11 Ağustos 2016 Perşembe, 08:06
Mehmet Özçelik
Mehmet Özçelik [email protected] Tüm Yazılar

Meşhur Münafık Manen Öldü – 1 –

Meşhur Münafık Manen Öldü – 1 –   “Hem meselâ, meşhur olmuş ki, İslâm Deccalı öldüğü vakit ona hizmet eden şeytan, İstanbul’da Dikilitaş’ta bütün dünyaya bağıracak ve herkes o sesi işitecek ki, “O öldü.” Yani pek acip ve şeytanları dahi hayrette bırakan radyoyla bağırılacak, haber verilecek. Hem Deccalın rejimine ve teşkil ettiği komitesine ve hükûmetine […]

Meşhur Münafık Manen Öldü – 1 –

 

“Hem meselâ, meşhur olmuş ki, İslâm Deccalı öldüğü vakit ona hizmet eden şeytan, İstanbul’da Dikilitaş’ta bütün dünyaya bağıracak ve herkes o sesi işitecek ki, “O öldü.” Yani pek acip ve şeytanları dahi hayrette bırakan radyoyla bağırılacak, haber verilecek.
Hem Deccalın rejimine ve teşkil ettiği komitesine ve hükûmetine ait garip halleri ve dehşetli icraatı, onun şahsıyla münasebettar rivayet edilmesi cihetiyle mânâsı gizlenmiş. Meselâ, “O kadar kuvvetlidir ve devam eder; yalnız Hazret-i İsa (a.s.) onu öldürebilir, başka çare olamaz” rivayet edilmiş. Yani, onun mesleğini ve yırtıcı rejimini bozacak, öldürecek, ancak semâvî ve ulvî hâlis bir din İsevîlerde zuhur edecek ve hakikat-i Kur’âniyeye iktida ve ittihad eden bu İsevî dinidir ki, Hazret-i İsa Aleyhisselâmın nüzulüyle o dinsiz meslek mahvolur, ölür. Yoksa onun şahsı bir mikrop, bir nezle ile öldürülebilir.”[1]

Elli yıldır sinsice ve münafıkane masonlarca kurulan ve büyük yatırım yapılan mason paralel yapılanması piramidi, milletin bir haykırışıyla yerle bir oldu.

Zira ihlaslı ve samimi olmayan hiçbir hareket, başarıya ve hedefe ulaşamaz.

-17-25 Aralık 2013 ayaklanması ve cuntacıların giriştiği darbe artıcı depremlerin habercisidir.

Asıl hedef bu milleti birbirine kırdırmadır.

Paralel mensublarıyla diğer cemaatları çarpıştırmak ve çatıştırmaktır.

-Hak hukuk dinlemeden darbe amacıyla rastgele kurşunlanan halk, atılan bombalar, boğaz köprüsünün direğine çıkarak bir çok insanı katleden keskin nişancı.

İşte o dehşet görüntü ve haberler.[2]

-“İşte bu yüzdendir ki İsrailoğulları’na şöyle yazmıştık: Kim, bir cana veya yeryüzünde bozgunculuk çıkarmaya karşılık olmaksızın (haksız yere) bir cana kıyarsa bütün insanları öldürmüş gibi olur. Her kim bir canı kurtarırsa bütün insanları kurtarmış gibi olur. Peygamberlerimiz onlara apaçık deliller getirdiler; ama bundan sonra da onlardan çoğu yine yeryüzünde aşırı gitmektedirler.”[3]

-”Meyus olmayınız, hem merak ve telâş etmeyiniz. İnayet-i Rabbâniye inşaallah imdadımıza yetişir. Bu üç aydan beri aleyhimizde ihzar edilen bomba patladı. Benim sobam ve Feyzilerin su bardağı ve Hüsrev’in su bardaklarının verdikleri haber doğru çıktı. Fakat dehşetli değil, hafif oldu. İnşaallah o ateş tamamen sönecek. Bütün hücumları, şahsımı çürütmek ve Nurun fütuhatına bulantı vermektir. Emirdağ’ındaki malûm münafıktan daha muzır—ve gizli zındıkların elinde âlet—bir adam, bid’atkâr bir yarım hoca ile beraber bütün kuvvetleriyle bize vurmaya çalıştıkları darbe, yirmiden bire inmiş.”[4]

Ne kadar da Gülene benziyor.

Ve ilginçtir,15 Temmuz 2016 darbe girişiminin olduğu gün takvim yaprağında şu ayet-i Kerime yazıyordu;

“Gevşemeyin, hüzünlenmeyin. Eğer (gerçekten) iman etmiş kimseler iseniz üstün olan sizlersiniz.”[5]

Fetö bütün insanlığı öldürdü.

 

*Recep Tayyip Erdoğan mehdiyetin üçüncü devresini yürütürken, Fethullah Gülen de süfyaniyetin dördüncü devresini sürdürmektedir.

Bunun temeli ise 1960-larda atılmış oldu.[6]

-“Hem büyük Deccalın, hem İslâm Deccalının üç devre-i istibdadları manasında üç eyyam var. Bir günü; bir devre-i hükümetinden öyle büyük icraat yapar ki, üçyüz sene yapılmaz. İkinci günü, yani ikinci devresi, bir senede otuz senede yapılmayan işleri yaptırır. Üçüncü günü ve devresi, bir senede yaptığı tebdiller on senede yapılmaz. Dördüncü günü ve devresi adileşir, bir şey yapmaz, yalnız vaziyeti muhafazaya çalışır.” diye, gayet yüksek bir belağatla ümmetine haber vermiş.”[7]

Gülen süfyaniyetin dördüncü devresini temsil etmektedir.

 

*1959- da kurulan –Şeriatı tutma cemiyeti- nin lideri Şeyh Ahmet, aslında şeyh değil, şahlık peşinde idi.

Yani amaç Sultan Abdulmecid-i devirmekti. Tüm faaliyetli de bu yönde idi.

Sonuçta padişah normal yollarla devrilemeyince, yaylım ateşine tutularak öldürüldü.

Örgüt deşifre olmuş, üyeleri de tutuklanmıştı.

-17-25 Aralık 2013 Taksim gezici parkı olaylarıyla bir benzerlik arzetmektedir.

Ve aynı zamanda, bu gün laiklik elden gidiyor diyenler, o gün şeriat elden gidiyor diyorlardı.

Amaç fitne çıkarmaktı.

Ateşi alevlendirmekti.

Sonuçta toplumu yakmaktı.

-Gülen- in abd tarafından teslim edilmemesinin en bariz hükmü şudur ki; Biz, bize çalışanı teslim etmeyiz. O garantimiz altındadır.

Onun içindir ki buradan kaçanlar, ilk olarak abilerinin yanına gittiler.

 

*Hırsız içerden olunca, kapı kilit tutmaz.

Hain içerde bulununca, kapı kilit tutmaz.

*Pkk-nın bitmemesinin sebebleri araştırılmalı ve sorgulanmalıdır.

 

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: