Son Dakika
11 Aralık 2017 Pazartesi
29 Aralık 2014 Pazartesi, 09:46

İllegal Hutbeler -1-

 

Sevgili Cemaat, gerçek iyilik sanatçı olmanız, yazar olmanız, makam mevki sahibi olmanız, çok iyi evlere, çok iyi işlere, çok güzel mekanlara, saraylara, villalara, arabalara sahip olmanız değildir…

 

Gerçek iyilik, çok iyi yazar, şair olup çok iyi cümleler kotarmanız asla değildir, çok iyi mısralar bulup karşı cinsi etkilemek iyilik değildir…

 

Gerçek iyilik, süslü cümlelerle ahkam kesip, her şeyi ben bilirim, en iyisi benim, en iyi kitap okuyan benim demek değildir…

Gerçek iyilik, rozetlerinizin yüreğinizden büyük olması değildir…

 

Gerçek iyilik, samimiyettir, ihlastır, merhamettir, bir çiçeğe gülmektir, bir çocuğun başını okşayabilmektir, karşılıksız, şeksiz şüphesiz az da olsa sadaka verebilmektir, ekmeğini bölüşmektir iyilik…

 

Gerçek iyilik, bilginizle insanlara tepeden bakmanız asla değildir, okuduğunuz üç beş kitabın gölgesi ile insanlara bilgi ile zulmetmek, Bel’amlaştırmışsa sizi iyilik yanınızdan geçmemiştir.

 

Gerçek iyilik, kendi gerçeğinizi tebanıza dikte ettirmeniz değildir, “benim gibi düşünmezsen benden değilsin” demen iyilik değil zulümdür. Homojenleştirdiğiniz insanların her biri birer mankurt olacak ve gün gelecek o mankurtların topluma açtığı gediklerin hesabını sizin hanenizden keseceklerdir.

 

Gerçek iyilik, siyaset ve politik argümanları ağzınıza sakız yapıp her yere yapıştırmanız ve bu sakızı defalarca çiğneyip sonra birilerine tükürmeniz değildir, insanların halis niyetlerinin makes bulduğu bir yürek taşımıyorsanız siyasetin kapısından girmeniz doğru da değildir, gerçek iyilik halka hizmettir.

 

Gerçek iyilik içinizdeki fitne fücuru yaymanız ve bu fitnenin yayılmasından ebleh mutluluklar devşirmek değildir, gerçek iyilik kardeşinin ayıbını öretebilme erdemliliğidir, erdem mektebinde talebe olamıyorsan kapısında köle olman fitneci olmandan daha iyidir.

 

Gerçek iyilik, bir fasık size bir haber getirdiğinde işinize geliyor diye o haberi hakikat kabul etmek değildir, asıl iyilik o fasığın fasıklığını bilmeniz ve o habere ona göre itimat etmenizdir, unutmayın ki kimse işlemediği günahın masumu değildir…

 

Gerçek iyilik geldiğin noktanın en iyisi olduğu vehmine kapılmanız değildir, bugün olduğun nokta yarın olacağın noktanın neresi olacağını asla göstermez, hayır bildiklerinde şer, şer bildiklerinde hayır vardır bilinmez, şükür elbisesini giyip, hamd ile dolaşmanız asıl iyiliktir.

 

Bakara 177 şunu söyler:

“Yüzlerinizi doğuya ve batıya çevirmeniz iyilik değildir. Ama iyilik, Allah’a, ahiret gününe, meleklere, Kitaba ve peygamberlere iman eden; mala olan sevgisine rağmen, onu yakınlara, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışa, isteyip dilenene ve kölelere (özgürlükleri için) veren; namazı dosdoğru kılan, zekatı veren ve ahidleştiklerinde ahidlerine vefa gösterenler ile zorda, hastalıkta ve savaşın kızıştığı zamanlarda sabredenler(in tutum ve davranışlarıdır). İşte bunlar, doğru olanlardır ve müttaki olanlar da bunlardır.”

 

Tevbe 24 ise şunu söyler:

 

De ki: Babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, karılarınız, aşiretiniz, elde ettiğiniz mallar, kesada uğramasından korktuğunuz alışveriş ve hoşunuza giden evler, sizce Allah’tan, Peygamberinden ve onun yolunda savaş etmeden daha sevimliyse bekleyin Allah’ın emri gelinciye dek ve Allah, buyruktan çıkan kötü topluluğu doğru yola sevk etmez.

 

Hutbeme son verirken sayın yazar, çizer, entel, dantel abilerim ablalarım, velhasılı kelam efendi olun, adam olun, haddinizi aşmayın, zira ki hepimiz ölümlüyüz, ölüp gidecek olanların bu denli firavun gururu taşımaları, kalp kırmaları doğru değil…

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz
%d blogcu bunu beğendi: