Son Dakika
23 Ekim 2017 Pazartesi
27 Mart 2017 Pazartesi, 08:44

Nevruz-U Sultanî Bayramı   Bu yıl da kazasız belasız bir Nevruz ‘u daha atlattık Kimilerinin istismar etme çabalarına rağmen münferid bazı ufak  tefek sıkıntıların  dışında ciddi bir olumsuzluğa meydan verilmedi. Son yıllarda bazı kesimlerin farklı yorumlarla art niyetlerine alet etmek istedikleri Nevruz’un belli bazı başka  kesimler tarafından da istismar edilmeye başlandığı görülmektedir. Kültürel paralelizm izleri […]

Nevruz-U Sultanî Bayramı

 

Bu yıl da kazasız belasız bir Nevruz ‘u daha atlattık Kimilerinin istismar etme çabalarına rağmen münferid bazı ufak  tefek sıkıntıların  dışında ciddi bir olumsuzluğa meydan verilmedi.

Son yıllarda bazı kesimlerin farklı yorumlarla art niyetlerine alet etmek istedikleri Nevruz’un belli bazı başka  kesimler tarafından da istismar edilmeye başlandığı görülmektedir.

Kültürel paralelizm izleri çok güçlüdür. Yeni gün anlamına gelen Nevruz’un Farsça karışıklık olarak kullanılmasının sebebi de burada yatmaktadır.

21 Mart Nevruz ( Yeni Gün ) ne bir Şiî bayramı, ne de İran Şahı Cemşid’in çok beğendiği Azerbaycan’da bir taht kurduğu gündür.

Türkler’in  “ On iki hayvanlı” çok eski bir takvimi vardır. Bu takvime göre , yılbaşı 21 mart olarak kabul edilmiştir. Kaşgarlı’da  bu coğrafi ve astronomik yapı dikkat çekmektedir. Aynı şekilde Selçuklu Sultanı Melikşah zamanında yapılan Türk Celali takvimi’nde de yılbaşı olarak Nevruz kullanılmıştır.

Türkler’de Nevruz, dinî bir bayram değildir, bu İran’a mahsus bir töredir. Halbuki Nevruz, Türk inanç sisteminde bir kültür unsurudur. Sadece belirli törenlerle kutlanır. Sovyetler Birliği döneminde  ise Azerbaycan, Özbekistan, Türkmenistan, Kırgızistan ve Tataristan’da Nevruz kutlamaları yasaklanmıştır.

İslamiyet’in kabulü ile Nevruz ,kimlik değişimine uğramış, bazı kültür çevrelerinde Hz. Ali’nin doğum günü olarak da kabul edilmiştir. Fakat hiçbir Arap ülkesinde bu tür bir geleneğe rastlamayışımız, Nevruz ve Hıdırellez’in dinle bir ilişkisi olmadığını bize göstermektedir.

Tarih kaynakları bize Hristyanların bayram olarak kutladıkları astronomik olaylarla ilgili hemen hiçbir isabetli tarih vermemektedir. Bazı kaynaklara göre eskiden Roma, yılbaşı’nı mart ayının biri olarak kabul ettiğini görmekteyiz. Daha sonra M.Ö 46 yılında yılbaşı 1 mart’tan 1 Ocak tarihine alındığı belirtilmektedir.

Sovyet Rusya’da ise yılbaşı 1700 yılında Çar Petro’nun emriyle 1 Mart’tan 1 Ocak tarihine kaydırıldığı belirtilmektedir. Oysa , milattan 1500-2000 yıl önce Türk topraklarında Nevruz yılbaşı gibi bayram olarak kutlanmaktaydı.

Nevruz’un tam anlamıyla bir Ergenekon bayramı olduğu üzerinde ittifak eden  bir ekolün olduğunu da belirtmeliyiz.

Nevruz, Türkler’in kültür ve değerler sisteminin, toplusal mizacının bir ürünüdür. Antropolojik ifadesiyle Nevruz veya Yeni Gün aynı zamanda bir kültür kompleksidir de.

Çünkü Türk toplum oluşumunda çok yönlü yapılanmalara cevap vermektedir. En başta yeni bir mevsime girmeyi, baharın müjdecisi olmayı bize anımsatıyor. Uzun bir kış mevsiminden sonra bahara kavuşmanın verdiği sevinç, mutluluk ve coşku, büyük- küçük demeden her yaşta insanları bir araya getirmekte ve bir bayram havası yaşatmaktadır.

Bu bir toplumsal dayanışma ve birlikteliğin, beraber hareket etmenin sembolüdür. Aynı şekilde Yeni Gün, Türkler’in tarihe çıkış efsanesidir. Bu dört yüz yıllık bir mekan sınırlılığından dışa açılma, kendine dönme, kendini kendinde bulma , bir diriliştir.

Nevruz, aynı zamanda, İslâm’la da sentez edilmek suretiyle “ Sultan Nevruz “ kimliğini de kazanarak bu isimle anılmıştır.

Nevruz kültürünün içinde bir de Hıdrellez motifi var. Darda kalanların yardımına koşan ve onları karada koruyan Hızır ve denizde koruyan İlyas (a.s)’ın buluştukları gün olarak kabul edilen ve yaz mevsiminin başlangıcı sayılan 6 mayıs gününde yemekli olarak kırlara ve mesire yerlerine çekilmek suretiyle kutlanan tıpkı Nevruz gibi bir mevsim değişmesi, yeni bir mevsimin başlamasını müjdelemektedir.

 

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: