19 Haziran 2017 Pazartesi, 10:02
Orhan Samsatlıoğlu
Orhan Samsatlıoğlu [email protected] Tüm Yazılar

Onlar Devletin Emaneti

Onlar Devletin Emaneti 18 Mayıs 2017 Perşembe günü akşam haberlerini izlerken özel bir tv  kanalında  çok güzel, çarpıcı bir görüntü ile karşılaştım. Haberde yedi sekiz yaşlarında bir kız çocuğu evde biriyle tartışıyor. Mesele şu: Çocuk, kitap ve defterlerinin arasında oturmuş. Etrafında (sağında solunda) birçok kitap… Birini indirip diğerini kaldırıyor. Bir yandan da görüntüye girmeyen (muhtemelen) […]

Onlar Devletin Emaneti

18 Mayıs 2017 Perşembe günü akşam haberlerini izlerken özel bir tv  kanalında  çok güzel, çarpıcı bir görüntü ile karşılaştım. Haberde yedi sekiz yaşlarında bir kız çocuğu evde biriyle tartışıyor. Mesele şu: Çocuk, kitap ve defterlerinin arasında oturmuş. Etrafında (sağında solunda) birçok kitap… Birini indirip diğerini kaldırıyor. Bir yandan da görüntüye girmeyen (muhtemelen) annesiyle konuşuyor. Ama nasıl konuşma?!.  Üzgün, kararlı, reddeden bir tavırla. Bir dik duruşu var ki sormayın… Bilinçli mi bilinçli… Karşısındaki annesi olmasa belki de daha farklı bir dil kullanacak. Ancak o, bir yandan kararlı karşı çıkışını ve itirazını dile getirirken, bir yandan da bir büyüğüne (annesine) karşı saygısızlık yapmamak için de azami gayreti göstermeye çalışıyor.

Televizyon, haberi döne döne (iki üç kez) tekrarladığı için mevzuyu daha iyi anlayabiliyorsunuz. Olay şu: Annesi, o kitaplardan bir veya iki tanesinin (muhtemelen eskidiğinden ve yıprandığından dolayı) atılması, yırtılması gerektiğini söylüyor. İşte ne oluyorsa tam da o anda oluyor. Aralarındaki diyaloğa bakar mısınız?

O kitap eskimiş. Yırtıp atalım.

—Hayır; yırtamazsın o kitabı.

—Neden? Kitap senin değil mi?

—Hayır; benim değil. O kitap, devletin bir emaneti. Onu devlet bana verdi ama emanet. Emaneti nasıl yırtarım?

—Tamam; devlet sana verdi ve o artık senin malın. İstediğin gibi kullanabilirsin.

—Hayır; o kitap benim değil. Devletin bana emaneti. Ben o emaneti nasıl yırtarım? Benim değil ki… diyor ve ağlamaklı bir tavırla annesine itiraz ediyor ve karşı çıkıyor. Karşısındaki annesi olmasa, belli ki çok daha değişik bir ses tonuyla daha başka şeyler de söyleyecek. Ancak; ne var ki muhatabı annesi olunca, saygı sınırlarını da aşmamak için elinden geleni de yapmaya çalışıyor.

Öyle güzel, öyle ibret dolu bir haber ve görüntü ki televizyon bunu birkaç kez tekrarladığı halde siz, gene de tekrarlanmasını istiyorsunuz. İzlemeye doyamayacağınız bir güzellik. Ders dolu, ibret dolu, öğüt dolu harika bir haber ve görüntü!.. İzleyenlerin de aynı görüş ve düşüncede olduğundan kesinlikle emin olacağınız bir güzellik. Yedi sekiz yaşlarında bir çocuk ve ders çıkarılacak, ibret alınacak çok güzel bir davranış…

Seni kutluyor ve o güzel gözlerinden hasretle öpüyorum yavrucuğum. Aferin, bravo sana! Bize o kadar güzel bir ders verdin ki anlatılamaz… Göz açıklığın, köşeyi dönmenin maharet ve marifet sayıldığı günümüzde, senin gibi evlatlarımızın olması, bize büyük bir umut ve moral veriyor. Biz; “Devletin malı deniz, yemeyen domuz.„ gibi saçma bir söylemi bol bol duyup geldik. Yalnız duymakla da kalmadık, bunu kendine hayat felsefesi yapanları da çok gördük. Helal- haram demeden, “Bunda tüyü bitmemiş yetimin hakkı vardır.„ demeden; “Rabbena, hep bana!„ diyenlerle birlikte çok çalıştık. Onun için, senin o güzel direnişinin, o dik duruşunun, o reddedişinin ne anlama geldiğini, büyüklüğünü ve kutsallığını gayet iyi biliriz. Atalarımız; “Akıl yaşta değil, baştadır.„ derken ne kadar haklıymışlar… “Küçükten al haberi„ sözü ne kadar doğru ve anlamlı imiş…

Büyüklüğün yaşa bağlı olmadığını bir kez daha öğrettin bize. Sen, hakikaten çok büyüksün… Büyüklüğün, milletimizin genlerinde olduğunu ne güzel kanıtladın bize… Seninle övünüyor, seninle gurur duyuyoruz. Ne mutlu sana! Ne mutlu sana bu eğitimi, bu bilinci verenlere! Rab’bim seni ve senin gibi olan bütün yavrularımızı ailelerine, vatana ve millete bağışlasın inşallah! Gözlerinden öpüyorum güzel kızımız.

 

 

 

 

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: