Son Dakika
17 Ekim 2017 Salı
03 Haziran 2015 Çarşamba, 09:46
Üzeyir Ergül
Üzeyir Ergül [email protected] Tüm Yazılar

Nissibi Köprüsü ve Adıyaman’ın Kısır Siyaset Döngüsü…

Nissibi Köprüsü ve Adıyaman’ın Kısır Siyaset Döngüsü… 21 Mayıs 2015 tarihinde Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan’ın yaptığı açılış ile Nissibi Köprüsü taşıt trafiğine açılmış oldu. 2012 yılında yapımına başlanan ve uzunluğu itibarı ile ülkemizin üçüncü büyük köprüsü olma özelliğine sahip olan Nissibi Köprüsü ile birlikte Adıyaman ilimizde çıkmaz sokak olmaktan bir nebzede olsun kurtulmuş oldu. Adıyaman […]

Nissibi Köprüsü ve Adıyaman’ın Kısır Siyaset Döngüsü…

21 Mayıs 2015 tarihinde Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan’ın yaptığı açılış ile Nissibi Köprüsü taşıt trafiğine açılmış oldu. 2012 yılında yapımına başlanan ve uzunluğu itibarı ile ülkemizin üçüncü büyük köprüsü olma özelliğine sahip olan Nissibi Köprüsü ile birlikte Adıyaman ilimizde çıkmaz sokak olmaktan bir nebzede olsun kurtulmuş oldu.

Adıyaman ve Diyarbakır illeri arasında yer alan köprü doğuda bulunan kentlerin batı kentleri ile olan mesafelerini 3 saat daha aşağı indirmiş olacak. İlimize maddi açıdan da büyük oranda katkı sağlayacak olan köprümüz hepimize hayırlı uğurlu olsun.

Şimdilik yalnızca bağlantı yolları yapılan köprünün Kâhta- Nissibi Köprüsü arasındaki yolun bitmesi ile birlikte taşıt trafiği oldukça rahatlayacak.  Ve yurttaşlarımız ayaklarına kadar gelen bu yatırımdan en iyi şekilde faydalanacaktırlar. Umuyorum ki yolu bitmeden açılışı yapılan köprünün trafik kazalarına sebebiyet vermemesi açısından alınması gereken önlemler göz ardı edilmez ve faydası olsun diye yapılan köprümüz trafik kazalarından dolayı üzücü olaylar yaşatmaz bizlere.

Adıyaman ili için Cumhuriyet tarihi boyunca yapılmış en büyük yatırım olarak tanımlamak hiçte haksız bir tanımlama olmayacaktır kanımca. Elle görülür yatırım dedikleri yatırım bu olsa gerek. Gelin görün ki bu köprü dışında göstereceğimiz başka bir şeyimiz yok. Elbette ki bir şeyler yapılmıştır. İnkâr etmek haksızlık olacaktır. Ama Adıyaman’a özgü, ilimizi çevre iller seviyesine getirtebilecek yatırımlardan ne yazık ki bahsedemiyoruz. Peki, neden ilimiz Adıyaman yatırımlar konusunda geride kalmıştır? Bu sorunun cevabı her şeyi anlatmaya yetecektir.

Öncelikle şunu belirtmek istiyorum. Bu yazının amacı kesinlikle herhangi bir siyasi parti lehine ya da aleyhine yazılmış bir yazı değildir. Amacım benimde yaşadığım il olan Adıyaman ile ilgili çıkarımlarımı paylaşmamdır. Olayın siyasi partiler ile alakası olsaydı eğer aynı siyasi partiye sahip olan illerde de aynı durumlar yaşanıyor olurdu. Çevremizde bulunan illerle yalnızca Diyarbakır dışındakiler ile aynı parti tarafından yönetiliyor ilimiz. Bu hem yerel siyasette hem de ülke geneli siyasetinde böyle.

1954 yılında il olması ile birlikte, tarihi boyunca ilimiz iktidar partilerinin kalesi konumunda olmuştur. Meclisteki sandalye sayılarının dağılımı bile ilimizinki ile aynıdır. Yıllarca iktidarı desteklemiş olan hatta iktidarların kalesi konumunda olan ilimize yatırımların gelmemesini ben halkımızın yatırımı istememesine bağlıyorum. İlimizde ikamet eden yurttaşlarımız iktidarlara yaranmayı her şeyin üstünde görmüşlerdir. Bunun en son örneğini Nissibi Köprüsünde gördük. Köprünün güvenlik ve bakımının Urfa iline verilmiş olması ilimizde yankı buldu.  Köprüyü kaybedenin biz olmasının sebebi de neyi isteyeceğimizi bilmememizdendir. Bizler köprüden nasıl faydalanacağımızı bir tarafa bırakıp köprünün ismi ile uğraşmayı daha doğru bulduk. Urfa ili köprüden nasıl faydalanabileceğinin planlarını yaparken bizler her platformda köprünün ismi ile ilgilendik. Sonuçta kaybeden biz olduk. Verdiğimiz mücadelenin sonucu bu mu olmalıydı gibi hayıflanmaların hiçbir faydasının olmayacağını da çok iyi biliyorduk.

İl olarak elimizde olanın kıymetini kaybettikten sonra anlıyoruz. Nemrut Dağı’nın gözümüzün önünde kayıp gitmesine göz yumduk, ta ki Malatya ili Nemrut Dağı’nı kendi topraklarına koymak istemesine kadar. Atatürk Barajı en çok bizden götürdü, biz sadece seyrede durduk. Aynı şekilde petrol halen gözümüzün önünde akıp gitmeye devam ediyor. Gerçekçi olmamız gerekiyor, meclise gönderdiklerimizden iş olanakları istemek yerine adam kayırmayı talep etmeyi daha doğru bulduk. Birilerine yaranmayı halkımızın çıkarlarının üstünde gördük. Elimize gelen hiçbir fırsatı değerlendiremedik. Ve sonuç ortadadır ki köprünün bunun en güzel örneğidir.

Bizlerin bakış açısı bizleri yönetenlere yol göstermektedir. Hangi partiden olursa olsun istemesini bilmeliyiz. Birilerine yaranmak yerine, birilerinden adam kayırmasını istemek yerine faydaları bizden sonraki kuşaklara da aktarılacak olan eserler istemeliyiz.  Geçmişimizden ders çıkarmalı ve artık değişime inanmalıyız. İçerisinde bulunduğumuz kısır döngüden kurtulmalıyız.  Kullandığımız oylar bir gün için değil, önümüzdeki her gün içindir. Kime oy verirsek verelim ama karşılığında ilimizin çıkarını her şeyin üstünde tutalım.

 

 

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: