Son Dakika
23 Ekim 2017 Pazartesi
19 Haziran 2017 Pazartesi, 10:06

Şehir Kimdir   Şehir, biraz yalnızlıklar tarihidir. Boş sokakların, lüzumsuz lakırdıların,  anlamsız kalabalıkların kalbidir. Gürültünün ve patırtının caddeleri kuşattığı bir yerde insan kalabalıklarının ortasında yürüyen yalnız adamların yurdudur. Bedevilerin anlatılamamış sevdası,  utana sıkıla dile getiremedikleri marazi tutkularıdır. Bilgelerin uğrağıdır, hatiplerin kürsüsüdür, münzevilerin bugüne kadar keşfettiği en büyük inzivahânedir. Şehir, kendisini gönüllü olarak anafora bırakan bir […]

Şehir Kimdir

 

Şehir, biraz yalnızlıklar tarihidir. Boş sokakların, lüzumsuz lakırdıların,  anlamsız kalabalıkların kalbidir. Gürültünün ve patırtının caddeleri kuşattığı bir yerde insan kalabalıklarının ortasında yürüyen yalnız adamların yurdudur. Bedevilerin anlatılamamış sevdası,  utana sıkıla dile getiremedikleri marazi tutkularıdır. Bilgelerin uğrağıdır, hatiplerin kürsüsüdür, münzevilerin bugüne kadar keşfettiği en büyük inzivahânedir.

Şehir, kendisini gönüllü olarak anafora bırakan bir anlamsızlık döngüsüdür. Her an tüketen ve tüketilen insanların sıralandığı ayyaş bir meskendir. Kendisinden kaçındıkça kucağına düşülen sevgilidir. Her ihanetinde daha da vurgun olduğumuz ilk göz ağrımızdır.

Bir anlık sigara dumanıdır, çayın yükselen buharıdır, ihtiyar kadının öfkesidir. Yalınayaklı çocukların kaldırım sevdasıdır şehir.

İkiye ayrılmış bir çizgidir şehir. Biraz doğu, biraz batıdır. Tahmin edeceğiniz gibi biraz kuzey, biraz da güneydir. Yani hem modernizmin intihar çukuru, hem de vurdumduymaz bir geleneğin kurbanıdır. Hem zemheri kadar soğuk, hem de yakıcı bir ateştir.

Bir tarafında işleri imara yatkın şişkin göbeklilerin,

Helallerine haram bulaştıranların,

En çok Allah adına kâsem edenlerin,

Kendilerine makam bağışlananların,

Gereksiz kişilere arma takılanların olduğu bir pazardır.

Bir kaybolmaya gönüllü olan insanlar mezatıdır.

 

Diğer tarafında gece ağlayanların,

Niyâza duranların,

Şüpheli olandan beri olanların,

Yamalı entarililerin,

Erdeme sevdalı çocukların yurdudur.

Ekmek arası balık yiyenlerin, “Geller” soğanına gönül verenlerin, sabahın alacasında servis bekleyenlerin, ellerini yüreklerine koyup selama “hu” diye karşılık veren erenlerin dergâhıdır.

Sıradan duruşu ile bile salt betonu çoktan aşmıştır şehir.    Onun için nedir sorusu eksik ve çok abes kalır “onu” tarif için. O, yaşayan bir candır. Onun için tarif ederken, şehir kimdir ile başlamak daha gerçekçidir.

Çünkü kim ile başlamak aynı zamanda yaşayan demektir.

Hisseden…

Acıyan…

Haykıran…

Kan ile candır kimin karşılığı.

Etkendir, sadece değişen değil aynı zamanda değiştirendir.

Şehir tüm günahı ve sevabına rağmen nedir sorusunun karşılığı değil, şehir kim sorusunun karşılığıdır.

… ve bunun için şehir kimdir?

 

 

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: