Son Dakika
19 Ekim 2017 Perşembe
15 Haziran 2016 Çarşamba, 09:16
Üzeyir Ergül
Üzeyir Ergül [email protected] Tüm Yazılar

İlin Yetkilileri Suyun Kıymetini Ne Zaman Anlayacak?

İlin Yetkilileri Suyun Kıymetini Ne Zaman Anlayacak? Adıyaman merkez Ulu Camisi Adıyaman’ımızın simge yapılarından biridir. Şehrin merkezinde yer alan ibadet yeri 2015 Eylül’ünden beridir ibadete kapalı. Kapalı olmasının sebebi restorasyon ve güçlendirme çalışmaları. Anadolu Selçuklular zamanında yaptırılan cami zamanla daha öncede birkaç kez elden geçirilmiş. Her seferinde özüne uygun olarak yeniden ibadete açılanmış. Buraya kadar […]

İlin Yetkilileri Suyun Kıymetini Ne Zaman Anlayacak?

Adıyaman merkez Ulu Camisi Adıyaman’ımızın simge yapılarından biridir. Şehrin merkezinde yer alan ibadet yeri 2015 Eylül’ünden beridir ibadete kapalı. Kapalı olmasının sebebi restorasyon ve güçlendirme çalışmaları.

Anadolu Selçuklular zamanında yaptırılan cami zamanla daha öncede birkaç kez elden geçirilmiş. Her seferinde özüne uygun olarak yeniden ibadete açılanmış.

Buraya kadar her şey normal seyrinde devam ediyor. Bir yapının güçlendirilerek zaman meydan okumasını sağlamak elbette ki önemli. Çekincemizin son yıllarda ülkemizde yapılan restorasyon çalışmalarının gelişi güzel bir şekilde yapılmaya çalışılması ve özünden uzaklaştırılıyor olmasına. Bugün Cendere Köprünün halini görenler ne demek istediğimi gayet iyi anlayacaktır. Ya da Nemrut Dağında sözde yapılan restorasyonun ne halde olduğunu biliyoruz. Gaziantep Zeugma’sında yapılan restorasyon çalışmalarının haberlere konu olmasını sağlayan olaylarda bizim taşıdığımız çekincelerimizde ne kadar haklı olduğumuzun ispatı niteliğinde.

Yazıma asıl konu olan meseleye gelmeden Ulu Cami restorasyonuna kısa değinmek istedim. Asıl konumuz ulu cami restorasyonu sırasında yok olan su ile ilgili.

Bilenler ya da hatırlayanlar bilirler ilimizde üç camimizde akan su vardı. Kap Camii, Ulu Cami ve Eskisaray camisi. Şuan Eskisaray Camisi dışındaki iki suyunda üstü kapatılmış durumda. Başka illere kısmet olmayan sularımızın kıymetini bilmek yerine onları lavabolarda kullanmayı tercih etmenin mantığını halen anlamış değilim. Hele ki Ulu Cami’deki restorasyon kapsamında suyun, şehrin lağım suyuna aktarılıp üzerinin kapatılmış olması üzerine kime ne söylenir bilemiyorum.

İlimiz yöneticileri bu suçun neresinde olduğunu bilmediğim için direk kişi ya da kurum ismi kullanamıyorum. Şanlıurfa Vakıflar Müdürlüğü tarafından mütahit bir firmaya verildiğini biliyorum sadece. Bir mütahite verilmiş olsa da restorasyonun nasıl yapılacağı konusundan ildeki yetkililerinde söz hakkı olmuştur sanırım. Ya da en azından denetleme konusunda yetki verildiği kanısındayım. İl valisine ve belediye başkanına burada büyük görev düşmektedir.

Yaz aylarında özellikle kavurucu sıcaklarda ilimizde su kesintisi olduğu hepimizin malumu. Hal böyleyken camilerde boşa akıtılan ve lağıma bağlanan suyun bir izahı merak ediyoruz doğrusu. İldeki yerel yöneycileri bu suyu lağım bağlamadan her türlü değerlendirebilirler. Kap Camisinde ki suya sahip çıkılamadığı ya da basite alındığı için yok olup gitti. Aynı hata şimdi Ulu Camiinde yapıldı. Sırada sanırım Eskisaray Camisi var.

Ülkemizde birçok il su su diye çırpınırken biz o suyun kıymetini bilmeden ya boşa akıtıyoruz ya da lağıma bağlıyoruz. O su şehri güzelleştirmek adına her türlü kullanılabilir.  Sağlıklı olup olmadığını bilemediğimden içilebilir diyemiyorum.

Yetkililere düşen gerek daha önce üzeri kapatılan Kap Cami suyunu gerekse de ulu cami suyunu mümkünse yeniden kazanıp ilin menfaati doğrultusunda kullanılmasını sağlamaktır. Bu konuda gerekli hassasiyeti göstermeleri gerekmektedir. Elde olunca kıymeti bilinmeyen suyu sonradan çokça arayacağız ve hiçte iyi anmayacağız zamanın yöneticilerini.

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: