Son Dakika
19 Ağustos 2017 Cumartesi
12 Ağustos 2016 Cuma, 07:45
Kazım Çetinkaya
Kazım Çetinkaya [email protected] Tüm Yazılar

İSLAM COĞRAFYASINDAKİ HUZURSUZLUK VE BATI DÜNYASI

İSLAM COĞRAFYASINDAKİ HUZURSUZLUK VE BATI DÜNYASI Bütün dünyada insanlık aleminin tüm fertlerinde bulunan  haysiyetin, hak ve özgürlüklerin tanınması, adaletin ve dünya barışının sağlanmasında eşit insan haklarının olması elzemdir. İnsan hakları evrensel beyannamesinin birinci maddesi şöyledir: “Bütün insanlar hür, haysiyet ve haklar bakımından eşit doğarlar. Akıl ve vicdana sahiptirler ve birbirlerine karşı kardeşlik zihniyeti ile hareket […]

İSLAM COĞRAFYASINDAKİ HUZURSUZLUK VE BATI DÜNYASI

Bütün dünyada insanlık aleminin tüm fertlerinde bulunan  haysiyetin, hak ve özgürlüklerin tanınması, adaletin ve dünya barışının sağlanmasında eşit insan haklarının olması elzemdir.

İnsan hakları evrensel beyannamesinin birinci maddesi şöyledir: “Bütün insanlar hür, haysiyet ve haklar bakımından eşit doğarlar. Akıl ve vicdana sahiptirler ve birbirlerine karşı kardeşlik zihniyeti ile hareket etmelidirler.”

Ancak ne yazık ki bu maddeyi beyannameye koyan BM. Bu güne kadar hiçbir zaman insan hak ve hürriyetlerine gerekli saygıyı göstermedi, gösteremedi.

Kendi milliyetlerine tabi olan insanların dışındaki hiçbir millete haysiyet ve haklar bakımından eşit haklar tanımadı.

Doğuştan kendi milletlerinin hep üstün ve ayrıcalıklı olduğu kanısıyla, diğer milletlerin fertlerine her zaman ikinci, üçüncü sınıf insan muamelesini reva gördü.

Kendileri hiçbir vicdana sahip olmadıkları halde herkesi vicdansız, ama kendilerini yeryüzünün en vicdanlı, en merhametli, en diğergam milleti olarak kabul etiler ve öyle gördüler.

Akıl ve mantık süzgecini başkalarına iyi tavsiye etiler, ancak kendilerine gelince, akıl ve mantığa uymayan davranışlarını dahi en akıllıca değerlendirmekten geri durmadılar.

Batı hiçbir zaman kardeşlik ruhu ile hareket etmedi. Menfaatler çatışmasında her türlü hile ve desiseleri uygulamayı mübah gördüler.

Batı, tarihin bütün dönemlerinde , bırakınız kardeşlik zihniyeti ile hareket etmeyi, sürekli kardeşi kardeşe kırdırmayı adeta bir marifet saydı.

Bütün İslam coğrafyasında bu gün oluk oluk akan kanının müsebbibi, Batı’nın bu aymazlığı ve sefil düşüncesinin gerisindeki projeleridir.

Bir türlü yüzü gülmeyen İslam aleminin, sürekli cadı kazanı gibi kaynaması, katliam ve cinayetlerin temelinde Batı’nın bu pervasız  aldırmazlığı vardır.

Bu gün İslam dünyasının gözünü diktiği ve ümmetin son kalesi olarak gördüğü ülkemizin kana bulanmak istenmesinin arka planında Batı’nın bu çirkin yüzünün olmadığını kim söyleyebilir.

Kendi ırkını, kendi cinsini, kendi rengini en üstün gören Batı, kendinden olmayan hiçbir millete hayat hakkı tanımadı.

Kendi dünyasından başka dünya tanımadı. Her zaman kendisini efendi, diğer milletleri köle olarak gördü ve öyle değerlendirdi.

Sözde İnsan Hakları Beyannamesinin bütün maddelerinden kendisine aslan payı çıkardı, başka milletlere hayat hakkı tanımadı.

Kendisi tok olunca başkalarının açlığı Batı’ıyı hiç ama hiç ilgilendirmedi. Hatta diğer devletlerin halklarının aç kalması için her türlü hile ve desiseyi reva gördü.

Ülkemizde oynanan oyunlar, çıkarılmak istenen fitnenin arkasında duran ABD;AB ve diğer Siyonist devletler adeta zil takıp oynadılar.

İslam ülkelerine rahat yüzü göstermemekte kararlı olan Batı, kendisinin çıkarmaya çalıştığı fitne girdabında elbet bir gün boğulacaktır.

 

 

 

 

 

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: