa koşalım. Mantığı sevgiyle besleyelim. Bu sefer dilimizde hiçbir kelime baş kestirmesin. Tümü kini ve savaşları ortadan kaldırmak için olsun.

Savaşa ve barışa dair tüm denklemlerde savaş kelimesini ısrarla bir tarafa atalım. Varsın tek taraflı olsun denklemlerimiz. Yeter ki barış olsun sonunda.

Nefretimizi ve öfkelerimizi bin yıllık kardeşliğin üzerine kusmayalım. Kusanlara mahallemizde huzur istediğimizi yüksek sesle haykıralım.

Bunca yıllık savaş baltalarını gömelim. Kahrolsunlar la başlayan hiçbir slogana kulak asmayalım. Sevgiden yana tavır koymayanı; adaleti, özgürlüğü ve kardeşliği taşlayanları mahallenin delisi ilan edelim.

Israrla Yunus dolansın dilimize. Dilini dilimiz yapalım. Tabduk Emre’nin dergâhına varalım. Kulak verelim büyük bilge Edibali’ye. Kararlı bir şekilde millet olmadan devletin ne anlamı var diye bağıralım. Hacı Bektaş-ı Veli’nin feyzinden alalım. Mem-u Zin-i okurken büyük usta Ahmedé Xani’ye rahmet okuyalım. Mevlana’nın ve Meleyé Ciziri’nin öğretisine tekrar tekrar kulak verelim. Sevgiye dair insanlığın binlerce yıldır her dilde yazdığı şiiri, şarkıyı ısrarla onlarca kez okuyup dinleyelim.

Her renkte bir güzellik saklıdır diyelim. Yeniden yorumlayalım büyük aydınlığı. Kutsal metinleri gözden geçirelim. Tek bir canlıyı yaşatmanın tüm canlıları yaşatmak olduğunu; öldürmenin ise hepsini öldürmek olduğunu yüksek sesle okuyalım bu metinlerden.

Sokaklarımızı tek renge boyayanların siluetlerine yansıyan kan kokusunu görelim. Kelimelerinin ucuzluğuna gülüp geçelim. Ne duygularımız mantıktan arınmış olsun ne de mantığımız vicdansızlığın esiri ve ne de mantığımız tamamen duygusuzluğun rengine boyansın.

Bir Kürt olsun dilimiz… tiz bir kadın sesi eşliğinde delal. Bir Türkmen olsun sözümüz… bozlakları söylesin sazın telleri. Bir Arap olsun, bir Acem. Alevî olsun bir Alevî dedesinin deyişinde. Sünnî olsun uzun bir tespih eşliğinde “hu”lar çekilsin.

Gelin hep beraber yeni bir dil oluşturalım. Ne tamamen birimizden olsun ne de diğerimizden.

*Anayasa ile ilgili yazacaktım, “dervişe sitem”den Anayasa talebi olarak saysın okur.

 

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: