Son Dakika
18 Ekim 2017 Çarşamba
02 Mart 2017 Perşembe, 08:05

İslâma Saldırı   İslâmın sistematik hale gelişi, kargaşanın, karışık ve de karışmanın olduğu 3. Asırda başlamıştır. Farklı dinlerden insanların islama girmesi, bununla beraber eski batıl ve hurafe görüşlerinin de islama dahil olması, bazı bulanıklıkları da beraberinde getirmiştir. Bir ayrıştırmaya, sentez ve analize, arındırmaya ihtiyaç hissettirdi.. İşte bu safhada itikadi ve ameli mezhebler ehli sünnet merkezinde […]

İslâma Saldırı

 

İslâmın sistematik hale gelişi, kargaşanın, karışık ve de karışmanın olduğu 3. Asırda başlamıştır.

Farklı dinlerden insanların islama girmesi, bununla beraber eski batıl ve hurafe görüşlerinin de islama dahil olması, bazı bulanıklıkları da beraberinde getirmiştir.

Bir ayrıştırmaya, sentez ve analize, arındırmaya ihtiyaç hissettirdi..

İşte bu safhada itikadi ve ameli mezhebler ehli sünnet merkezinde şablon olarak yer alırken, burada yer bulamayan mutezile, harici, şia ve kolları yer bulamadılar.

Aslında islamın içinden çıkmış olan amel ve itikattaki batıl mezheb ve görüşler, islamın ehli sünnet merkezinde yer bulamamasıyla dışarı atılmış, dıştan ithal edilmeye çalışılan özürlü ve tehlikeli görüşler olarak bünyede tahribat yapmıştır.

Türkiye bir asırdır dini yasaklara rağmen bazı arızalarla beraber asliyetini koruması, amel ve itikattaki düzgünlüğüne sahip olması, geçmişten gelen ve topluma mal olmuş güçlü inancın ölmeyip ve de öldürülemeyip ayağa kalkmasıdır.

Tahrib ve saldırı bitmiş değildir.

Yetersizlik hüküm sürmekte ve devam etmektedir.

Ancak kökteki maya ve asıl nüve varlığını korumakta ve sürdürmektedir.

Hariçte din savaşı ve mücadelesi sürerken, dahilde mezheb savaşları kızıştırılmaktadır.

Sular bulanmadan durulmuyor.

  1. 3. Asırda bu bulanıklıktan islamın temel bilimleri olan; Hadis-Tefsir-Kelam-Fıkıh gibi temel ilimler doğdu.

Bu asırda da islam en haşmetli dönemini yaşayacak ve kapanışı muhteşem olacaktır.

Hak gelince tüm batıllar zail olacak, hakikatlar insanları teslime mecbur bırakacaktır.

Dünyadaki terörlerin tek amacı da bu doğacak olan islamın hakikat güneşini perdelemek veya doğuşunu geciktirmeye çalışmaktır.

Dünyanın umumi sulhu tamamlandığında tüm insanların nazarları islamiyete dönecektir.

Bu gün İslâm kendi kendini müdafaa ediyor.

-Bu gün avrupada 2 milyon kadar Üniteryenler adıyla, Hristiyan Müslümanlar bulunmaktadır.

Avrupa içinden islama teslim olacaktır.

İslam avrupayı dıştan ziyade, içten fethedecektir.

Yüz yıldır islama hamile olan batı Hristiyanlık dünyası islamın doğum sancılarını çekmektedir.

Doğum –inşaallah- yakındır.

İslamın gelişimini durdurmak için batının işi olan Işid, İslamın dalgaları arasında boğulmaya mahkumdur.

”Nuaym (Naim) bin Hammad da Kitabu’l fiten adlı eserinde (kitap sayfaları arasında tefsirde Taberi gibi sahih ve sahih olmayan hadis rivayetlerini barındırmıştır) Beni Abbas bölümünde IŞİD’in sonuna işaret eden hadisi rivayet ediyor. Sonlarının Türkler tarafından getirileceği ifade ediliyor. Bu hadis açıktan IŞİD’in bitirilmesinde Türklerin rolüne işaret ediyor. Buna göre IŞİD’i Türkler bitirecek.

Velit Bin Müslim tarikiyle rivayet edilen hadiste aynen şöyle buyrulmaktadır: “Uzlete çekilmekle haklısınız. Türkler Ermeni kapısından girinceye kadar siyah sancak(lı)lar muhalifleri üzerine egemen kalacaktır…” Velid Bin Müslim, siyah sancaklıların kendi aralarında ihtilaf etmelerinin ardından işlerinin bozulacağına ve şevketlerinin kırılacağına ve bunun sonlarına dair ilk alamet olacağını ifade ediyor. Mesele o dönemde Eba Müslim Horasani meselesiyle bağlantılı olarak dile getirilse de günümüzün şartlarına uyduğu gayet açıktır. Eba Müslim Horasani dönemindeki siyah sancaklıların şevketinin Türkler tarafından kırılmaması aksine başarılı olmaları hadisin manasının günümüze intikal ve taayyün ettiğini gösterir. O dönemde Ermeni kapısı veya Ermenistan Cezire bölgesine açılmaktadır. Bugün Ermenistan ile Cezire arasında bağlantı kalmasa da kadim yerleşim düzeninde IŞİD’in şimdi kontrol ettiği bölgelerin kadim Ermenistan sınırına bitişik olduğu bir gerçektir. Nuaym Bin Hammad, Türklerle ilgili hadisi Fiten Kitabında 608’inci hadis olarak kaydetmektedir.

Taban bulmayan Işid ve benzeri unsurlar yıkılmaya ve yok olmaya mahkumdur.

Nitekim 47 müslüman ülkede yapılan araştırmada halk intihar saldırıları veya hamas ve Hizbullah gibi oluşumlara pirim vermiyor, müsbet bakmıyor.

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: