Son Dakika
18 Ekim 2017 Çarşamba
30 Temmuz 2016 Cumartesi, 07:12

Milli İradeye Darbe-2 Darbe, her ne kadar ülkenin silahlı güçlerinin ülkeyi yöneten güçlere karşı giriştiği silahlı bir girişim olsada her zaman olduğu gibi en büyük zararı yine milletin kendisi yaşamıştır. Bizler bu acı tecrübeyi, Tek Partili yönetim yıllarından sonra 1960, 1980, 1998 ve en son 2016 yılında, milletçe yaşadık ne yazıkki. Cumhuriyetimizin ilk ve bana […]

Milli İradeye Darbe-2

Darbe, her ne kadar ülkenin silahlı güçlerinin ülkeyi yöneten güçlere karşı giriştiği silahlı bir girişim olsada her zaman olduğu gibi en büyük zararı yine milletin kendisi yaşamıştır.
Bizler bu acı tecrübeyi, Tek Partili yönetim yıllarından sonra 1960, 1980, 1998 ve en son 2016 yılında, milletçe yaşadık ne yazıkki.
Cumhuriyetimizin ilk ve bana göre en kanunsuzu olan 1960 darbesi TSK’nın içinde belli bir grubun öncelikle kendi komuta kademesine karşı giriştiği kanlı bir cunta hareketidir.
Yani girişilen darbe hareketi TSK’nın emir komuta zinciri içinde geçekleşmemiştir.Buna rağmen darbeciler için başarılı bir girişim olmuştur.
Darbe öncesi yine öğrenci eylemleri, yine kargaşa, yine ekonomik bulantının hakim olduğu bir ortam oluşmuştur.
Başka bir darbeyede 1980 de millettçe maruz kaldık.Bu sefer darbeciler 1960 yaşanan sıkıntıları göz önüne alarak daha bir profesyonelce hazırlanmışlardır.
Öncelikle darbenin TSK’nın emir komuta zinciri içinde yapılması kararlaştırılmış ve bu yönde gerekli önlemler alınmıştır.Bir diğer önemli gelişme darbecilerin ülke yönetimini, kendi denetimlerinde sivillere devretmeye yönelik hızlı adımlar atmaları olmuştur.
Yine olacak ki millet darbeden ders alıp akıllanamamış!
1998 de bu sefer ordu direk yönetime el koymak yerine mevcut yönetime el çektirmiş ve yine milleti kendince hizaya getirmeye çalışmıştır.
Olacak ya millet yine akıllanmadı!
Bu sefer darbeciler sadece TSK’dan yapılacak olan bir darbenin yeteri kadar etkili olamıyacağını düşünüp bunun topyekün bir darbeyle mümkün olacağına inacaklardır ki 15 Temmuz 2016 günü yeni bir girdaba sürüklenmiş bulduk ülkemizi.
Bunu düşünerek daha bir kaç yıl önce her kesimin büyük bir kısmının taktirlerini toplamış olan önceki adı Hizmet, asıl adının FETÖ olan terör örgütüne ihale edildiği çoğumuz tarfından ne yazık ki derin bir yanılgı ve büyük bir hainlik sonucunda öğrenilmiş olundu.
Daha olayın başından beri onlarca yıldır bu hareketin bir ihanet şebekesi olduğu ve kökü dışarda bir uluslararası kirli ittifaklar yumağı olduğu dillendirilip duruldu belki ama nafile.
Ta ki giriştikleri top yekün bir darbe girişimi sonucunda -az kalsın başarıyorlardı- milletin tüm fertlerinin FETÖ’nün gerçek niyetinin ne olduğunu öğrendiğini düşünüyorum.
Yok hala FETÖ’yü terör örgütü olarak görmiyen birileri varsa şayet bu insanlar ya ahmak ya tedaviye muhtaç insanlar ya da gerçekten bunlar da darbecilerin sivil ayağıdır…
Darbeci zihniyet zamanla değişip milletin kılcallarında dolaşan pıhtılaşmış kan olma yollarını bulurken, millette yıkılmadan, darbecilere meydan vermeden, bir,diri ve bütün bir yek vücut olmayı öğrendi Allahın tevfikiyle…
Demokrasinin tadını almışları darbeciler yolundan alıkoyamaz…
…Yaşasın Özgürlük, Yıkılsın Darbeciler…

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: