Son Dakika
23 Ekim 2017 Pazartesi
29 Aralık 2014 Pazartesi, 09:48
Kazım Çetinkaya
Kazım Çetinkaya [email protected] Tüm Yazılar

İçki (Alkol) Nasıl Yasaklandı (2)

İçki (Alkol) Nasıl Yasaklandı (2) Bir önceki yazımda içkinin tedrici olarak yasaklandığını, namaz kılan sahabi’nin aynı zamanda içki de kullandığını ve içkili iken namaz kıldıran imam’ın ayetleri okurken yanlış okuyarak anlamını bozduğunu ifade etmiştim. Bu durumdan muzdarip olan sevgili Peygamberimiz, çok üzülmüşlerdi. Hz. Ömer de ellerini semaya doğru kaldırarak: “Ey Allah’ım! Bize içki konusunda gönüllere […]

İçki (Alkol) Nasıl Yasaklandı (2)

Bir önceki yazımda içkinin tedrici olarak yasaklandığını, namaz kılan sahabi’nin aynı zamanda içki de kullandığını ve içkili iken namaz kıldıran imam’ın ayetleri okurken yanlış okuyarak anlamını bozduğunu ifade etmiştim.

Bu durumdan muzdarip olan sevgili Peygamberimiz, çok üzülmüşlerdi. Hz. Ömer de ellerini semaya doğru kaldırarak: “Ey Allah’ım! Bize içki konusunda gönüllere şifa verecek bir açıklama bildir.” Diye dua etmiş ve bu duasını sık sık tekrarlamıştı.

Bu olaydan sonra içki konusunda üçüncü bir ayet-i kerime nazil oldu:

“Ey iman edenler! Siz sarhoşken ne söylediğinizi bilinceye ve cünüp iken de gusl edinceye kadar namaza yaklaşmayın”(Nisa. 43)

Bu ayet-i kerimede sarhoşken namaza yaklaşılmaması emrediliyordu. İçki içmenin kesinlikle terk edilmesi hakkında bir açıklama yoktu.

İçki, aklı giderdiği için ibadet edileceği yerde Allah’a isyan edilebilir endişesi vardır. Bundan dolayı içki mübtelaları, onu yatsı namazından sonra içmeye başladılar. Sarhoşluk hali geçtikten sonra sabah namazını, öğle, ikindi, akşam ve yatsı namazlarını kılıyorlardı. Bu ayet-i kerime, yalnız namaz vakitlerini kapsıyordu. Ancak içki içmeyi terkedenler de az değildi.

Birgün Utban b. Malik, evlenme ziyafeti vermişti. Ashab-ı Kiramdan bazı kimseler bu ziyafette hazır bulunmuşlardı. Sa’d b. Ebi Vakkas da oradaydı. Ziyafet için kızarmış deve kellesini yemişler, şarap içmişler, başları iyice dumanlanınca da asalet iddiasında bulunmuşlardı. Sa’d da kendi asalaetini, soyunu ve kavmini öven ve Ensar’ı hicveden şiirler okumaya başlamış. Ensardan biri buna fazla öfkelenerek sofradan devenin çene kemiğini kaptığı gibi Sa’dın kafasına vurmuş ve kafasını yarmıştı. Sa’d da, o Ensariyi Resulüllah’a şikâyet etmişti.

Bu olaydan sonra da Hz. Ömer ellerini açıp şöyle dua etmişti: “Ya Rabbi, şu içki hakkında bize şifa veren bir açıklama yap!”

Bu konuda son olarak şu ayetler nazil oldu:

“ Ey iman edenler, içki, kumar(tapmaya mahsus)dikili taşlar, fal okları ancak şeytanın amelinden birer murdardır. Onun için bunlardan kaçının ki muradınza eresiniz.”

“Şeytan içkide ve kumarda aranıza düşmanlık ve kin düşürmek sizi Allah’ı anmaktan ve namazdan alıkoymak ister.

“Çoğu sarhoşluk veren şeyin azı da haramdır”(Maide : 90) buyurmak suretiyle hangi isim altında olursa olsun sarhoşluk veren bütün içkilerin azının bile haram olduğunu ilan etmiştir.

Alkollü içkiler, insan vücudunu büyük çapta tahrip eder. Örneğin, kalbin büyümesine, hücrelerin yağlanmasına ve damar sertliğine sebep olur. Alkollü içki mübtelalarının deri kılcal damarlarında genişlemeler, yüz ve burunlarında şişmeler, burun ve yanaklarında nokta nokta kanamalar görülür. Tansiyon yüksekliğine rastlandığı gibi böbrek ve karaciğerler de görev yapamaz duruma düşer. Ayrıca görme bozuklukları, ellerde titremeler, unutkanlık ve zamanla delilik gibi durumlar da görülür.

Ruhumuza, manevi yapımıza, sağlığımıza menfi yönde etki eden, dert ve izdırapları çoğaltan, insanı felaket ve masiyetlere düşüren, insanlığın en büyük düşmanı olan içki belasından uzak durmamız gerekir.

İçki yüzünden nice yuvaların yıkıldığını, huzursuzlukların hatta cinayetlerin meydana geldiğini, trafik kazalarının olduğunu unutmayalım.

 

 

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: