Son Dakika
17 Ekim 2017 Salı
16 Ağustos 2016 Salı, 08:03

Karun ve Fetö   Kasas suresi 76. Ayetle başlayıp, son olan 88. Ayetle biten surede Karun-un hayatı ve olayı anlatılır. Karun Hz. Musa döneminde yaşayıp, aynı zamanda onun akrabasıdır. Fakir bir kimsedir. Ancak Allah-ın kendisini zengin kılmasını kör olup görmeyerek nankörlük etmiş, bu kazandıklarının da kendisinin ilim ve becerisinden kaynaklandığını söylemiştir. Bu gururundan dolayı Allah […]

Karun ve Fetö

 

Kasas suresi 76. Ayetle başlayıp, son olan 88. Ayetle biten surede Karun-un hayatı ve olayı anlatılır.

Karun Hz. Musa döneminde yaşayıp, aynı zamanda onun akrabasıdır.

Fakir bir kimsedir.

Ancak Allah-ın kendisini zengin kılmasını kör olup görmeyerek nankörlük etmiş, bu kazandıklarının da kendisinin ilim ve becerisinden kaynaklandığını söylemiştir.

Bu gururundan dolayı Allah onu ve onun hazine ve sarayını yerin dibine batırmıştır.

Burada asıl dikkat çekeceğim nokta şudur;

79-83-Kârûn, zineti ve görkemi içerisinde kavminin karşısına çıktı. Dünya hayatını arzu edenler, “Keşke Kârûn’a verilen (servet) gibi bizim de (servetimiz) olsaydı. Şüphesiz o büyük bir servet sahibidir” dediler.

Kendilerine ilim verilmiş olanlar ise, “Yazıklar olsun size! İman edip de iyi işler yapanlara Allah’ın vereceği mükâfat daha hayırlıdır. Ona da ancak sabredenler kavuşturulur” dediler.

Sonunda onu da, sarayını da yerin dibine batırdık. Allah’a karşı ona yardım edebilecek adamları da yoktu. Kendisini savunup kurtarabileceklerden de değildi!

Daha dün onun yerinde olmayı arzu edenler, “Vay! Demek ki Allah, kullarından dilediği kimselere rızkı bol verir ve (dilediğine) kısarmış. Allah, bize lütfetmiş olmasaydı, bizi de yerin dibine geçirirdi. Demek ki kâfirler iflah olmayacak” demeye başladılar.

İşte ahiret yurdu. Biz, onu yeryüzünde büyüklük taslamayan ve bozgunculuk çıkarmayanlara has kılarız. Sonuç, Allah’a karşı gelmekten sakınanlarındır.”

-Fetö her ne kadar dış destekli olsa da, bu millet bunları besledi.

Hiçbir şeyleri yoktu.

Bir ceketi bile olmayanlar, neredeyse Türkiye-nin beşte birine sahip oldular.

Bunca zenginliği kendilerinden bildiler. Gurura kapıldılar.

Allah-ın lütfunu, milletin iyiliğini unuttular.

Kör olup Nankörlük ettiler.

Buna hırsta eklenince Allah onları ve mallarını yerin dibine geçirdi.

-İşin hazin tarafı ise; onların gerçek yüzünü görmeyenler onların makam ve zenginliğine aldanarak onlar gibi olmayı ve onlardan olmayı arzu ettiler.

Üç yıl önce 17-25 Aralıkla gözleri açılmayanlar, bu gün Eyvah demekte, kendilerine yazık ettiklerini anlamışlardır.

Hala bu işi anlamayanlar ise ölünce anlayacaklar ancak dönüşü olmayan bir hasret içerisine gireceklerdir..

-Kehf suresi 32-44. ayetlerde hikayesi anlatılan iki bağ sahibi zengin adamla fakir adamın kıssasında anlatılan ayette;

-35-36. Böyle bir inkâr içinde kendine kötülük ederek bağına gir­di ve şöyle dedi: “Bunun hiçbir zaman yok olacağını sanmam. Kıyametin kopacağını da sanmıyorum. Şayet rabbimin huzuruna götürülürsem, hiç şüp­hem yok ki, orada bundan daha hayırlı bir akıbet bulurum.”

-42. Derken onun serveti yok edildi de çardakları yere çökmüş bağı uğruna yaptığı masraflardan ötürü çırpınmaya başladı. “Ah, di­yordu, keşke ben rabbîme hiçbir şeyi ortak koşmamış olsaydım!”

Bunlar ineklerinin sürekli süt vereceğini, bağlarının da hiç kurumayacağı gururuna kapıldılar.

Kör oldular, kör ettiler.

Allah nankörleri cezalandıracaktır.

Allah imhal eder ancak ihmal etmez.

Süre tanır ancak göz ardı etmez.

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: