Son Dakika
21 Ekim 2017 Cumartesi
29 Eylül 2016 Perşembe, 09:20
Hikmet Kızıl
Hikmet Kızıl [email protected] Tüm Yazılar

Nobel Ödüllü Siyonist!

Nobel Ödüllü Siyonist!   İsrail Devleti, 2 bin yıldır kurulan ilk Yahudi devletiydi.Tel Aviv’de 14 Mayıs 1948’de saat 16:00’da ilan edildi. Karar, son İngiltere birliklerinin bölgeyi terk ettiği ertesi gün yürürlüğe girdi. Filistinliler, 15 Mayıs’ı “El Nakba” diye anarlar, yani “Felaket” günü. 1948’e girilirken Arap ve Yahudi birlikleri birbirlerinin elindeki topraklara saldırıyordu. Yahudi güçleri, İrgun ve Lehi militanlarının desteğinde, […]

Nobel Ödüllü Siyonist!

 

İsrail Devleti, 2 bin yıldır kurulan ilk Yahudi devletiydi.Tel Aviv’de 14 Mayıs 1948’de saat 16:00’da ilan edildi.

Karar, son İngiltere birliklerinin bölgeyi terk ettiği ertesi gün yürürlüğe girdi.

Filistinliler, 15 Mayıs’ı “El Nakba” diye anarlar, yani “Felaket” günü.

1948’e girilirken Arap ve Yahudi birlikleri birbirlerinin elindeki topraklara saldırıyordu. Yahudi güçleri, İrgun ve Lehi militanlarının desteğinde, daha fazla ilerleme kaydetti; Yahudi devletine ayrılmış toprakların yanı sıra, Filistinlilere ayrılmış bölgeleri de ele geçirmeye başladı.

Irgun ve Lehi örgütlerinin militanları, 9 Nisan’da Kudüs yakınlarındaki Deir Yasin köyünde çok sayıda Filistinli’yi katletti.

Katliam haberi, Filistinliler arasında hızla yayılıp dehşet yarattı ve yüz binlercesi Lübnan, Mısır ve şimdi Batı Şeria denen bölgeye kaçtı.

Peres, Filistin sorununun çözülmesinin önündeki en büyük engellerden olan Yahudi yerleşim birimlerinin ilk yılmaz savunucularındandır.

1996 Lübnan Kana katliamının sorumlusu ve İsrail’in nükleer güç olması siyasetinin uygulayıcılarından biri olarak da tarihe geçti.

Peres, İsrail’in kurucu siyasetçileri arasında en uzun süre yaşayan ve en uzun süre siyaset yapan kişi de oldu.

Cumhurbaşkanlığı görevini yaptığı yıllarda, Filistin’de Müslümanların katledilmesinde büyük rolü olan Siyonist Peres çoluk-çocuk, yaşlı-genç, kadın-erkek demeden binlerce Filistinlinin katledilmesine neden olan aktörlerden biriydi.

18 Nisan 1996 Kana Katliamının   ve  diğer bir çok katliamın emrini veren kişiydi.

İsrail, 18 Nisan 1996’da “Gazap Üzümleri Operasyonu” adıyla Lübnan topraklarına bir saldırı başlattı.

1982’den sonra ilk kez Beyrut’un güneyine saldıran İsrail’in bu operasyonu sırasında on binlerce Güney Lübnanlı sivil, ülkenin kuzey bölgelerine sığındı.

İsrail saldırısı sırasında Kana’daki BM merkezine sığınan sivillerden 102’si hayatını kaybetti, 150’si yaralandı. 16 gün süren operasyonda çoğunluğu sivil olmak üzere toplam 164 kişi öldürüldü.

Bölgeye 600 hava taarruzu düzenleyen İsrail, operasyonda toplam 23.000 top mermisi attı. Operasyon nedeniyle 300.000’den fazla kişi mülteci durumuna düştü.

İsrail 10 yıl sonra, 2006 yılının Temmuz ayında, yine Kana’da üç katlı bir binayı bombalayarak ikinci bir katliam daha gerçekleştirdi ve 37’si çocuk olmak üzere 60’tan fazla sivili katletti.

Peres, İsrail Cumhurbaşkanlığı görevini yaparken 2009 yılının Ocak ayında Davos’ta, dönemin Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da konuşmacı olduğu Ortadoğu panelinde, İsrail’in Gazze’ye yönelik operasyonunu, başkalarına da konuşma fırsatı tanımadan, sinirli bir biçimde savundu.

27 Aralık’ta başlayan Gazze’ye yönelik saldırıda binden fazla Filistinli yaşamını yitirmişti. Peres’e göre, şehirlerine füze saldırısı yapılan bir ülkenin savunma hakkıydı bu operasyon. Peres’in bu ateşli savunmasına Erdoğan ‘one minute’ diyerek itiraz etmiş ve şunları söylemişti:

“Sayın Peres benden yaşlısın. Sesin çok yüksek çıkıyor. Biliyorum ki sesinin bu kadar çok yüksek çıkması bir suçluluk psikolojisinin gereğidir. Benim sesim bu kadar yüksek çıkmayacak; bunu da böyle bilesin. Öldürmeye gelince, siz öldürmeyi çok iyi bilirsiniz! Plajlardaki çocukları nasıl öldürdüğünüzü nasıl vurduğunuzu çok iyi biliyorum.”

 

Erdoğan bu konuşmasından sonra salonu terk etti. Daha sonraki günlerde İsrail ve Türkiye arasındaki gerginlik, İsrail Dışişleri Bakan Yardımcısı Dany Ayalon’un, dönemin Türkiye Büyükelçisi Oğuz Çelikkol’u kendisinden daha alçak bir koltukta oturtmasıyla yeniden derinleşti.

İki ülke ilişkileri uzun süre kötü gitti. Daha sonra, Cumhurbaşkanı Peres’in ikna etmesi ve ABD Başkanı Barak Obama’nın araya girmesiyle dönemin İsrail Başbakanı Netenyahu, özür mektubu gönderdi.

Peres, Gazze’ye insani yardım götüren Mavi Marmara gemisine uluslararası sularda İsrail’in düzenlediği operasyonda on Türk öldürüldüğünde hâlâ İsrail Cumhurbaşkanıydı.

Bu görevine 2014 yılına kadar devam etti.

Gazeteciler Şimon Perez’e 1986 yılında “Kur’an-ı Kerim, sizin devletinizin yıkılacağından haber veriyor” diye hatırlattıklarında?
Perez şu cevabı vermişti: “Kur’an’ın bahsettiği Müslümanlar gelsin!, düşünürüz.”

Davos’ta yediği tokadın üstüne ne kadar düşündü bilinmez ama katliamlarından sonra Nobel ödülü alması da Nobel ödülünün nasıl verildiğinin işareti gibi görünüyor.

Biz çıkalım kerevetine…

Darısı diğer katil Siyonistlerin başına…

 

 

 

 

 

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: