10 Haziran 2016 Cuma, 08:16

RAMAZAN

Kur’an’da “şehru ramadaan ellezi fihi’l Kur’an”(Ramazan ayı) diye ifade edilen ramazanın kelime anlamı  şu şekilde anlatılmaktadır:

1- Ramazan, yaz sonunda güz mevsiminin evvelinde yağıp yeryüzünü tozdan temizleyen yağmur manasına “ramdâ” kelimesinden alınmıştır. Bu yağmur genellikle yeryüzünü temizler. Bunun gibi ramazan da müminleri günah kirlerinden temizler, kalplerini pak eder.

2- Bir izaha göre güneşin şiddetli hararetinden taşların yanıp kızması anlamına olan “ramad” kelimesinden alınmıştır. Böyle kızgın yerde yürüyen kimsenin ayakları yanar, zahmet ve meşakkat çeker. Bunun gibi oruç tutan kimse de açlık ve susuzluğun hararetine katlanır, zahmet ve meşakkat çeker, içi yanar.

Yâhut kızgın yer ayakları yaktığı gibi, Ramazan da müminlerin günahlarını yakar, yok eder. Nitekim Enes b. Mâlik (r.a.)´dan rivayet edilen bir hadis-i şerifte Hz. Peygamber: “Bu aya ramazan isminin verilmesi günahları yaktığı içindir.” buyurmuştur.

Şu halde mübarek Ramazan ayında oruç tutan ve ihlasla tövbe eden müminlerin günahları yanar, yıkanır ve böylece günah kirlerinden arınırlar, tertemiz olurlar.

Müminlerin günahlarını yakıp yıkayarak yok eden Ramazan-ı Şerifteki orucun çok hikmetleri vardır.

Bediüzzaman Said Nursinin ifadesi ile: Ramazan-ı Şerifteki orucun; hem Cenâb-ı Hakkın rububiyetine, hem insanın hayat-ı içtimaiyesine, hem hayat-ı şahsiyesine, hem nefsin terbiyesine, hem niam-ı İlâhiyenin şükrüne bakar hikmetleri var.

Biz bu gün bunlardan birinci hikmet olan Cenab-ı Hakkın Rububiyyetine bakan hikmeti üzerinde duralım.

Rububiyyet: Cenab-ı Hakk’ın bütün mahlûkatı terbiye etmesi, beslemesi, büyütmesi, yetiştirmesi anlamlarına gelmektedir.

Cenab-ı Hakk ilk önce Nuru-u Muhammedi’yi s.a.v  yaratmış, O NUR’u terbiye etmiş O’ndan da bütün kainatı yaratmıştır. Küçücük sperm ve yumurtadan insanın bütün uzuvlarını yarattığı gibi bir tek Nur-u Muhammedi’den de bütün kâinatı yaratmıştır.

Zira bir şeyden pek çok şeyi, pek çok şeyden de bir tek şeyi yaratmak Cenab-ı Hakk’a mahsus bir hatemdir. Nasıl ki, bir annenin yediği pek çok muhtelif gıdadan kanı yaratıyor, o kırmızı kandan da anne karnında bebeğin her şeyini yaratıyor…

Yüce Rabbimiz, bizleri anne karnında kanı terbiye etmek suretiyle mükemmel bir insan olarak yarattığı gibi, her bir organımıza da ayrı ayrı terbiye vermek suretiyle onlara işlevler yüklemiştir.

Burnumuz, dilimiz, gözümüz, kulağımız, kalbimiz, böbreklerimiz, beynimiz vs. her bir organımız; anne karnında kan denilen aynı sıvıdan yaratıldığı halde Cenab-ı Hakk’tan aldığı terbiye ile her bir organımız kendisine verilen ilahi terbiyenin gereği olan görevlerini mükemmel bir surette yapmaktadırlar.

Aynı şekilde tabiatta topraktan yaratılan sayısız bitkiler de kendilerine verilen ilahi terbiye(siz buna eğitim de diyebilirsiniz) gereği, her biri gayet mükemmel şekilde kendilerine tevdi edilen ilahi terbiye, ilahi program gereği farklı farklı renk, şekil, tat, koku vs. ile Cenab-ı Hakk’ın Rububiyyetinin mükemmelliğini göstermektedir.

Bütün bu örnekler de gösteriyor ki, Cenab-ı Hakk eşsiz ve mükemmel bir ilim, irade ve kudret sahibi bir Rabbi’l-Alemindir. Bütün alemlerin terbiye edicisidir.

Bütün alemleri en mükemmel şekilde terbiye eden Rabbimiz, aynı şekilde oruçla da bizleri farklı bir şekilde yine terbiye ediyor. Her an istediği nimete el atıp yiyen, içen insana diyor ki:

Ey İnsan! Sen kendine malik değilsin, bu nimetleri benim iznim olmadan, benim emrim olmadan alıp yiyemezsin, sen ancak bir kulsun. Kulluğunu bil.

Aynı şekilde elini, dilini Allah’ın emriyle tutup terbiye ederek Cenab-ı Hakk’ın emrine boyun eğdirdiğin gibi, güzünü, kulağını vs. bütün duygu ve organlarını Allah’ın emrine boyun eğdir, harama bakma, haramı dinleme, söyleme vs. Cenab-ı Hakk’a itaat ederek terbiye ve eğitime tabi tutmaktır.

İşte Ramazan-ı Şerifte her bir fert böyle ilahi bir terbiyeden geçtiği gibi, bütün müminlerde itaatkar, muntazam bir ordunun neferleri gibi Allah’ın emriyle yatar, kalkar, sahur yapar, iftar eder bir tarzda bir vaziyet-i ubudiyyetkarane ile ilahi terbiyeden geçmiş olurlar.

Bütün alemleri sonsuz ilmi, hikmeti, kudreti ve rahmeti ile terbiye eden Cenab-ı Hakk, oruç ile de biz kullarını terbiye etmektedir.

Oruçtan mazeretsiz olarak uzak duranlar bu eşsiz rahmet ve terbiyeden mahrum kalarak dünyada ve ahirette hüsrana uğrayacak bahtsızlardır.

Rabbim bu mübarek Cuma günü hürmetine nefsin-i terbiye edip Cenab-ı Hakk layık kulluk ile terbiye olmayı nasip etsin. Selam ve dua ile. Hayırlı cumalar.

 

 

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz
%d blogcu bunu beğendi: