20 Temmuz 2016 Çarşamba, 08:46
Yard.Doç.Dr. M. Bahattin Pektaş
Yard.Doç.Dr. M. Bahattin Pektaş [email protected] Tüm Yazılar

Lanetliyorum

Lanetliyorum   Tatilimizi geçirmek için ailece yola çıkmıştık ki akrabalarım telefonla arayarak, televizyonların  askeri darbe yapıldığı haberlerini geçtiğini, yolda sıkıntı olup olmadığını sorduklarında adeta kanım dondu. Bir süre arabayı nasıl kullandığımı hatırlamıyorum. Günümüz Türkiye’sinde nasıl olur. Son olarak 28 şubat ve 27 martta askerin İktidara müdahalesi olmuştu. Fakat direkt yönetime el koyma adeta tarih öncesinde […]

Lanetliyorum

 

Tatilimizi geçirmek için ailece yola çıkmıştık ki akrabalarım telefonla arayarak, televizyonların  askeri darbe yapıldığı haberlerini geçtiğini, yolda sıkıntı olup olmadığını sorduklarında adeta kanım dondu. Bir süre arabayı nasıl kullandığımı hatırlamıyorum. Günümüz Türkiye’sinde nasıl olur. Son olarak 28 şubat ve 27 martta askerin İktidara müdahalesi olmuştu. Fakat direkt yönetime el koyma adeta tarih öncesinde kalmıştı. 12 Eylül askeri darbesini hatırlıyorum. O dönemde yoğun terör olaylarından dolayı darbeden sonra bir rahatlama olduğundan askeri darbe çok tepki  ile karşılanmamıştı. Gerçi daha sonra darbe şartlarının oluşması için ortamın nasıl hazırlandığı darbeyi yapanlar tarafından itiraf edilcekti. Ama bugün yüzde elli ile seçilen bir iktida ve bunun üstünde seçilen bir cumhurbaşkanı var. Ekonomi çok iyi, terörle mücadele üst deneyde. Yani darbeyi yapanların bahane edebilecekleri hiçbir ortam yok. Şaşkınlık içinde radyoyu açtığımda başbakanın yaptığı açıklama da ordu içinde bir gurubun kalkışması olduğunu, ordumuzun tümünün katılımının olmadığını bildirmesi ile işin rengi belli olmaya başlamıştı. İlk tahminimiz ordu içindeki FET0’cü grubun yaptığı ve başarıya ulaşmalarının zor olduğu üzerine idi. Hepimizde yapanlara karşı bir nefret oluştu. Az sonra Cumhurbaşkanımız darbe girişiminde bulunanların paralel yapıya ait azınlık bir cuntacı olduğunu ve halkın demokrasiye ve millet iradesine sahip çıkmak üzere meydanlara toplanmaya çağırması üzerine geçtiğimiz illerde bunun hemen karşılığını gördük. Halk akın akın sokaklarda caddelerde idi. Artık darbecilerin işinin zor olduğu belli idi. Radyodan tankların önünde toplanan halkın üzerine darbeci askerlerce ateş açıldığını, TBMM’in bombalandığı polislerin uçaklardan atılan bombalarla öldürüldüğü haberleri gelmeye başlıyordu. Dehşet içindeydik. Halklın korunması için alınan silahlar halka çevriliyor ve ölüm saçıyordu. Üstelik kendi askerimiz tarafından. Bu nasıl bir vahşet. PKK terörüne bunca mücadele veren insanlar nasıl oluyor  da silahlarını halka karş,ı kendi güvenlik güçlerine karşı kullanabiliyorlar.

Radyodan  haberler gelmeye devam ediyordu tüm Türkiye’de halk meydanlarda idi. Artık darbecilerin belinin kırıldığı anlaşılmıştı. Tankların önüne kendini siper eden halka karşı  başarılı olmaları mümkün değildi. Nitekim ilerleyen saatlerde darbecilerden tutuklananların olduğu söylenince sabaha doğru darbenin büyük ölçüde bertaraf edileceğini tahmin ettik.  Gece bir kabus gibiydi. Kulağımız radyoda olduğundan yavaş ilerliyorduk. Sabaha doğru mola verip uyudum. Uyandığımda tekrar kulağımız radyoda. Darbe girişimi bastırılmıştı.Bilanço ağırdı. Ölü ve yaralılarımız çoktu. Ama kabus bitmişti .

Türkiye 36 yıl önceki darbe Anayasasını değiştirmek isterken ülkeyi bi 36 yıl daha geriye götürecek darbenin kıyısından dönmüştü. Halk kendisine reva görülen bu yıkıma dur demiştir. İnsanlar kendilerinin , çocuklarının geleceğinin çalınmasına ve karartılmasına büyük bir kararlılıkla engel olmuştur. Halk kimi ne için seçtiğinin bilincinde olarak yöneticilerine ve demokrasiye canı pahasına sahip çıkmıştır.

Darbe baskıyı, zorbalığı, karanlığı, ilkelliği sembolize etmektedir. Başarılı olsalardı Türkiye bir karanlık çağa daha girecekti. Hep söyleriz Almanya ve Japonya 2. Dünya Savaşından çıkmalarına rağmen neden bugün bizim 20-30 yıl önümüze geçmişlerdir. Evet bunun sebebi bize dizayn vermek için yapılan darbelerdir. Türkiye’de darbeler dönemi artık kapanmıştır. Artık o olgunluğa ulaştık derken, bugün darbeci unsurların TSK içinde bulunması  ve fırsatını bulunca atağa geçmeleri büyük bir hayal kırıklığı olmuştur. Tesellimiz bu gurubun azınlıkta olması, TSK’nın büyük çoğunluğunun darbe girişimine karşı durması ve mücadele etmesi olmuştur.

Şüphesiz darbenin önlenmesinde en büyük etken milyonların meydanlara çıkarak darbeye karşı durmaları, demokrasiye ve yöneticilerine sahip çıkmaları olmuştur. Anlaşıldığı kadarıyla darbe girişimi başladığında her alanda darbecilerin önünde canlı bariyer olarak hareketlerini engellemiştir.  Bu durum darbecilerde büyük bir moral ve hareket kaybına neden olmuştur. Aynı zamanda sonradan kendilerine katılabilecek darbeci varsa bile buna engel olunmuştur.

Bugün net olarak anlaşılmıştır ki darbeyi planlayanlar paralel yapının ordudaki uzantılarıdır. Son YAŞ toplantısında ordudan ilişikleri kesilecek olanlar ve onların destekçileri. Bu zihniyetin korkunçluğu ortada. Devleti de geçirmek için milletin silahını kendi silah arkadaşlarına, kendi polisine ve kendi halkına karşı hiç çekinmeden kullanan vahşi bir anlayışın mensupları bunlar. Başarıya ulaşsalardı bugün toplu katliam haberleri duyuyor olacaktık. Türkiye uzun süre bu yapının bu aşamaya nasıl geldiğini ve temizlenme yollarını konuşacaktır. Darbeciler birer İŞİD’in canlı bombacısı gibi davranmıştır. Allah için öldürdüklerini sanan beyinsizler.

Bir darbe daha adeta milletin tükürüğünde boğulmuştur. Darbeyi, darbecileri ve arkasındaki zihniyeti lanetliyorum .

Yorum

  1. Şule Pektaş

    20 Temmuz 2016 at 17:50

    Çok güzel ve çok doğru

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: