02 Şubat 2017 Perşembe, 07:42

Kirli İttifak

 

“Gülen 1970’lerde ise Yaşar Tunagür, dönemin MİT Müsteşarı Fuat Doğu ile yakın temasta. Bu şahısların karanlık ilişkileri, bir evde gerçekleştirilen toplantıda Gülen’e özel bir vazife tevdi edildiği şüphesini güçlendirmektedir. Fuat Doğu’nun CIA ile yakın teması kendisinin de hayattayken teyit ettiği bir gerçektir. Gülen’in bütün ününü borçlu olduğu Kestane Pazarı sohbetlerine başlaması da yine bu tarihlere denk düşmektedir. Özetle, bu çalışmanın en temel çıkarımı Gülen’in 1965’te ilk irşat çalışmalarına başladığı günden bu yana, cemaat görüntüsü altında planladığı çalışmaların aslında planlı, programlı, sistematik ve stratejik hedefleri olan, istihbarat uzantılı örgütsel faaliyetler olduğu gerçeğidir.

-Petek, “Almanya’da yayınlanan İmralı Notları kitabında, HDP’nin terör tutuklusu Eş Başkanı Selahattin Demirtaş’ın devreye girerek Abdullah Öcalan’a ‘Fethullah Gülen bizi ABD’ye davet ediyor’ dediği Öcalan’ın da Fethullah Gülen için onlar bizim Ortadoğu’da stratejik ortağımız şeklinde bir ifadeyle cevap veriyor.” dedi.

-FETÖ’nün Trump’a gönderdiği mektup!

“Türkiye ve tüm dünyada ABD ile birlikte çalıştık. Hiçbir tarafta değilim. Ama hakkımdaki iddialar beni konuşturmak için ele geçirmek isteyenler tarafından ortaya atılıyor” sözlerinde saklı.

Yani “Beni teslim ederseniz konuşurum” mesajı vermekte.

TRUMP’A BİZE SAHİP ÇIKIN MESAJI.

Terör elebaşı mektubunun sonunda kendisine sahip çıkılmasını istiyor ve “Eğer bize sahip çıkılırsa sizinle daha aktif bir şekilde çalışırız. Dünyanın dört bir yanındaki yetişmiş elemanlarımız da bu konuda hizmet sunmaya hazırdır” diyor.

-CIA’nın internet üzerinden erişime açtığı belgelerde, Suriye ve Yunanistan’ın terör örgütlerine destek verdiği, bunun istihbarat raporlarına girdiği göze çarptı.

-Yunanistan darbecileri koruyor.

15 Temmuz darbe girişiminden sonra helikopterle Yunanistan’a kaçan 8 subaya Atina yönetimi kol kanat geriyor. Daha önce hainleri iade edeceğini açıklayan Yunanistan, adli işlemlerini bahane ederek, teröristleri Türkiye’ye vermiyor. Türkiye’ye karşı cephe alan Yunanistan, uyarılara rağmen DHKP-C’li teröristlere de göz yumuyor.

-Fetö-ye Topkapı sarayında bulunan Yavuz Sultan Selimin cübbesi götürülürken yakalandığı haberde şöyle verildi:” “FETÖ’cüler Yavuz Sultan Selim’in kaftanını çalmak istedi. Havaalanında yakalandılar.”

Fetö-nün darbe sırasında yeşil bir cübbe giymesi de düşündürücüdür.

Yavuzun kaftanının giyemeyen, bunu yeşil cübbeyle değiştirmiş oldu.

-15 Temmuz başarılı olsaydı Fetö tıpkı Humeyni gibi Türkiye-ye ya cübbesiyle veya tekrar aldıracağı Yavuzun kaftanıyla giriş yapacaktı.

Ancak başarısız olunca gemiyi ilk terk edenler fareler oldu.

Bu insanlarda zerre kadar şahsiyet, seviye ve inanç olsaydı, kaçmaz, severek inandığı davaları için yatmayı göze alırlardı.

Ancak en büyük körlük bununda ötesinde, hala bunların ne mal olduğunu göremeyen mallardadır.

– ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA) 30 Mayıs 1960 yılında gönderdiği brifinginde yer alan bilgilerde, Cumhuriyet Halk Partisi’ndeki bazı üst düzey yöneticilerin darbenin sürecini bildikleri vurgulandı. Belgede “Cumhuriyet Halk Partisi’nin önde gelen liderleri, darbenin gelişini farkındaydı ancak görünüşte eylem ve planlama safhasına katılmadılar” ifadelerine yer verildi.

– Memleketin meseleleri görüşülürken, bu iş kansız olmaz demek ancak kanı bozukların işi olur.

-“CUMAYA GİTMEMELERİ HUSUSUNDA UYARILMIŞLAR”

FETÖ’nün örgüt üyesi hakim ve savcılara namaz konusunda da uyarılarda bulunduğunu anlatan H.I, şunları kaydetti:

“Akademi döneminde hakim ve savcılar adliyede namaz kılmamaları, cumaya gitmemeleri hususunda uyarılmışlar. Bu nedenle namaz kılmazlar. H.B. isimli şahıs bana geldi, ‘abi adliyede bir tek ben cumaya gitmiyorum ve benle dalga geçiyorlar.’ dedi. Ben de kendisine, ‘Orada bir kere cumaya git dedim.”

-900 sene önce Hasan Sabbah yani Haşhaşiler haçlılarla ittifak yaptığı gibi, bu gün Fetö de haçlı başı olan Abd ile ittifak etmiştir.

Haşhaşi; Dai-Fedai-Casus üçlüsüyle çalışıyor.

Fetö de aynı sistemi sürdürmektedir.

Ondandır ki her konuda haşhaşi ile tıpa tıp benzerlik arzeden Fetö, bir farkı öne çıkar. O da çok geniş ve organizelidir.

Fetö böylece haşhaşi ile her noktada benzerlik arzetmektedir.

-15 Temmuzun başarısızlığı başta Abd-Nato ve Avrupanın Ortadoğu üzerinde oynayacağı yüz yıllık planları boşa çıktı.

Yüz yıllık hesapları suya düştü.

Ondandır ki bu kadar açıkça her imkanlarıyla bizleri tehdit etmeye devam ediyorlar.

B planı var mı?

Olmaması mümkün değil ancak biraz ümitsiz ve de huysuzca.

O da Türkiye-yi de işin içerisine alarak ona verecekleri kedi hissesi farkıyla memnun etmeye çalışırken, kendileri de aslan payını almaya çalışacaklardır.

-Türkiye-de istihbaratla derine inen Fetö, derinde gördüğü derin güçlerle derinlerde ortaklığa girdi.

Derin ortaklık.. Derinlerdeki ortaklık, tüm devletlerin derinlerdekilerin toplandığı derin toplantıda…

Netice; Kirli İttifak…

 

 

Yorum

  1. mıstık

    2 Şubat 2017 at 20:28

    anladık fettoş denen darbeciyi de madem fettoşun geçmişini bu kadar net olarak biliyordunuz öyleyse yakın zamana kadar sen ve camian neden darbeci fettoşun bütün neşriyatına abone idiniz abone bulmak için can hıraşane çabalıyordunuz.halka fettoşun dünyaca yaptığı(!) hizmetleri her zaman ve mekanda anlatan kabul etmeyenleri de kıskançlıkla itham edenler siz ve camianız değil miydi?hatta ayda bir kere bir araya gelerek fettoşun yaptığı hizmet(!)metodundan nasiplenenler sizler ve camianız değil miydi?yoksa kandırıldınız mı?öyle görünüyor.öyleyse camiayı yanlışa kimler hangi maksatla yönlendirdi?bu durumda sizin ve camianızın tevbe-i nasuh ile tevbe istiğfar etmeniz gerekmez mi mehmet hoca.olanlar sizlere ders olabilecek mi.bu kaçıncı kandırılış.Allahın verdiği iz’an nerede kaldı ya?sizi Bediüzzamana(RA) şikayet ediyorum bilesiniz

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz
%d blogcu bunu beğendi: