Son Dakika
19 Ağustos 2017 Cumartesi
26 Aralık 2016 Pazartesi, 07:57
Kazım Çetinkaya
Kazım Çetinkaya [email protected] Tüm Yazılar

Mehmet Akif ve Derin Özellikleri

Mehmet Akif ve Derin Özellikleri   İlk dinî terbiyesini, ev, mahalle, ilk mektep ve Rüştiye eğitiminde aldığı telkinlerle tamamladı. Özellikle insanın yetiştiği ev ortamının etkisi büyüktür. Annesi ve babası son derece günahlardan kaçınan, ibadetin vecdini ve zevkini heyecanla yerine getiren, yaşadıkları islâmiyet’i bilime, içtenliğe ve umuda dayandıran, cahillikten, korkaklıktan ve taklid’den son derece sakınan kişiliğe […]

Mehmet Akif ve Derin Özellikleri

 

İlk dinî terbiyesini, ev, mahalle, ilk mektep ve Rüştiye eğitiminde aldığı telkinlerle tamamladı. Özellikle insanın yetiştiği ev ortamının etkisi büyüktür.

Annesi ve babası son derece günahlardan kaçınan, ibadetin vecdini ve zevkini heyecanla yerine getiren, yaşadıkları islâmiyet’i bilime, içtenliğe ve umuda dayandıran, cahillikten, korkaklıktan ve taklid’den son derece sakınan kişiliğe sahiptiler.

Annesi Emine Şerife hanımın tatlı bir vecd ve zarif sesiyle okuduğu Kur’an’ın ayetleriyle büyüyen ve babası Tahir Efendi’nin bunlar üzerindeki açıklamalarını ve düşüncelerini dinleyerek olgunlaşan Mehmet Akif, böyle manevi bir atmosferde şahsiyet kazandı.

Çocukluk yıllarını, böyle manevi iklimin hakim olduğu bir evde yaşayan Mehmet Akif’in kalbinde Kur’an-ı Kerim’e karşı uyanan bu ilgi ve sevgi, sonra onu ezberlemeye, daha sonra da Türkçeye çevirmeye kadar varacaktır.

Başta pehlivanlık olmak üzere ilgilendiği sporlar, Mehmet Akif’in bünye bakımından sağlam, ahlak bakımından güzel ve irade akımından kararlı bir şahsiyet olarak yetişmesini kolaylaştırmıştır.

Mehmet Akif’in şahsiyetini besleyen bir diğer kaynak “müsbet ilimli mektep”’tir. Akif, öğrenim hayatından bahsederken Fatih Merkez Ortaokulu’ndaki Türkçe öğretmeni Hoca Kadri’yi özellikle belirtir.

Abdülhamit döneminin “hürriyetçi şahsiyetlerinden bir” olan bu zat, Mehmet Akif’in şahsiyetini yoğuran önemli öğretmenlerinden biridir.

Fatih Merkez Ortaokulu’nu bitiren Mehmet Akif’in annesi Şerife hanım, oğlunun Medreseye gidip sarık sarmasını ve cübbe giymesini ister. Medresede hoca olan babası Tahir Efendi ise:

“Hanım, medresede okuyacağı şeyleri, oğluma, ben evimde de öğretirim.” Diyerek buna karşı çıkar ve oğlunu Siyasal Bilgiler Okulu’na yazdırır.

Beş yıllık olan bu okulun dördüncü sınıfına giderken Mehmet Akif’in babası vefat eder.  Ailecek geçim sıkıntısına düşerler. O sırada yeni bir mektep olan Mülkiye Baytar Mektebi açılır. Mehmet Akif , birkaç arkadaşıyla birlikte bu Mektebe geçer.

Bu okulda okurken deneysel bilimlere olan derin sevgi ve saygısı, Mehmet Akif’e realiteyi doğru olarak gözleme ve onu eserlerinde doğru olarak anlatma becerisini kazandırmıştır.

Deneysel bilimlere dayalı böyle bir mektepte okumuş olmaktan gelen gözlem, bilgi ve düşünce birikimi, onun şahsiyetinde realiteye bağlılık çizgisinin gelişmesini kolaylaştırmış ve onu şiirimizin önde gelen gerçekçi şairlerinden biri durumuna getirmiştir.

Mehmet Akif son derece vefalı bir kişiliğe sahiptir. Hür fikirlidir. İstibdat, taassup, cahillik ve ümitsizliğe düşman, din konusunda müsamahası ve haksızlığa tahammülü olmayan azim sahibidir.

Sözünde durmayı en büyük görev telakki eden, hasisleri ve meşrepsizleri sevmeyen, cömertliği ve tevazuu seven, geleceğe önem veren bir şahsiyettir.

Mehmet Akif, bütün bu özelliklere sahip olduğunu gülük hayatını bunlara uygun yaşamak suretiyle göstermiştir.

Mehmet Akif’in hem şahsiyeti, hem sanatı, milletimizin ve bütün ümmetin gönülden benimsediği bu feyizli kaynaklardan beslenmiştir.

Bu sebeple onun şiiri, nesiller boyunca okunmuş, sevilmiş insanımızı ve gençlerimizi terbiye etmiştir. Bu gün de modernizmin getirdiği şüphe, tereddüt ve bunalım ortamında Safahat’ın yol göstericiliğine millet olarak ihtiyacımız devam etmektedir.

 

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: