Son Dakika
20 Kasım 2017 Pazartesi
18 Şubat 2017 Cumartesi, 09:24

Rejim   Bu rejim zayıflama amaçlı rejim değil haaa… Bu bir asırdır müslim- gayrı müslim demeden herkesi doğrayan, rejimin ötesinde dünya ve ahireti bitiren yönetim sisteminin adı olan rejim. Aslında rejimden ziyade topluma zorla dayatılan Halk Partisi tüzüğü ve kanunu. İçi boş, keyfe göre içi doldurulmaya çalışılan bir yönetim. Keyfi küfri kanun.. Bu rejim üç […]

Rejim

 

Bu rejim zayıflama amaçlı rejim değil haaa…

Bu bir asırdır müslim- gayrı müslim demeden herkesi doğrayan, rejimin ötesinde dünya ve ahireti bitiren yönetim sisteminin adı olan rejim.

Aslında rejimden ziyade topluma zorla dayatılan Halk Partisi tüzüğü ve kanunu.

İçi boş, keyfe göre içi doldurulmaya çalışılan bir yönetim.

Keyfi küfri kanun..

Bu rejim üç nesli bitirdi.

Oysa bu rejim adında halk olup hakikatta Halk olmayan rejimdir.

Ancak bu rejimin yaşatılması için halk yok edildi, harcandı.

Toplumlar rejim için değil, rejimler toplum içindir.

Mesela; Milli Eğitim Bakanlığına Müfredat için 10 günde 112 bin müracaat ve teklif olmuş. Bu alanın boşluğunu ve bir asırlık ihtiyacı gösteriyor.

Bu da göstermektedir ki; aslında bir asırlık eğitim, bu millete gereksiz şeylerin yükletilmesiyle harcamaya yönelik bir eğitimdir.

Hayata yansımayan, havanda su dövmek nevinden bir eğitim sistemi.

Eğitim sadra şifa olmadı.

Rejim gibi..

Rejim geçmişi silme adına zalimler alim, korkaklar kahraman gösterildi.

Bu rejim hizbullahı üretti, Pkk-yı yetiştirdi, Fetöyü besledi, darbecilere yol açtı, Dindarları küstürdü, azınlıkları memnun etmedi, ahireti bulamadığı gibi dünyayı da kaybetti.

Bir asırlık memnuniyetsiz ve kendine düşman bir toplum oluşturdu.

Toplumun dini inançlarını yaşamasının önü tıkanarak, Fetö gibilerin merdiven altı yetiştirdikleri yine mazlum bu topluma darbe yaptı, işgale ortak oldu.

Bir asırdır neredeyse hiç bu millet kendisini idare etmedi.

İdare edeceklerine kumpas kuruldu.

Biri idam edildi, diğeri zehirlendi, üçüncüsü ise onlarca kumpasla devrilmeye çalıştı.

-Hangisi milletin seçimiyle başa geldi; Atatürk mü yoksa ismet İnönü mü?

Yoksa darbeyle mi geldiler?

Bunlar millet vekillerinin çoğunluğuyla mı vekil ve başkan seçildiler?

Hangi inkılabı millete danıştılar?

Referandum mu yaptılar?

Yoksa ses çıkarıp karşı çıkanları dar ağaçlarında mı salladılar?

Bunlar millete danışarak hangi icraatı yerine getirdiler?

Harf inkılabını millet mi istedi?

Kılık kıyafeti millet kendi aleyhine olarak mı onayladı?

Millet mi saltanat ve hilafet kalksın dedi?

Saltanat mı istersiniz yoksa cumhuriyet mi diye bir seçimi milletin önüne getiren oldu mu?

İstiklal mahkemelerine millet mi onay verdi?

Tevhid-i Tedrisat eğitim şurasından mı çıktı?

Laik rejim gibi iki tarafı da kesen öldürücü giyotine bu millet kendi mi başını uzattı?

Hangi bir şey millete ve çoğunluğa danışılarak yerine getirildi?

Yoksa ölümü gösterip sıtmaya razı mı oldu?

Aslında millet maddi olarak işgal olup sıtmaya tutulmaktansa, manevi işgali kabul edip ölüme severek yürüdü.

Hakimiyet kayıtsız şartsız bu milletin olmadı.

Bu gün despotluktan dem vuranlar, dünkü zulmü kör olup görmediler.

Bu rejim nesilleri mahvetti.

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: