10 Aralık 2014 Çarşamba, 09:55
Üzeyir Ergül
Üzeyir Ergül [email protected] Tüm Yazılar

Nissibi Köprüsü Ölümle Anılmasın..

Nissibi Köprüsü Ölümle Anılmasın..

 

  1. yüzyıl insanlığın en hızlı yol alan yüzyılı. Kaçınılmaz değişimler ve küreselleşmeyle birlikte nereye savrulduğunu anlamlandıramayan insan yığınları. Uzaya en kısa sürede nasıl gidileceğinin hesabını yapanlar ve 21. yüzyılda yol ile tanıştığı için sevinen insan evlatları.

Adıyaman 2015 yılının ilk günlerinde çıkmaz sokak olmakla özdeşleşen makus talihini büyük ölçüde yenecek. Medeniyetin ilk ayağı olan “yol” Adıyaman’ımıza uzun bir süreden sonra gelmenin buruk bir sevincini yaşatacak; yaşayalım da. Evveliyatında yapılmasına epey karşı çıkılan ve neden karşı çıktıklarına kılıf uydurmakta bile zorlanan sözüm ona her konuda uzman elit bir kesimin bile sevinmeye hakkı var; bunu onlardan çok görmeyelim. Gelin görün ki bu yazının amacı herkesin sevinmesi gereken Nissibi Köprüsünün üzülmemize sebep olmadan önlemlerin alınması ile ilgili.

Yazımızın asıl konusu olan sevinilmesi gereken olgunun neden üzüntüye sebep olacağı ile ilgili. Gerek Adıyaman yerel basınından gerekse de ulusal basında zaman zaman yer alan Kahta-Diyarbakır yol güzergahında ki trafik kazaları ile ilgili. Araç trafiğinin artması, insanların hala anlamlandırmadığımız hızları, uyulmayan trafik kuralları ve elbette ki yol durumu.

Büyük ihtimalle Kahta Siverek arasında bulunan köprü 2015 ile birlikte halkın hizmetine sunulacak. Hayırlı uğurlu olsun. Adıyaman ve Diyarbakır illeri Atatürk Baraj Göleti nedeni ile sekteye uğrayan komşuluklarına yeniden kavuşacaklar. Yani nerden bakarsanız bakın ilimiz içinde bölgemiz içinde ülkemiz içinde önemli bir gelişme. Doğu illerinin batı ile olan mesafelerinin 3-3,5 saat aza inecek olması hiçte küçümsenecek bir olay değil.

Gelin görün ki trafik kazalarının tüm bu olumlu gelişmeleri geride bırakmasının kaçınılmaz olacağı gerçeğine. Hâlihazırda var olan taşıt trafiğini kaldırmayan Kahta-Siverek arası karayolunun araç sayısının köprünün açılışı ile birlikte 3-4 kat artacağı varsayımı ile bizleri daha çok trafik kazasının bekliyor olacağı gerçeği. Yani sevincimiz kursağımızda kalabilir. Onlarca ailenin evine ateş düşebilir. Yaralananlar, ölenler ve de geride kalacak olan yetimler, öksüzler…

Devlet erkimizin bizlere laik gördüğü köprünün yapımına başlanması paralelinde karayolunun genişletilmesi ve kısaltılmasının da yapılması gerekiyordu. Maalesef köprü bitmek üzere ancak ortada yapımına başlanan bir yol yok. Bugün bile başlanacak olsa dahi 5 yıl önceden biteceğinin garantisi yok.

Devlet olgusunun “trafik kazası” ya da “trafik terörü” diyebileceğimiz kavramlar ile yan yana isminin yer almaması için yetkililerin üzerine çok büyük işler düşmektedir. Karayolları ve trafiğin kontrolü ve düzenlenmesi ile ilgili tüm kurumların köprünün taşıt trafiğine açılımı ile birlikte 24 saat mesai yapmaları gerekmektedir. Azrail sofrasını kurmuş bekliyor. Umuyorum ki alınacak önlemler kuşkularımızın boşa çıkacağını bizlere gösterir ve bizlerde 2015te hayatımıza girecek olan köprüyü en iyi şekilde kullanacağız. Yurttaşlarımızın da üzerlerine düşenleri yapmaları trafik kurallarına uymaları en büyük insani görevleri olarak durmaktadır.

 

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz
%d blogcu bunu beğendi: