Son Dakika
16 Aralık 2017 Cumartesi
13 Ocak 2017 Cuma, 08:00

KALP-YÜREK-GÖNÜL

Yazımıza başlık olan sözcükler, her ne kadar ilk bakışta birbirlerinin aynıymış gibi görünseler de aralarında fark olduğu bir gerçek. Kalp sözcüğünün düzme, sahte, kendisine güvenilmeyen anlamını bir kenara bırakarak, diğer anlama ve bağlantıları üzerinde durmak istiyorum. Bu anlamıyla kalp; göğsümüzün sol tarafındaki et parçası demek. Diğer bir adıyla, yürek… Hayvanlarda da bulunan bir organ… İnsanlardaki bu organa değer katan, onu yücelten, saygın kılan şey; Cenab-ı Allah tarafından ona yüklenen, işlenen duygular ve erdemlerdir ki biz buna gönül diyoruz. Öyleyse gönül demek, yürekte bulunan kuvvet demek. Görülmeyen, ancak yaşanıp hissedilen bu kuvvet; tıpkı ampuldeki elektrik akımına benzer. Bu haslet, sadece insana özgüdür ve hayvanlarda bulunmaz. Bütün hislerin komuta merkezidir. İnsanlar; gönülleri ile iman eder, inanır veya inkâr ederler. İyi ahlâkın, efendiliğin, hanımefendiliğin, insanlığın, merhametin, sevginin yeri ve merkezi gönüldür. Böylesi güzel erdemlerle donanmışlık için biz; kalp temizliği=gönül temizliği diyoruz. Günlük hayatta bazı olumsuzluklar için kullandığımız “kalpsiz,, ifadesi; merhametsiz, acımasız anlamını taşır. Gönülsüz ifadesi ise kalpsiz değil, duygusuz demek… Edebiyatımızda, kültürümüzde, folklorümüzde “kalp, gönül, yürek, nefis,, ile ilgili birçok güzel terim, deyim, şiir ve atasözü var.

Örneğin: Kalp kırmak: İncitmek, üzmek anlamında kullanılır.

Yukarıda kalp denilen bir et parçasının hem insanlarda hem de hayvanlarda bulunduğunu söylemiştik. İnsan kalbini hayvanlarınkinden ayıran en belirgin niteliğin, Allah tarafından ona yüklenen erdemler olduğuna dikkat çekmiştik. İşte bu manevî duygulardır kalbimize kutsallık katan, onu yücelten. Bu manevî erdemleriyle insan kalbi, olağanüstü bir konum ve değer kazanır.

Bakınız Yunus Emre ne diyor:

“Bir kez gönül yıktın ise

Bu kıldığın namaz değil.,, Demek ki kalp kırmak, gönül yıkmak; boşuna namaz kılmak, kılman namazların namazdan sayılmaması ile eşdeğer… Keza mutasavvıflar; kalp kırmayı, gönül yıkmayı, Kâbe’yi yıkmaktan daha büyük bir kabahat olarak görmekte…

Zira; Kâbe, Hz. İbrahim’in yapısı, oysa gönül=kalp ise Allah’ın evi, Allah’ın yapısı olarak kabul edilmekte…

Söz bu kavramlardan açılmışken, biraz da “nefs„ dediğimiz kavram ve duyguya değinmekte yarar var. Nefis de bir anlamıyla gönül demek. Ruh, can, benlik, iç, yücelik, irade… demek.

Günlük hayatta bizi duygularımıza esir eden, birtakım yanlışlık ve olumsuzluklara,

hatta suç ve günahlara teşvik ve tahrik eden duygu… Eskiler buna “dine uymayan duygular anlamında nefs-i ammare diyorlar ve en büyük düşman olarak kabul ediyorlar. Birçok ayet ve hadiste de bu duygulara uymanın yanlışlığı vurgulanıp uyarılmaktayız. En basit söylemiyle “nefsaniyet,, sözcüğü, “düşmanlık,, anlamında kullanılmakta.

 

Şimdi geliniz bu sözcüklerle ilgili bazı güzel sözleri, atasözlerini, deyimleri paylaşarak yazımıza son verelim:

Bir şarkıda; “Gönül nedir bilene, gönül veresim gelir,, diyor. Ne kadar güzel, değil mi?

Ya şunlara ne demeli:

•         Gönül kimi severse güzel odur.

•         Gönül ferman dinlemez.

•         Gönülden gönüle yol vardır.

•         İki gönül bir olursa, samanlık seyran olur.

•         Gönülden ırak olan, gözden ırak olur.

•         Her yiğidin gönlünde bir aslan yatar.

•         Kalp kalbe karşıdır.

Hepinize kalbî duygularla selamlar, sevgiler… Her şey gönlünüzce olsun…

 

 

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz
%d blogcu bunu beğendi: