Son Dakika
22 Ekim 2017 Pazar
26 Aralık 2014 Cuma, 10:03
Kazım Çetinkaya
Kazım Çetinkaya [email protected] Tüm Yazılar

İçki (alkol) nasıl yasaklandı?

İçki (alkol) nasıl yasaklandı? İslâm dini, bundan asırlar önce insanlığa kurtuluş yolunu göstermiş, bu yolda yürümenin insana kazandıracağı maddi ve manevi faydaları bildirmiş, tevhid inancına sahip olanlara ebedi mutluluk va’d etmiştir. Böylece insanlık üzerine çöken küfür karanlıklarını iman nuruyla aydınlatmış, zulüm bulutlarını adalet güneşiyle dağıtmıştır. Onbeş asır önce insanlığı büyük felakete sürükleyen, insanlık özelliklerini kaybettiren […]

İçki (alkol) nasıl yasaklandı?

İslâm dini, bundan asırlar önce insanlığa kurtuluş yolunu göstermiş, bu yolda yürümenin insana kazandıracağı maddi ve manevi faydaları bildirmiş, tevhid inancına sahip olanlara ebedi mutluluk va’d etmiştir. Böylece insanlık üzerine çöken küfür karanlıklarını iman nuruyla aydınlatmış, zulüm bulutlarını adalet güneşiyle dağıtmıştır.

Onbeş asır önce insanlığı büyük felakete sürükleyen, insanlık özelliklerini kaybettiren cahiliyye adetlerinin de kökünü kazımıştır.

O günlerde, insanların mübtela oldukları kötü alışkanlıklardan biri de sarhoş edici içkilerdi. Evet “Cahiliyye dönemi” adı verilen o devirlerde şarap içiliyordu.

Putperestliği terkedip İslâm’a koşan insanlar, sevgili peygamberimize gelip şarap içmenin hükmünü soruyorlardı. İçkili toplantılarda meydana gelen olaylar büyük huzursuzluklara sebep oluyordu.

İçki içmeyi kesin olarak yasaklayan ayet gelmeden önce, bu konuda nazil olan ilk ayet şu mealdeydi:

“Hurma ağaçlarının meyvesinden ve üzümlerden de içki ve güzel rızık edinirsiniz. İşte bunda da aklını kullanacak bir topluluk için hiç şüphesiz bir delil vardır.” (Maide: 67)

Bir gün Evs ve Hazrec kabilelerinin gençleri birlikte oturmuş sohbet ediyorlardı. Daha önce birbirleriyle kıyasıya savaşan, birbirlerini öldüren bu insanların islâmiyeti kabulünden sonra, dargınlık, kırgınlık ve düşmanlık duygularını bir tarafa atarak kardeş olmaları, Yahudi ve müşrikleri çıldırtıyordu. Her iki kabile gençlerinin bir araya gelerek sohbet ettiklerini gören bir Yahudi, onların içkili kafalarından yararlanarak hemen yanlarına yaklaştı ve onları tekrar eski günlerine sğürükleyebilmek için bütün gücünü seferber etti. Onları tahrik edici mazide kalan husumeti körükleyici şiirler okudu ve kısa bir zaman sonra Yahudinin beklediği an geldi. Gençler, içkinin verdiği bir dengesizlikle başladılar eski günleri yeniden yaşamaya… Birbirlerine ağır sözler söyleyip, hakaret etmeye başladılar. Yahudinin fitnesi, müslüman gençleri birbirine düşürdü. Durumu haber alan Kâinatın Efendisi(s.a.s) hemen olay yerine geldi ve gençleri ikaz etti. Müslüman gençler, yaptıklarından dolayı utanç duydular. Hemen tevbe edip birbirleriyle barıştılar.

İçki hakkında nazil olan ikinci ayet-i kerimede ise şöyle buyurulmuştur:

(Ey Resulüm) sana (içki) şarap ve kumarı soruyorlar. Deki; onlarda (yani ikisinde de) hem büyük günah, hem de insanlar için faideler vardır. Günahları ise faidelerinden daha büyüktür.”(Bakara : 219)

Bu ayet-i kerime’nin inmesinden sonra ashab-ı kiram’dan bir çokları içkiyi terkettiler.

Abdurrahman b. Avf, bir gün kendi evinde bir ziyafet vermiş, bu ziyafete, Ashab-ı Kiram’dan bazı seçkin simalar da davet edilmişti. Davetliler şarap içmiş, sonra sohbete başlamış ve eğlenmişlerdi. Namaz vakti geldiğinde sarhoş oldukları halde içki içmeyi kesin olarak haram kılan bir ayet-i kerime henüz nazil olmadığı için namaz kılmaya başlamışlar. Ancak içkinin etkisiyle imam, namazda kafirun suresini okurken yanlış okumuş ve ayetlerin anlamı değişmişti.

“La a’budü mâ ta’budû (ben sizin tapmakta olduklarınıza tapmam) diyeceği yerde, “a’budü mâ ta’budün” (ben sizin taptıklarınıza taparım) şeklinde okumuştu.

Bu durumu öğrenen sevgili Peygamberimiz, çok üzülmüşlerdi. Hz. Ömer de ellerini  semaya doğru kaldırarak: “Ey Allah’ım! Bize içki konusunda gönüllere şifa verecek bir açıklama bildir.” diye dua etmiş ve bu duasını sık sık tekrarlamıştı.(Bir sonralki yazımızda devam edeceğiz inşaallah)

 

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: