Son Dakika
14 Aralık 2017 Perşembe
16 Ocak 2017 Pazartesi, 07:50
Kazım Çetinkaya
Kazım Çetinkaya [email protected] Tüm Yazılar

Obama’dan Ders Çıkarmak

Obama’dan Ders Çıkarmak

 

Yaklaşık on yıl önce Barack Obama’nın Amerika Birleşik Devletleri’ne Başkan seçilerek Beyaz Saray’a oturması, yalnız o ülke için değil, dünya tarihi ve dünya devletleri için de önemli bir gelişme olarak kaydediliyordu.

Çünkü ilk siyahî başkan olarak tarihe not düşülüyordu. Fazla değil, daha altmışlı, yetmişli yıllarda zenciler, aynı restauranta girebilmek, aynı toplu araçta yolculuk yapabilmek için çırpınıyordu.

Malcolm X’in akıl almaz bir komployla suikaste uğraması,Muhammed Ali’nin sudan bahanelerle hapsedilip dünya boks şampiyonluğu ünvanının alınması gibi vahşetli olaylar, verilen özgürlük mücadelelerinin sonucu idi.

Yakın tarihte yaşanan bu ve buna benzer pek çok olay hafızlarımızda tazeliğini korurken, ABD’nin yeni başkanı baba tarafından Afrikalı, anne tarafından beyaz Barack Obama, tahta oturuyordu

Vashington’un kalbine yerleştirilen Obama, demokrasi’nin kurallar manzumesini yerleştirecek ve bütün dünya özgür iradesiyle mutlu bir hayat yaşayacaktı.

Amerika bu seviyeye kolayca gelmedi. Acılar çekilmişti, bedeller ödenmişti ve sonuçta ortak akıl galip gelerek, renk ve sınıf ayırımı yapmaksızın devletin zirvesine bir zencinin de gelebileceğini ispatlamıştı.

Barack Obama’nın zafer kazanması olgunlukla karşılandı. Siyahlar ve beyazlar sokaklara taşındı ve bu tarihi gelişim ve değişimi alkışladı.

Demokrasi, tahammül rejimidir. Amerika’daki seçimlerden sonra bu tahammül sınırlarını zorlayan Obama ve Amerika’lılar bunu bir kez daha ispadladılar.

Demokrasinin halk iradesine dayandığını, ana unsurun bu olduğunu hâla bizim memlekette anlamayanlar veya anlamak istemeyenler var.

ABD’ de yaşanan seçim sonuçları hem bütün dünyayı şaşkına çevirmişti hem de demokrasiyi bir an önce içlerine sindirmelerini bekliyorlardı. Ve nitekim öyle oldu.

Bütün dünyanın dönüşü olmayan bir yola girmesiyle, kapalı kapılar arkasında alınan kararlar ile iktidar olunamayacağını biliyorlardı.

Seçkin bir zümrenin keyfine göre siyasî güç paylaşımı yapılamazdı. Halkın iradesini hiçe sayarak ülke yönetilemezdi.

Ve Obama on yıl dan beri dünya’ya nizamat vermeye alışık olan ABD’nin tepe noktasında başkanlık görevini yaptı.

Ancak ne yazık ki, ABD tarihinin en kötü yönetim şekliyle yönetildi. Bütün dünyanın beklediği adalet, dürüstlük, özgürlük ve insanca bir yaşam maalesef ABD’ nin yönetiminden uzak kaldı.

Bütün dünyayı kana ve göz yaşı’na gark eden ABD yönetimi bildik okumalarından vaz geçmedi ve bütün dünyanın nefretini kazandı.

Obama iyi bir sınav vermedi. Dünya’da ve özellikle İslam coğrafyasında sebebiyet verdiği, planladığı, projeleriyle akıttığı kan ve göz yaşı’nın selinde yalpalayarak Obama gününü tamamladı.

Saltanat bitti. Geride yığın yığın yetimler, öksüzler, yaralılar, sakatlar, evsizler, yurtsuzlar kalırken bütün dünyanın gözünde Obama sınıfta kaldı.

ABD’li yazarlara ve bilim adamlarına göre de ABD tarihinin en kötü yönetimi tarafından yönetildi ve insanlığa hiçbir şey kazandırmadı ama çok şeyler kaybettirdi.

Alma mazlumun ahını çıkar aheste aheste… Obama çok mazlumların ahını aldı. Tarihin en karmaşık olaylarıyla çalkalanan ABD’nin başına gelecek her musibette mazlumların çektiği ızdıraplar olacaktır.

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz
%d blogcu bunu beğendi: