Son Dakika
12 Aralık 2017 Salı
06 Haziran 2016 Pazartesi, 09:28

SEN HOŞ GELDİN

Ve yine geldi.

Rahmeti ve büyüklüğü ile geldi.

Kurumuş yanımıza bir avuç su olarak geldi.

Her gelişi ayrı bir güzellik, ayrı bir letafet oldu yüzyıllar boyu.

Edebiyatı doğdu, sözü doğdu, muamelatı doğdu…

Zaten içinde hepsini barındırıyordu.

İyi bir işleve sahipti.

Başkasını anlamaya, kendini anlamaya, en çokta “o” nu anlamaya yol alıyordu.

Biz, sınırsız olduğumuzu düşündük; o, haddi bilmenin yolunu bize latif olarak gösterdi.

Biz, kendimizi unuttuk; o, bize komşumuzu gösterdi.

Her iyi eylemin karşılığı belli iken ona başka bir yol gösterildi.

Eylemin karşılığını en iyi “hakveren” verecekti.

 

************************************************************************

Aslında çokta iyi bir hal.

Herkesin isteğini bulabileceği bir hal.

Bünyenin dinlendirilmesinden tutalım dan nefsi virane edelime kadar herkes için karşılığı olan  bir hal.

Bakmayın farklı bünyede farklı şekilde gösterilmeye çalışıldığına. O en çok nereye yakışacağını, niçin olması gerektiğini iyi bilir.

Bize yine, yeniden, bir daha çok şey öğretecek.

Neleri mi?

“Ve Rabbinin hoşnutluğunu umarak sabah akşam O’na yalvarıp yakaranlarla birlikte sen de sabret. Dünya hayatının cazibesine kapılarak gözlerini onlardan ayırma” (Kehf: 18/28) ayetini

“ Komşusu aç iken kendisi tok yatan bizden değildir” hadisini.

Ve bunların yolunu.  Yolu nedir diye sorarsanız.

“Ey iman edenler! Oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi, size de sayılı günlerde farz kılındı ki, takvâya ulaşasınız.”

Sen  hoş geldin şehr-i ramazan.

Bereket olasın,

Merhamet olasın,

Yollarımıza aydınlık olasın.

 

 

 

 

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz
%d blogcu bunu beğendi: