Son Dakika
18 Ekim 2017 Çarşamba
10 Ocak 2017 Salı, 07:48

Koru   Fehmi Koru gündemi değerlendirmesiyle ortaya çıkan bir yazar olmaktan çok, gündemde kalmaya çalışan bir yazar olmayı tercih eden bir kimsedir. İstikametini korumaktan ziyade, genel okuyucularını korumaya çalışan bir yazar olmayı tercih etmektedir. Bulunduğu yere uymakta pek de zorlanmayan bir yazardır o. Hem kendisini ve hem de Taha Kıvanç-ı okumaya çalıştım. İlgi çekici noktalara […]

Koru

 

Fehmi Koru gündemi değerlendirmesiyle ortaya çıkan bir yazar olmaktan çok, gündemde kalmaya çalışan bir yazar olmayı tercih eden bir kimsedir.

İstikametini korumaktan ziyade, genel okuyucularını korumaya çalışan bir yazar olmayı tercih etmektedir.

Bulunduğu yere uymakta pek de zorlanmayan bir yazardır o.

Hem kendisini ve hem de Taha Kıvanç-ı okumaya çalıştım.

İlgi çekici noktalara parmak basıyordu.

Ancak başlangıcıyla sonucu aynı istikamette giden bir yazar olduğunu söylemek zordur.

Kimliği şudur denilebilecek tam bir kişilik sergilemesi sergilemiş değildir.

Dindarlarda onu okur. Ve;

Bilderberg Grubu, siyonizmle bağlantılı bir teşkilat olan Dış İlişkiler Komitesi (CFR)’nin Avrupa ayağını oluşturmak amacıyla 1954 yılında Hollandanın Oosterbeek şehrinde bir gurup mason tarafından kurulmuş teşkilatı da okur.

Ve o teşkilatın toplantısına da katılmıştır.

Ve de israildeki toplantıya da Hikmet Çetin-le beraber katılmıştır.

Erdoğan da okur, Gülen de…

Bu genişlikten değil, netsizliktendir.

Google- de onun ile ilgili görüşlere baktığınız da, hiç de olumlu bir netlikte görüşte bulunulduğunu göremezsiniz.

Zikzak çizmesinden dolayı…

Bî-tarafane hareket, tarafı muhalifi iltizamdır, hükmünce, tarafsız gibi görünmek, zıt tarafı kabul etmektir.

Bî taraf olan, ber taraf olur…

Aslında kendisi de söyleyebilir; on-on beş sene öncekiyle bugünü aynı değerde değerlendirebilir mi?

Koru sitesindeki bir yazısında; “ Diktatörlük görüntüsü var; 28 şubatta olduğu gibi bugünde yazamaz hale geldik.”

Acaba bunu kimin ağzıyla konuşmaktadır?

Acaba yazamadığı nedir?

Şimdiye kadar yazdıklarının dışında şu an acaba neyi yazamamaktadır?

Yazamadığı şeyi söylese de bizde kendisine bir hak versek.

Yoksa aksi takdirde; başkalarının borazanlığını yapmış olduğu düşünülecektir…

A.Gül ise Koru için; 18-12-2016 tarihli twitterdeki mesajında; Onun yazılarının ufuk açıcı olduğunu söylemektedir.

Nasıl bir ufuksa!…

Bir takipçi ise bu muhabbetin sebebini şöyle izah eder; “Abdullah Gül ve Fehmi Koru’nun ortak noktası: İngiltere’nin Exeter Üniversitesi’nden eğitim almış olmaları.”

“Muhafazakar gazeteciler içerisinde Hükümet muhalifi isimlerin başında gelen Fehmi Koru, son dönemde Türkiye’de yaşanan terör olaylarını değerlendirdiği yazısında “Pakistan Türkiye olsun derken… Türkiye Pakistan mı olacak…” sorusunu gündeme getirdi.

Çıkmaz bir yola girildiği izlenimi bir karabasan gibi üzerime abanıyor…’Türkiye, bildiğimiz, her şeyiyle sevdiğimiz, üzerine titizlendiğimiz Türkiye olmaktan çıkıyor’ hissine kapılmamak elde değil…”

Çizilen bu tablo kirli ve karanlıklı bir tablodur…

Hele hele böyle bir hassas dönemde…

Ateşe benzin döken insan samimi, yeterli ve istikametli bir insan değildir.

Maalesef, Toplumu diriltmede görev  alanlar,  Bülent Arınç, Fehmi Koru gibiler, şimdiler de iyilikleri öldürmeye ve de ölüleri diriltmeye çalışıyorlar!!!

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: