Son Dakika
17 Ağustos 2017 Perşembe
22 Ağustos 2016 Pazartesi, 08:25
Kazım Çetinkaya
Kazım Çetinkaya [email protected] Tüm Yazılar

Kimin Nerede Olduğu Belli Değil

Kimin Nerede Olduğu Belli Değil   İnsanlara gülümsemek, insanları mutlu eder. Asık suratlılık insanları korkuya  ve endişeye sevk eder. Ama sırıtarak insanlara yapmacık gülücükler dağıtanlar çok tehlikelidir. Bütün kitaplar iyidir. Ama en iyi kitaplar henüz yazılmayanlardır. Gün gelecek çok daha iyi, yararlı, pozitif enerji veren yığınla  kitaplar yazılacak. O zaman yazar geçinenler utanacak. Eline kalem […]

Kimin Nerede Olduğu Belli Değil

 

İnsanlara gülümsemek, insanları mutlu eder. Asık suratlılık insanları korkuya  ve endişeye sevk eder. Ama sırıtarak insanlara yapmacık gülücükler dağıtanlar çok tehlikelidir.

Bütün kitaplar iyidir. Ama en iyi kitaplar henüz yazılmayanlardır. Gün gelecek çok daha iyi, yararlı, pozitif enerji veren yığınla  kitaplar yazılacak. O zaman yazar geçinenler utanacak.

Eline kalem alan yazar-çizer geçiniyor. Çalakalem gazete sayfalarına dökülen makaleler, fikir yazıları, düşünce anekdotları, bir gün sonra  sert kayalara tosluyor. Yazar mort, makale mosmor, fikir derdest !…

Hayatı hep ıskalayarak yaşıyoruz. Halbuki her günümüzü son gün, her dakikamızı son dakika olarak görürsek, kim bilir ne kadar mutlu olacağız.

Yarın yaparım, öbür gün giderim, derken o günler hiç gelmiyor. Dostluk sofralarındaki fırsatlar her zaman yerinde kalmıyor ki, fırsatlar bir bir elden gidiyor.

Bu dünya ahiretin tarlasıdır. Ne ekersen onu biçersin. Öldükten sonra bir avuç toprak herkese yeter. Zengin ölü ile fakir ölü arasında hiçbir fark yoktur. Sadece  boyu uzun olanların kefenleri yalnızca yarım metre fazla olacak.

Siyasetçilerin yalanları, politikacıların sahtekârlıkları, çıkarcıların iki yüzlülükleri , onları öteki alemde protokollerde ön saflara geçirmeyecek.

Milletin gözünün içine baka baka sahtekârlıklarını kamufle edebilmeyi beceren dalkavuklar, aptallıklarının hesabını çok acı öderler.

Bütün şarkılar güzeldir. Daha bestelenmeyen en güzel şarkılar geridedir. Gün gelecek en güzel şarkılar bestelenince, bestekârlar saklanacak yer derdine düşecekler.

Bilim ve teknolojinin baş döndürücü bir hızla ilerlediği günümüzde, ulaşım ve iletişimin daha ne kadar hızlanacağını hiç kimse kestiremiyor. Ama insanlığın, adamlığın, adam gibi adam olmanın neresindeyiz onu da buyurun siz hesaplayın…

Hayatı, ve hayatın güzelliklerini daha kavrayıcı yaşamak mümkündür.  “Elâlem ne der”  sendromunu rehber edinmezsek, gerçek yüreğimizi ortaya koymuş oluruz.

Akraba korkusu, komşu korkusu, çevre korkusu bize korkulu rüyalar yaşatmamalıdır. Ya olduğumuz gibi görünmeli, ya da göründüğümüz  gibi olmalıyız.

Hiç kimseye hesap vermek zorunda değiliz. Kimse bizim savcı ve hakimimiz de değildir. Yüreğimizdeki savcı bizi her konuda yönetebilir.

Yalnızca dünyamızı mamur etmek için gelmedik. Bu dünyayı mamur etmeye çalışan bütün nâdanlar, pişmanlık içinde ölürler. Hem din’leri hem de dünyaları gider ellerinden…

Dünyalarını mamur etmeye çalışan etrafınızdaki yağcı ve yalakaların düştükleri rezil durumu görüyor musunuz? Birilerinin yanında olmayı marifet sayanlar, birilerinin tekmelerine maruz kalıyorlar.

Dünya nimetlerine sahip olmak için şahsiyetlerini yitirenler, yalakalıkta zirveye tırmananlar, birilerinin postallarını yalamaya gayret edenlerin derbeder hallerine nasıl da tanıklık ediyoruz…

Değer mi bunca karaktersizliklere?  Her kes sevdiğiyle haşr olunacak. Ehliyet ve liyakat ölçüsüne göre insanlara değer verilmezse, kimin nerde duracağı belli olmaz.

Dün ak dediklerine bu gün kara diyenler, yarın da kara dediklerine ak demeyeceklerini nerden bilebiliriz ki?  İnsanların bu kadar bukalemunlaştığı dünyada kime ne diyelim?

Sap ile samanın karıştığı bir dünyada yaşıyoruz. At izi ile it izi iyice birbirine karışmış durumda. Ayaklar baş, başlar ayak olunca kıyameti bekleyin !..

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: