Son Dakika
14 Aralık 2017 Perşembe
09 Şubat 2017 Perşembe, 08:00

Oyun İçinde Oyun

 

Bir asırdır derin devlet, kendisini paralel devlet olarak yeniledi.

O da chp-hdp-pkk-bir kısım mhp-yeni asya gibi farklı kesimleri bir çatı altında toplayıp, devletin yerine kendisini ikameye çalıştı.

Mhp-Cumhurbaşkanı-Fenerbahçe gibi birkaç kesim kalmıştı.

Millet derin devleti ve de abd derin gücünü de derinlere gömdü.

Münafığın birinci alameti yalandır.

Gülen bu konuda çok rahat yalan söylemektedir.

-Derin devletin kollarından haberler;

-“Fetö’cü cuntacıların 15 Temmuz akşamında darbe girişimine destek almak için Genelkurmay Başkanı Akar’ın telefonundan ABD Genelkurmay Başkanı Dunford​’u aradığı ortaya çıktı.”

-“Konya merkezli 12 ilde operasyon başlatıldı. Aralarında İç Anadolu eyalet imamı Cemil Koca ve ‘Gölge İmam’ olarak da bilinen Mustafa Songür’ün de bulunduğu 77 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. Soruşturmada tanık olarak dinlenen bir isim 2012 yılında evinde 5 ABD’li milletvekilini ağırladığını söyledi.”

-“15 Temmuz’daki kanlı darbe girişimi sonrasında vicdanen duyduğu rahatsızlık üzerine Cumhuriyet Başsavcılığına başvuran Astsubay S.A, çocuk yaşta tanıştığı yapı hakkındaki bildiklerini bütün ayrıntılarıyla anlattı. İtirafçı astsubay 17 Aralık’ın arkasında cemaatin olduğunu söyledi..”

-“*Bir zamanlar ZAMAN gazetesinin hediyesi olarak verilen HAK DİNİ KUR’AN DİLİ kitabında ayetin değiştirildiği örnek bir sayfa..
Yanlış olan meali;

“(Ey Peygamber!) Senden önce de, kendilerine vahyettiğimiz erkeklerden başkasını peygamber olarak göndermedik. Eğer bunu bilmiyorsanız Tevrat ve İncil âlimlerine sorun.”[1]

Doğrusu ise;”

“Senden önce de ancak, kendilerine vahyettiğimiz birtakım erkekleri peygamber olarak gönderdik. Eğer bilmiyorsanız ilim sahiplerine sorun.”

Aynı yanlış şu internet sitesinde de bulunmaktadır.

İşin garib tarafı; ayette geçen –Ehlez zikr- ifadesi, düşünen, bilen ve ilim sahibi olup, Tevrat ve İncil alimleri nereden çıkarılmaktadır?

Ve de neden Müslüman alimlerde zikredilmemektedir?

-Abdulhamid-in de Kur’an-ı Kerim-i neden yaktırdığı anlaşılmıştı.

Abdulhamid-in Kur’an-ı Kerim-i yaktırma sebebi, İran-dan gelmiş ve eksik ve tahrif edilmiş olan Kur’an-ları yaktırmıştır.

Hadislerin yaktırılması da aynı sebebe dayanır. Hatta daha sonra bir heyet kurdurup, hadis derlemesini yaptırıyor.

Bugünkü Fetö-nün ayetleri tahrif etmesi, aynen yüz yıl önceki İran oyunu gibi bir oyundur.

Fetö-nün tüm eserleri her ne kadar atılıp yakılsa da, ehillerince incelenmeli, yanlışlar tesbit edilmelidir.

-Müslim, Sevbân’dan (ra) şöyle rivayet etmiştir: Rasûlullah (sav) şöyle buyurdu:

‘’Muhakkak ki Allah yeryüzünü benim için dürdü (gözlerimin önüne serdi). Böylece yeryüzünün doğusunu ve batısını gördüm. Ümmetimin mülkü bana gösterilen yerlere kadar ulaşacaktır. Bana iki hazine verildi; biri sarı, biri kırmızı. Rabbimden ümmetimi umumi kıtlıkla helak etmemesini ve kendilerinden olmayan, onların köklerini kurutacak harici bir düşmanı onların başına musallat kılmamasını istedim. Rabbim ise şöyle buyurdu:

“Ey Muhammed! Kesinlikle hüküm verdim, bu hüküm geri çevrilip değiştirilemez. Ümmetin için sana şu müjdeyi veriyorum; onları genel bir kıtlıkla helak etmeyecek ve kendilerinden olmayan, köklerini kurutacak bir düşman gücünü onların başına musallat kılmayacağım. Hatta ümmetine karşı dünyanın dört bir tarafından bir araya gelseler bile.. Fakat sonunda onlar, yani senin ümmetin birbirini kıracak ve birbirini esir edecektir…”

‘İki hazine’ sözü altın ve gümüşü ifade etmektedir. Kastedilen, Irak ve Şam Kralları Kisra ve Kayser’in hazineleridir.

Not: Bize bir nazar oldu, Cuma’mız Pazar oldu…Ne olduysa hep bize azar, azar oldu…Arif Nihat Asya

[1] Nahl.43.

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz
%d blogcu bunu beğendi: