Son Dakika
20 Ağustos 2017 Pazar
23 Mayıs 2016 Pazartesi, 07:55
Hamza Çelenk
Hamza Çelenk [email protected] Tüm Yazılar

KİTABA DOKUNMAK

  KİTABA DOKUNMAK Öğretmen,  onlara rehberlik edip kitap alanında gezdirmek amacıyla kendisiyle gelen öğrencilerle beraber kitap fuarına girdi. O kadar öğrencinin sorumluluğunun omuzunda oluşundan mı, yoksa herhangi bir aksaklıkta mahcup oluşunun sadece kendisiyle sınırlı kalmayıp başka dostlarının da  mahcup  olacağının yarattığı  baskısından mı bilinmez bir tedirginlik taşıyordu.  Çocuklardan birinin kitabı eline almaya çalışırken kitabı düşürüşü […]

 

KİTABA DOKUNMAK

Öğretmen,  onlara rehberlik edip kitap alanında gezdirmek amacıyla kendisiyle gelen öğrencilerle beraber kitap fuarına girdi. O kadar öğrencinin sorumluluğunun omuzunda oluşundan mı, yoksa herhangi bir aksaklıkta mahcup oluşunun sadece kendisiyle sınırlı kalmayıp başka dostlarının da  mahcup  olacağının yarattığı  baskısından mı bilinmez bir tedirginlik taşıyordu.  Çocuklardan birinin kitabı eline almaya çalışırken kitabı düşürüşü bu işin tuzu biberi oldu. Her zaman ki gibi utanarak öğretmen rolüne soyundu, ve

  • Evladım dikkat etseniz, bak düşürdün, dedi.

Olayı baştan beri gözlemleyen kitabın yazarı, öğretmene:

  • Hocam, mahsuru yok, bırak çocuklarımız kitaba dokunsun, onu hissetsin, dedi,

Bu kısa diyalog öğretmeni rahatlatmaya yetmişti.  Artık üzerinde ne tedirginlik ne de mahcubiyet vardı.

  1. kitap günlerinde geçen yukarıdaki diyaloğa organizatörler şahit olsaydı muhtemelen 3. Kitap günlerinin tema’sını “kitaba dokunmak” diye seçerlerdi.

Kitaba dokunmak aynı zamanda hayata dokunmaktır.  Biz çocuklarımızın sanat, edebiyat, kültür, mimari ve estetik olan tüm öğeler ile ilgili dokunacakları alanlar oluştursak onların yarınlarının mutlu oluşuna katkı sağlayabiliriz.  Eğer bu alanı oluşturamazsak çocuklarımız sanatın, edebiyatın, zanaatın, estetik olan her şeyin yerine yarınlarını ipotek altına alan başka şeylere dokunurlar. Bunun telafisi de hem onlar için hem toplumun geri kalan diğer fertleri için çok zor olur.

  1. kitap günlerine olan ilgi ve ortamdaki farklılık gün geçtikçe bu alanları açmak için çaba gösterildiğinin ve okuma  üzerinde durulduğunun göstergesiydi. Ortamın ferahlığı,   80 bini bulan ziyaretçi sayısı,  100 e yakın yayınevi, 75 in üzerinde yazar ile katılım orta ölçekli bir şehir için fena rakamlar değildi.

İlin Valisi Sayın Mahmut Demirtaş’ın ilgisi ve misafirperverliği, Vali Yardımcısı Sayın Murat Süzen’in herkesle kurabildiği samimi diyaloğu ve her an ulaşılabilir oluşu, mutfağın içinde olan Mahmut Öztürk, Ramazan Aksoy, Ramazan Çoban, Mehmet Oğuz ve Mustafa Yetiş’in  çabaları organizasyonun  başarılı olmasında önemli katkı sağladı.

Daha iyisi ne şekil olur derseniz, bunun cevabı bizde değil. Muhtemelen organizatörlerin Adıyaman ölçeğinde  nüfus ve diğer girdilere sahip olan iki üç kitap fuarını izlemlerinden geçer.

Bizim açımızdan önemli olan şey “kitaba dokunmak” ve çocuklarımızın hayatının eksenine kitabı yerleştirmeye çalışmaktı.  Bunun oluşmasında katkısı olan herkese teşekkür ediyoruz.

 

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: