Son Dakika
13 Aralık 2017 Çarşamba
09 Mayıs 2014 Cuma, 17:09

İttifak tutar mı?

Uzun süreden beri mesleki işlerimin yoğunluğundan dolayı yazı yazamadım. Fırsat buldukça yazmaya devam edeceğim. Gündem yoğun. İsrail’in Gazze saldırısı, IŞID olayı, cemaat-hükümet çatışması…  Önümüzdeki günlerin en önemli olayı hiç kuşkusuz Cumhurbaşkanlığı seçimi.

Cumhurbaşkanı’nın ilk defa halkoylaması ile seçilmesi ayrı bir önem taşıyor. Seçilen adaya göre değişmekle birlikte fiili olarak başkanlık, yarı başkanlık dönemi başlayabilecek. Her seçimde olduğu gibi bu seçimde de partiler ve liderler yeni stratejiler, siyasi yöntemler belirleyecekler.

Bu seçimlerin en önemli yanlarından biride CHP-MHP’nin ortak tek aday üzerinden girmeleri.  AKP’ in ve lideri olan Başbakan Tayyip Erdoğan’ın girdiği her seçimde oylarını artırarak birinci olması, muhalefetin ise üst üste aldığı yenilgiler, kemikleşmiş oy oranlarının üzerine çıkamamış olmaları ve de önümüzdeki dönemlerde de bu yapının devam edecek gibi gözükmesi muhalefeti bu çılgın projeye zorlama nedenleri arasındadır.

Aslında son yerel seçimde birçok ilde bu ittifak denendi. CHP ve MHP kuvvetli oldukları yerlerde diğer parti zayıf aday göstererek Ak Parti’nin adayını devrilmeye çalıştılar. Ankara ve Yalova gibi illerde az da olsa başarılı oldular. Muhalefet bu başarıdan cesaretle Cumhurbaşkanlığı seçiminde daha somut adım atıp tek aday üzerinden girme kararı aldı. Bu ittifaka daha sonra BBP gibi küçük partilerin eklenmesiyle ittifak sayısı arttı.

Manzara şu şekilde; Ak Parti’ye karşı (HDP’yi hariç tutarsak) diğer partiler. Bu ittifaka cemaati de eklemek gerekir. Sağ, merkez sağ-sol blok halinde, sağ-islamcı iktidar partisine karşı birlik halindeler. Aslında çaresizlikten kaynaklanan kerhen bir birliktelik. İttifakın üç güçlü ayağı; MHP-CHP-Cemaat. Üçü de birbirinden hoşlanmadıkları, hatta nefret ettikleri belli. Ama tek başlarına siyasi etkileri çok zayıf. O yüzden ‘düşmanımın düşmanı’ ilkesince bu yola başvurdular. Cumhurbaşkanlığı seçiminde başarılı olduğu takdirde bundan sonraki seçimlerde daha somut birliktelik gösterecekler. Ak Parti’yi devirmenin yollarını bu şekilde arayacaklar.

Her iki parti için ciddi siyasi atraksiyon. Kendi içinde riskleri ve avantajları var. Çatı aday Ekmeleddin İhsanoğlu  seçimi kazanmanın haricinde yüzde 45’larda bir oy aldığında bile başarı kabul edilecek. Çünkü ortak aday çıkarmak dikensiz gül bahçesi değil. Her iki parti tabanından ciddi tepki var. Ekmeleddin İhsanoğlu özellikle CHP geleneğiyle yakınlığı olamayan bir isim. CHP’de ciddi oy kayıpları olacak. Oy verecek kişiler de sırf Tayyip Erdoğan karşıtlığından dolayı verecekler. MHP biraz daha rahat gibi görünüyor. Ayrıca ortak aday Ekmeleddin İhsanoğlu, Tayyip Erdoğan gibi güçlü liderliğin karşısında tanınma açısından düşük bir profil göstermekte. O yüzden % 45’lerdeki oy başarı kabul edilebilinir.

Çatı adayın oy oranı yüzde 40’ların altına düştüğünde ise Ak Parti, karşısındaki büyük bir koalisyonu yenilgiye uğrattığı için artık 2023 hedefleri önünde bir engel kalmayacak. Tayyip Erdoğan’ın güçlü liderliği pekişecektir. Muhaliflerine karşı politikalarında eli güçlenecektir. Muhalif koalisyon ise güç birliğine rağmen aldığı yenilgi ile iç dengelerini değiştirme gerekliliğini görebilir. Halka kendilerini anlatma konusundaki eksiklerini görmedikleri takdirde bundan sonraki seçimlerde de yenilgiyi peşinen kabullendikleri anlamına gelecektir. Parti liderlerin koltukları tartışmaya açılabilir.

Cumhurbaşkanlığı seçimi ikinci tura kaldığı takdirde HDP-BDP tabanı büyük ölçüde Tayyip Erdoğan’ı destekleyecektir. Bu da adı konulmamış bir ittifaktır. Çözüm sürecinde gelinen aşamanın akamete uğramaması bu tercihin en büyük sebebi olacaktır. Ayrıca kürt seçmenin Tayyip Erdoğan’a karşı büyük bir sevgi beslediği aşikardır. İlk turda bile büyük oranda destek vereceği beklenmektedir. Böyle bir destek olsa bile bu doğal bir destek olacak anlaşmalı değil.

Son dönemlerde Türkiye’de siyasi kartlar yeniden dağıtıldı. Dünya görüşleri, ideolojiler geri planlara itildi. Siyasetin dili sertleşti, keskinleşti. Rakiplerini yenilgiye uğratmak hatta yok etmek birinci hedef haline geldi. Bu keskinliğin partilerin tabanlarına yayılması kutuplaşmayı artıracaktır.

Tekrar CHP-MHP ortaklığına dönecek olursak cumhurbaşkanlığı seçimine girme projesi liderlerin oynadığı siyasi bir kumardır. Sonuçları bakımından Türk siyasi hayatında bir kilometre taşı mı olacak yoksa dağılıp gidecek mi? süreci birlikte göreceğiz.

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz
%d blogcu bunu beğendi: