Son Dakika
22 Ekim 2017 Pazar
21 Ekim 2016 Cuma, 10:19
Mehmet Özçelik
Mehmet Özçelik [email protected] Tüm Yazılar

Kaybolan Ve Kaybedilen Çocuklar

Kaybolan Ve Kaybedilen Çocuklar   ve 21. Asır bütün asırların pisliğini bir kere de kustu. Her kesimden insan mağdur ve mazlum durumuna düştü. Ancak bunun en çok bedelini de çocuklar ödemiştir. Bu çocuklar Bosna da olduğu gibi ya savaş bahanesiyle kaçırılmış, köle olarak kullanılmış, büyütülerek yine kaçırılan ülkelere düşman olarak gönderilmiştir. Açlıktan ölenler, hastalık sebebiyle […]

Kaybolan Ve Kaybedilen Çocuklar

 

  1. ve 21. Asır bütün asırların pisliğini bir kere de kustu.

Her kesimden insan mağdur ve mazlum durumuna düştü.

Ancak bunun en çok bedelini de çocuklar ödemiştir.

Bu çocuklar Bosna da olduğu gibi ya savaş bahanesiyle kaçırılmış, köle olarak kullanılmış, büyütülerek yine kaçırılan ülkelere düşman olarak gönderilmiştir.

Açlıktan ölenler, hastalık sebebiyle kırılanlar, organ mafyası tarafından çalınanlar yine bunlar olmuşlardır.

Daha büyümeden hayatın acısını çekmiş ve dünyadan masum ve mazlum olarak gitmişlerdir.

Nüfus planlaması uygulaması ile de daha bunların dünyaya gelmeden önce önleri kapatılmaya çalışılmıştır.

-Rahmi Koç “Nüfus 80 milyon kişiye doğru gidiyor. Bu bize büyük bir ayak bağı oluyor. 50-60 milyonda kalsaydık çok daha zengin olurdu bu ülke. Kimse Amerika’yı kolay kolay yakalayamaz, çok ileri onlar. İyi eğitilmiş insan gücü bu işin en büyük varlığı ve sermayesidir. Türkiye’yi ABD ile kıyaslamayın. Türkiye’de birikim yok…” dedi. Bu şok sözlere “Bu neyin kafası” denilerek büyük tepki geldi.

*UNICEF- in raporuna göre;

Bugün dünyada hemen hemen 50 milyon çocuk köklerinden koparılmış durumdadır. Bu çocukların 28 milyonu hiçbir paylarının olmadığı çatışmalar nedeniyle evlerini terk etmek zorunda kalmış ve daha milyonlarcası da daha iyi, daha güvenli bir yaşam için yollara düşmüştür. Kaçtıkları çatışmaların ve şiddetin travmasını yaşayan çocuklar göç yollarında geçişleri sırasında denizde boğulma, kötü beslenme, aşırı su kaybı, insan tacirlerinin eline düşme, kaçırılma, tecavüz ve hatta cinayet gibi çeşitli tehlikelerle karşılaşmaktadır. Çocuklar, geçiş yaptıkları ve sonunda ulaştıkları ülkelerde de çoğu kez yabancı düşmanlığının ve ayrımcılığın hedefi olmaktadır.

Bizler Bodrum- da sahile vuran Aylan çocukla hislenmeye başladık, Suriye-de toprak altından çıkarılan veya Filistin-de sahilde İsrail tarafından bombalarla vurulan çocuklarla hatırlamaya ve geçici bir süreyle hüzünlenmeye başladık.

Çocuklar evlenince değil, doğmadan öncesi ve sonrasında da hatırlanmalıdır.

 

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: