Son Dakika
24 Ekim 2017 Salı
13 Ekim 2017 Cuma, 09:13

Osman Sabri Hem şehrimiz Osman Sebri’nin vefatının üzerinden 24 yıl geçti. Ölüm yıl dönümünde anmak, onu yeniden tanımak, mücadelesinden bahsetmek, Kürt diline yaptığı hizmetleri bilmek vefa borcudur. Osman Sebri, diğer ismiyle Ape Osman, 1905 yılında, o yıllarda Malatya’ya bağlı olan şu anda ise Adıyaman sınırları içinde kalan Narince köyünde dünyaya gelir. Henüz 11 yaşındayken babasını […]

Osman Sabri

Hem şehrimiz Osman Sebri’nin vefatının üzerinden 24 yıl geçti. Ölüm yıl dönümünde anmak, onu yeniden tanımak, mücadelesinden bahsetmek, Kürt diline yaptığı hizmetleri bilmek vefa borcudur.

Osman Sebri, diğer ismiyle Ape Osman, 1905 yılında, o yıllarda Malatya’ya bağlı olan şu anda ise Adıyaman sınırları içinde kalan Narince köyünde dünyaya gelir. Henüz 11 yaşındayken babasını yitirir. Babası bölgede Hoza Mirdesan ağası olarak tanınıyordu. Osman Sebri, amcası Şükrü’nün yanında büyür ve eğitimini çeşitli hocalardan alır.

Osman Sebri, daha 16 yaşındayken evlendirilir. İlk eşinden Welato isminde bir oğlu olur. Welato 1970 yılında öldürülür. Osman Sebri, 1944 yılında Şam’da ikinci evliliğini yapar. Çerkez olan ikinci eşinden ise Hoşeng, Hoşin ve Heval isminden üç erkek ile Hingur ve Hevî isminde iki kızı olur.
Osman Sebri 1932 yılında Hawar’da yazmaya başladı. 1993 yılına kadar da çeşitli dergi ve gazetelerde şiir ve yazıları yayınlandı.

11.10.1993 yılında Suriye’nin başkenti Şam’da hayatını kaybeden Osman Sebri’nin naaşı, Derbasi’ye bağlı Berkevire köyünde bulunan şehitlik mezarlığında defnedildi.

Osman Sebri’nin yayınlanan eserlerinin isimleri şöyle: Bahoz 1956, Derdên me 1956 ve Çar leheng ise 1984’de yayınlandı. Ayrıca Osman Sebri’nin 1981 yılında Almanya’da Kürçe dil alfabesi çalışması da yayınlanan eserleri arasındadır. 1998 yılında da Osman Sebri’nin yaklaşık 100 şiiri A. Bali tarafından derlenerek, “Diwana Osman Sebri” ismiyle İsveç’te yayınlandı.

Çevrede yurtsever biri olarak bilinen Osman Sebri’nin ailesi, 1924 yılında başlayan Şex Sait isyanında aktif yer alır. Bundan dolayı Osman Sebri’nin iki amcası Şükrü ve Nuri Amed’de idam edilir. Ape Osman da baskılardan nasibini alır ve bu süreçte iki defa tutuklanarak, Türkiye zindanlarına atılır. Serbest bırakılan Osman Sebri, doğduğu köyünü terk ederek, sürgün yollarına düşer. Fransızlar onu iki yıl süren Madagaskar’da sürgün hayatı yaşattı.

Suriye’de XOYBUN’un içinde yer alır. Ve mücadelesini burada yürütür. Yüreği ülke ve özgürlük aşkıyla kavrulan Osman Sebri, 1930 yılında İhsan Nuri Paşa önderliğinde başlayan Ağrı isyanına katılma kararı alır.  Osman Sebri, zindandan çıkana kadar Ağrı isyanı bastırılmıştı. Ama onun umutları yıkılmadı.

Osman Sebri, 1957 yılında Dr. Nûredîn Zaza, Reşîd Hemo ve Hemîdê Derwêş gibi Kürt aydınlarıyla birlikte ilk defa Suriye’de bir Kürt partisini kurar. Ve partinin başkanı seçilir. Bu partide uzun yıllar kalan Osman Sebri, 1971 yılında istifa ederek, kendini tamamen Kürtçe dil, edebiyat ve yazıma verir.

Küçüklüğünden beri şiir ve edebiyata ilgi duyan Ape Osman, Suriye’ye çıkmasıyla birlikte çağdaş Kürt edebiyatının isimleri olan Cegerxwîn, Mir Celalet Bedirxan ve Qedri Can ile arkadaşlık eder. Siyasi çalışmalarının yanında Kürt aydınlarıyla birlikte özellikle de M.Celalet Bedirxan ile Kürt yazım çalışmalarının içinde yer alır. Eksik olan Kürtçesini geliştirmek için Celalet’ten dil eğitimi alan Osman Sebri, 1932 yılında M.Celalet Bedirxan tarafından yayınlanmaya başlayan Hawar’ın temel yazarlarındandır. Qedri Can ile birlikte O, artık çağdaş Kürt edebiyatında Bedirxanların yanındadır. Hawar, Ronahî, Stêr ve Roja Nû dergilerinin yazarıdır.

Osman Sebri, Kürtlerin içinde “Apo” olarak tanınır. Apo ismi de M.Celalet Bedirxan’ın eşi Rewşen Hanım tarafından konulur. Rewşen hanım Osman Sebri’yi çok sevdiği ve saygı duyduğu için ona hep Apo diye hitap eder. Ve artık herkes Osman Sebri’ye “Apo” der. Ruhu şad olsun.
 

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: