Son Dakika
20 Ekim 2017 Cuma
13 Şubat 2015 Cuma, 10:34
Kazım Çetinkaya
Kazım Çetinkaya [email protected] Tüm Yazılar

Sevgililerin En Sevgilisine

Sevgililerin En Sevgilisine Daha doğmadan seni sevmişim ki, doğar doğmaz ismini mırıldanmışım. Ağlamayı seninle öğrendim, gülmeyi senden öğrendim. Dünyaya geldikten sonra ayrı bölgelerde yaşıyormuşuz aslında ama, hep bana en yakın sen olmuşsun… Yaşadığım memlekette, oturduğum mahallede, gezdiğim sokaklarda, alış veriş yaptığım caddelerde , yürüdüğüm kaldırımlarda hep sen vardın. Seninle karşılaşmak, seninle sohbet etmek, senin adını […]

Sevgililerin En Sevgilisine

Daha doğmadan seni sevmişim ki, doğar doğmaz ismini mırıldanmışım. Ağlamayı seninle öğrendim, gülmeyi senden öğrendim. Dünyaya geldikten sonra ayrı bölgelerde yaşıyormuşuz aslında ama, hep bana en yakın sen olmuşsun…

Yaşadığım memlekette, oturduğum mahallede, gezdiğim sokaklarda, alış veriş yaptığım caddelerde , yürüdüğüm kaldırımlarda hep sen vardın. Seninle karşılaşmak, seninle sohbet etmek, senin adını anmak ne güzel ey sevgili, en sevgilim…

Dudaklarımda senin ismini hep mırıldanıyorum. Senin sevginle yaşıyorum. Senin muhabbetin derinden derine gönlümü sarmış… Senin sevdan iliklerime kadar, dem ve damarlarıma kadar sarmış bütün zerrelerimi…

Senin yaşadığın dünyada yaşamazsam da, hep hayal eder dünyanda gezinir dururum. Seninle arkadaş olmak, seninle yoldaş olmak, seninle sırdaş olmak, seninle komşu olmak, seninle dertleşmek, senin gittiğin yolda yürümek, senin bastığın topraklarda gezinmek ne güzel…

Senin sevgin bana sevginin anlamını öğretti,. Senin muhabbetin derdime derman oldu. Senin aşkın yarama melhem oldu. Senin aşkından başka aşk öğrenmedim. Senin sevdanın dışında sevdaya tutulmadım.Senin sevginin bütün kâinatın mayası olduğunu, onsuz olmayacağını öğrendim ey sevgilim, en sevgilim!…

Kalbime nakış nakış sevgiyi işledim senin sayende… Yüreğime sevdanı ilmek ilmek dokudum…Senin aşkını bir gergef misali bütün vücudumun her zerresine dokudum…Seninle olmak, seni, tanımak, sana kavuşmak, seni hatırlamak, seni yad etmek sevinçlerin en güzeli, mutlulukların en zirvesi…

Bazı sevgi yoksunu kimseler gibi, seni senede bir gün hatırlarsam, o sevgiden nefret ederim. Seni her gün, her an kalbimde yaşatıyor, dem ve damarlarımda gezdiriyorum. Çünkü sen senede bir gün değil, her gün aynı sevgiye layıksın…Ve bunu bana sen öğrettin!…

Sana çiçek ya da çelenk göndermiyorum ama, dünyaya ve dünyanın içindeki fani olan her şeye bedel sevgimi gönderiyorum. Bunu benden istemiyorsun ama ben kalbimin her zerresindeki sevgimin her kıvılcımını yüreğimi yakarak sana gönderiyorum, ey sevgilim !…

Çiçekler solarlar, güller kururlar, ama sana olan sevgim, seni tanıdığım gün nasıl başladıysa, her geçen gün artarak tazelendi ve ömrümün son saniyesine kadar senin sevgin olmadan yaşayamayacağımı bilmem söylememe gerek var mı? Ya da kullanacağım her sözcük yetersiz kalmaz mı ?..

Çok konuşmak; kelimeleri, cümleleri iğfal eder düşüncesiyle aslında çık konuşmak istemiyorum. Dil sürçmesi olur da sana bir saygısızlıkla sevgimi heder edermiyim acaba  ve sen de beni kapından kovar mısın diye çok korkuyorum.

Ama bugüne kadar sevgini, şefkatini, tebessümünü benden hiç eksiltmediğin için. Bundan sonra da bana olan sevginle beni yaşatacağına inancımı hiç kaybetmedim, ey sevgilim, en sevgilim!..

 

 

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: