Son Dakika
23 Ağustos 2017 Çarşamba
23 Mayıs 2016 Pazartesi, 07:52
Kazım Çetinkaya
Kazım Çetinkaya [email protected] Tüm Yazılar

LAF İLE ALEME NİZAM VERENLER

LAF İLE ALEME NİZAM VERENLER Yürek penceresinin camları kirlenmiş olanlar hayatın temiz ve duru yönlerini keşfedemezler. Hayatı temiz ve duru yönleriyle de görmek için, yürek penceremizin camlarını sevgiyle silmemiz lazım. Yürek camları kirlenmiş, vicdanları dumura uğramış,at gözlüğü takarak sağını ve solunu görmeyen, kaprislerinin esir ve zebunu olanlar, hayatın mâna ve mahiyetini kavrayamazlar. Kendilerinin bakış açılarının […]

LAF İLE ALEME NİZAM VERENLER

Yürek penceresinin camları kirlenmiş olanlar hayatın temiz ve duru yönlerini keşfedemezler. Hayatı temiz ve duru yönleriyle de görmek için, yürek penceremizin camlarını sevgiyle silmemiz lazım.

Yürek camları kirlenmiş, vicdanları dumura uğramış,at gözlüğü takarak sağını ve solunu görmeyen, kaprislerinin esir ve zebunu olanlar, hayatın mâna ve mahiyetini kavrayamazlar.

Kendilerinin bakış açılarının dışında farklı dünyaların da olduğunu, başkalarının da en az onlar kadar bilgi, birikim. Değer ve erdem sahibi olduklarını kabullenemeyenler dar ufuklu, kaprisli insanlardır.

Hayatı yaşanmaz hale getiren benciller laf ile âleme nizamat vermeye çalışırlar ama, kendi hanelerinde bin türlü teseyyüb bulunur.

Makamlar insanlara şeref kazandırmazlar. İnsanlar makamlara değer katar ve şereflendirirler. Nice şöhrete mağlup olanların akıbetlerinin ne hale geldiğini her gün  görüyoruz.

Bu memlekette nice makam ve mevki sersemlerini gördük. Yıllarca burunlarından kıl aldırmayan, geldikleri makama nasıl geldiklerini hesaplamaktan aciz nice  koltuk meczuplarını seyrettik.

Bitmek ve tükenmek bilmeyen sınırsız istek ve arzularının esiri olanlar, yakaladıkları şöhretlerinin mahkumu olanlar, hak etmedikleri şöhret basamaklarının acı tokatlarını yemeye hazır olmalıdır.

Hak etmedikleri halde siyaset sarhoşu olan, ciğerleri beş para etmeyen insanlar politika kulvarında yalakalıklarıyla dalkavukluğun zirvesine tırmandılar.

Hayata ve insanlara karşı saygılı olmayan bedbahtlar, yürek pencerelerinin camlarını sevgiyle silmeyen ve her varlığa sevgiyle bakmayan insan müsveddelerine söyleyecek sözümüz yok.

Topluma ve bireylere karşı kin ve nefret kusanların yüreklerinde sevgi bulunmaz. Hayattan zevk almayan sevgisiz insanlar toplum için birer yüktür.

Dünya ve dünyanın içindeki hiçbir şey insan hayatı kadar değerli değildir. Basit arzu ve kirli emelleri uğruna insan hayatını hiçe sayanlar, taş yürekli insan müsveddeleridir.

Mutlu olmanın yollarından biri arzu ve isteklerimizi azaltmak, olmazsa imkânlarımızı arttırmak. Sınırsız istek ve arzularımız bizi mutluluğa değil, mutsuzluğa götürür.

Hayat yolunda çekilen her çile ve ızdırap, hayatı olgunlaştırır. Çiğ insanlar, çile ve ızdırabın anlamını da bilmezler. Dünyayı toz pembe görenler, ufak sarsıntılarla yıkılır giderler.

Hayata karşı cömert olmak, insanlara karşı diğergam olmak, yaşam kalitemizi zirveye taşır. Cömert insanlar öğüt vermezler, yardım ederler.

Çok yaşamak elimizde değildir, ama adımızı çok yaşatmak elimizdedir. Topluma yararlı insan olmak, geride hoş bir sâda bırakmak insanlık görevimizdir.

Başkalarını karalama, kötüleme, bize hiçbir şey kazandırmadığı gibi ne kadar basit ve değersiz olduğumuzu da tescillemiş oluruz.

Başkalarının omuzlarına çıkarak boyumuzu uzatamayız. Şayet özümüzde bir cevher varsa başkaları er ya da geç takdir edeceklerdir. Hak edilmeyen mevkilerin azabı acı olur.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: