Son Dakika
18 Ekim 2017 Çarşamba
10 Haziran 2017 Cumartesi, 09:00

Risale-İ Nurun Kudsiyeti   Risale-i Nur hizmetinin kudsiyeti başkalarının bu işe müdahalesini reddediyor ve de devre dışı bırakıyor. Öyle ki, Üstad bile kendini devre dışı bırakmış, bir talebesi ve bir dümdarlık görevinin olduğunu ifade etmiştir. Durum bu kadar ciddi iken, birisinin kalkarak münferid bir hareket sonucu bu hizmete zarar verecek olması halinde onu dışarı atacak, […]

Risale-İ Nurun Kudsiyeti

 

Risale-i Nur hizmetinin kudsiyeti başkalarının bu işe müdahalesini reddediyor ve de devre dışı bırakıyor.

Öyle ki, Üstad bile kendini devre dışı bırakmış, bir talebesi ve bir dümdarlık görevinin olduğunu ifade etmiştir.

Durum bu kadar ciddi iken, birisinin kalkarak münferid bir hareket sonucu bu hizmete zarar verecek olması halinde onu dışarı atacak, gerekirse istifrağ edecektir.

Zaman bunun örnekleriyle doludur.

İfrat ve tefrit içinde bulunanlar, nefsi hesabına hizmette ahkam kesenler, mıymıntılı halleriyle herkesi kendileri gibi olmaya ve de düşünmeye davet edenler kendi kısır hareketleri içerisinde dönmeye ve dışlanmaya mahkum kalacaklardır.

Tek yapılacak iş ise; bir buz parçası nevindeki enaniyeti o havuz içerisine atıp eritmektir.

-Bu insanlar Risale-i Nurda neyi buluyorlar?

Risale-i Nur her fıtrata uygun devayı sunuyor.

Her insan onda kendine açık bir kapı, kendine uygun bir pencere, kendine münasib bir nefes, kendi akıl ve kalbine tatmin edici bir gıdayı buluyor.

Yüz kapılı bir saray olan insanın mutlaka bir kapısından dünyasına giriyor.

Ehli bilim onda bilimsel hakikatları bulurken, ehli tasavvuf ve tarikat da onda zikri, ezkâr ve evradını buluyor.

Risale-i Nurun bir cazibesi var.

Çünkü onda şahıs ve şahsiyet yoktur.

Hem kendisinde ve hem de herkesin kendisinde manevi şahsiyet, onda bir şahsı manevi oluşturuyor.

Fani olan şahısların maneviyatını ve kemâlatını kendinde cem edip bâkileştiriyor.

Bâki hakikatlar fâni şahsiyetlerle fena bulup yok olurken, Risale-i Nurda intikal ile katlanıyor, artıyor.

Arttıkça ihtiyaç ziyadeleşiyor.

İhtiyaç iştiyaka, iştiyak hakikate tahrik ediyor.

Çobanından eğitimcisine, zengininden fakirine, erkeğinden kadınına, çocuk ve gencinden yaşlısına, hocasından cemaatına kadar bütün farklı kesimleri bir çatı altında topluyor.

İmandaki tevhidi amelde ve hayatta da tesis ediyor.

14 asırdır süre gelen velayet yollarını ve ilim zincirlerini tek bir halkada ve havuzda bir araya getirip telfik ediyor.

Risale-i Nur kavgayı kaldırıyor.

Fikre istikamet veriyor.

Hayata yön veriyor.

Akla şuur veriyor.

Vicdana yasakçı bırakıyor.

Kur’an-dan besleniyor, Kur’an-la besliyor.

Üstadı hakikisi olan Peygamberden ders alıyor, ders veriyor.

Risale-i Nur problemlere çözüm üretiyor, onu çözecek ve üretecek çözüm yollarını açıyor.

Allaha giden yolları açıyor.

O yolları gösteriyor.

Zulmetten nura çıkarıyor.

Küfürde cehennemi, imanda cenneti gösteriyor.

İnsanları kardeş yapıyor., dost yapıyor.

İnsanı insan yapacak esasları gösteriyor.

Bir eczahane olan Risale-i Nur her hastalığa uygun, yan etkisi olmayan ilacı veriyor.

Asra sahip çıkıyor, asırdakileri muasırlaştırıyor.

Asrın idrakine söylüyor.

Asrın idrâki oluyor.

Dinde ve de düşünce ve konuşmayı kısırlaştıran dilde tamirat yapıyor.

Okundukça bu görünüyor.

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: