Son Dakika
20 Ağustos 2017 Pazar
01 Ağustos 2016 Pazartesi, 09:18
Kazım Çetinkaya
Kazım Çetinkaya [email protected] Tüm Yazılar

İslam Coğrafyasının Lideri Türkiye

İslam Coğrafyasının Lideri Türkiye   15 Temmuz Türkiye devleti ve Türk milleti için bir milat’tır. Aynı zamanda tüm İslam coğrafyası için de esasen yeni bir doğuşun başlangıcıdır. Esasen 1800 ‘lü yılların sonlarında bir bakıma devlet-i ebed müddet vasfını yitiren Osmanlı, önceleri hakim olduğu bazı devletler üzerindeki hakimiyetini 1950’li yıllara kadar sürdürdü. Yaklaşık 600 yıl ayakta […]

İslam Coğrafyasının Lideri Türkiye

 

15 Temmuz Türkiye devleti ve Türk milleti için bir milat’tır. Aynı zamanda tüm İslam coğrafyası için de esasen yeni bir doğuşun başlangıcıdır.

Esasen 1800 ‘lü yılların sonlarında bir bakıma devlet-i ebed müddet vasfını yitiren Osmanlı, önceleri hakim olduğu bazı devletler üzerindeki hakimiyetini 1950’li yıllara kadar sürdürdü.

Yaklaşık 600 yıl ayakta kalan ve 400 yıl dört kıtada söz sahibi olan Türk milletinin ecdadının hakimiyet ruhunu kaybettiği günden beri gözler hep o ruhu aramaktadır.

İslam’ın  ve Müslümanların son kal’ası olan Türkiye, bir şekilde parçalanmalı, kardeş kardeşe kırdırılmalı ve bu aziz vatan bölünmeliydi.

Dışarıdan yıllarca uğraştılar başaramadılar. Her defasında Çanakkale ruhu ile karşılaşan hainler, hayallerine bir türlü ulaşamadılar.

Kale içten fethedilmeliydi. Kurt gövdenin içine girmeli ve sinsice kemirerek gövdeyi çürütmeliydi. Bunun için de gayeye giden her yol denenmeliydi.

Türkiye mutlaka İslam ülkelerinin gözünden düşürülmeli, basit ve güçsüz bir ülke olduğu Müslüman ülkeler tarafından kabullenilmeliydi.

Son on beş yıla kadar gayeye giden yolda zalimler güruhu epeyce mesafe kat ettiler. Tam yolun sonuna doğru yaklaşılmışken, hesaplar alt üst oldu ve Türkiye yeni sahipleriyle tanıştı.

Ülkeyi yüz yıldan  beri Haçlı ruhuna peşkeş çekenler, nereden geldiğini, nasıl geldiklerini hesaba katmadıkları, bilmedikleri bir diriliş ruhuyla karşılaştılar.

Tanıklık yaptığımız son elli yılda bu memleketin kaderine hakim olan siyaset adamları, çeşitli entrikalarla milleti uyutmayı ve sırtlarından sultanlar gibi geçinip gitmeyi başardılar.

Bu necip milletin inancını istismar ederek  saltanat süren nice politikacılar var ki, bu gün tarihin çöplüklerine atılmış müstehak oldukları yeri bulmuşlardır.

Kimi politikacılar bu milletin emeğini, alın terini, göz nurunu istismar ederek, yıllarca insanımızı aldatmanın, sömürmenin keyfini yaşadılar.

İslam coğrafyasının lideri olma umudunu besledikleri Türkiye, hiçbir zaman Müslüman ülkelerin hayal ettikleri ülke konumunda olmadı, olamadı.

Son on beş yılda umutlar yeniden yeşermeye, gönüller yeniden heyecanlanmaya başlamıştı ki, gizli bir el tekrar devreye girdi ve umutların sönmesi, heyecanların kaybolması için planlar projeler hazırlandı.

Ama Allah’ın lütuf ve inayetiyle bu defa başaramadılar. Bütün hayalleri yer ile yeksan oldu. Planların planlayıcısı, onların planlarını alt üst etti.

Düne kadar Suudi Arabistan’ı lider ülke gören Arap devletleri de dahil, bütün İslam dünyası, Türkiye’yi rakipsiz olarak tek lider ve islam’ın son kalesi olarak görmeye başladı.

İslam’ın son kalesinin yıkılmaması için, umutların tükenmemesi adına İslam coğrafyasında yaşayan masum ve mazlum ümmetin yaptıkları dualar, döktükleri göz yaşları, yakılmak istenen ateşi söndürecektir inşallah.

Hayır olarak gördüklerimizde şer, kötü olarak gördüklerimizde Allah hayır murad etmiş olabilir. Biz bilmeyiz . Her şeyi en ince detaylarına kadar hesaplayan bir Yaratıcımız var.

Sakın kader deme, kaderin üstünde bir kader vardır.

Ne yapsalar boş göklerden gelen bir karar vardır.

 

 

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: