Son Dakika
21 Ekim 2017 Cumartesi
09 Ağustos 2016 Salı, 08:49
Zeynel Karataş
Zeynel Karataş [email protected] Tüm Yazılar

ŞERR YENİLDİ HAYR BAŞARILMALIDIR…

ŞERR YENİLDİ HAYR BAŞARILMALIDIR… 21 yüzyılın en önemli tarihi olayları, halk hareketleri olacaktır. Statükonun ısrarı, ekonomik sıkıntılar, kısık demokrasi, imtiyazlı sınıflar/kişiler, geri kalmış hayat standartları, sömürülme ve daha birçok gerekçe ile halklar kıyamdadır. Bu halk hareketleri birçok acı hikâyeyi tarihe yazarken, bazıları da hedeflenen amaca ulaşamamaktadır. Halk’a göre, güçlü olan karşı yönetimlerin ortak özelliği acımasız […]

ŞERR YENİLDİ HAYR BAŞARILMALIDIR…

21 yüzyılın en önemli tarihi olayları, halk hareketleri olacaktır. Statükonun ısrarı, ekonomik sıkıntılar, kısık demokrasi, imtiyazlı sınıflar/kişiler, geri kalmış hayat standartları, sömürülme ve daha birçok gerekçe ile halklar kıyamdadır. Bu halk hareketleri birçok acı hikâyeyi tarihe yazarken, bazıları da hedeflenen amaca ulaşamamaktadır. Halk’a göre, güçlü olan karşı yönetimlerin ortak özelliği acımasız olmalarıdır. Bu durum isyan alanlarında mağduriyetlerle birlikte sayısız/isimsiz kahraman bırakmaktadır.

Bu süreci iyi okuyan dünyanın güçlü ve gelişmiş devletleri, mevcut konumlarını korumak/menfaatleri için tarafların pozisyonuna göre, gizli/açık destek sunmaktadır. Güçlü/gelişmiş devletlerin amacı bir tarafın galip gelmesi değil; zayıf, sömürülebilen, bağımlı, kendi içinde sorunlu ülkeler bırakmaktır. Çatışmanın ve iç savaşın içine giren ülkelerin tüm tarafları; senaryoyu okuyamamakta, resmin tamamını görememektedir. Bu durum, ödenen bedeli anlamsızlaştırmaktadır. İlginç bir şekilde Ülkeler/halklar yanı başlarında yaşanan acı tabloyu görmelerine rağmen aynı tuzağa düşebilmektedir.

Yakın coğrafyamızda bulunan; Afganistan, Filistin, Lübnan, Irak, Tunus, Libya, Mısır, Yemen, Suriye, birbirine yakın gerekçeler ile iç çatışma/savaşlara sürüklendi. Benzer bir senaryonun Türkiye İçin de devreye konulacağı beklentisi vardı. Tarihe geçen “gezi olayları” bunun ilk denemesi niteliğineydi. Kürtlerin, muhafazakâr halk ve milliyetçilerin bu harekete destek vermemesi amacın gerçekleşmesini önledi. Bu planın tutmaması, yeni senaryoların devreye gireceğinin habercisiydi.

Türkiye’nin bölge ülkelerinden farklı kodları vardı. Halkın desteğini alan bir iktidar, gelişmiş ve güçlü bir ülke olma hedefi, hinterlandında kalan toplumların hamiyet talebi ve himaye gücü, devlet kalmanın bilinci vs. dayatılan kaderi bertaraf etmeye yetmiştir. Gözden kaçmamalıdır ki, ülkeyi etkileyecek kalkışmaların yaşanabiliyor olması, etnik ve mezhepsel ayrılıkların devam etmesi, ülkede kanayan bir yaranın olması tehdit ve tehlikeleri canlı tutacaktır. Anadolu; geniş bir ailedir. Bu ailenin tarihten gelen köklü gelenekleri, örfleri vardır. Beraberlikleri sağlayan güçlü bir inanç nizamı bulunmaktadır. Harici/beşeri/batı kökenli dayatılmış sistemlerin çarkına girilerek bu aile dağıtılmamalıdır.

Anadolu kültürünün önemli bir özelliği, kötü günlerde geniş aile yapısının bir araya gelmesidir. Aile bireyleri arasında husumetler yaşanmışsa da başa gelen bir musibet aile bireylerini bir dayanışmaya zorlar. İletişimin/ilişkilerin koptuğu süreç birden son bulur. Başa gelen musibet bu anlamada hayırlı bir sürecin başlamasına vesile olur. Bu sürecin başlamasında; geleneksel dayanışma yapısı, mahalle baskısı, vicdani dürtüler gibi etkenler belirleyici olur.  Musibetin ailenin dışından, kasıtlı ve kötü niyetli olması birlikteliğin/dayanışmanın şiddetini artırır.  Aileye; yapılan saldırı, kaza, ölüm, hastalık vs. bu dayanışmanın sağlanmasına yeterlidir. Çoğu zaman aileler şerr’den hayr çıkartarak çocuklarına huzurlu bir gelecek bırakırlar.

15 Temmuz 2016 tarihinde bir şer bir musibet yaşandı, Anadolu’nun her kentinde emsali görülmemiş bir halk dayanışması oluştu. Ülkeyi felakete götürecek, dışarıdan destekli darbe kalkışması, ilk andan itibaren fark edildi. Halk arasında ki husumetler bir kenara bırakıldı. Kopuk olan iletişim ve ilişkiler aktif hale geldi. Birçok kesim arasında yıllardır süren çatışma hali, bir dayanışmaya dönüştü. Bitmek bilmez bir sinerji toplumun her hücresini canlı tuttu. Ülke büyük bir belayı üzerinden attı. Olup yaşananlar basite alınmamalıdır, şerr’in hayr’a dönüşmesini sağlayacak önlemler alınmalıdır.  Bundan sonraki süreç, kontrollü/dikkatli ve doğru/adil yönetilmelidir.

Yakın zamanda Ortadoğu ülkelerinden; Irak, Libya, Mısır, Yemen, Suriye ülkelerinde yaşanan gelişmeler Anadolu Halkına gardını almasını sağlamıştır. Tamamen dış kaynaklı/destekli hazırlanmış isyan/darbe senaryoları ülkelerin işbirlikçileri ile yönetime ve mevcut lidere karşı başlatıldı. Bu ülkelere vaat edilen hiçbir huzur getirilmedi. Aksine yaşanan acı tablolar, eski yönetim ve liderlere himmet/minnet okuttu. Bu yaşananlardan herkes dersler çıkartmalıdır.

15 Temmuz akşamı başlatılan darbe kalkışması en baştan beri ülkenin reisinden köylüsüne kadar herkes tarafından başa gelecek felaketler biliniyor ve görülüyordu. Dış güçlerin niyeti, işbirlikçilerinin ihaneti fark edilmişti. Başta reisin, bütün tehdit ve tehlikelere karşı dik duruşu halkın, tüm yurdu korumaya alması hazırlanan senaryonun uygulamasını yerinde bitirmiştir.

Aynı kodlara sahip ülkenin tüm şehirleri, istiklal ve istikballerine odaklandı. Adıyaman, Kahramanmaraş, Kayseri, Konya ve ülkenin tüm kent meydanlarında Kur’an-ı Kerim’in, duaların, ilahilerin okunarak halkın günlerce meydanda durması çok anlamlı görüntüler veriyordu. Daha 15 yıl önce şehir meydanlarında halka karşı Kur-an’ı kerimin, duaların, ilahilerin okunacağını hayal bile edilemezdi. Bu atmosfer halkın ihlasını güçlendirdi. Milli İradeyi elinde tutan yönetime güveni güçlendirdi. Yakın geçmişte, bu ülkenin meydanlarında onlarca yıl azınlık bir eliti coşturacak onuncu yıl marşı okunur, halkın manevi değerlerine hakaret edilirdi.

Dünya tarihinin en kanlı sayfaları; güçlenip, güç zehirlemesine giren egomanyakların Kral/Han/Şah/Padişah/Halife/Mehdi/Mesih olmak için avamı acımasızca ölüme götüren vakalarıyla doludur. Halklar istikbal ve istiklalleri için kıyam etmelidir, ruh hastaları için değil.

 

Zeynel KARATAŞ

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: