Son Dakika
23 Ağustos 2017 Çarşamba
27 Temmuz 2016 Çarşamba, 07:25
Kazım Çetinkaya
Kazım Çetinkaya [email protected] Tüm Yazılar

İÇİMİZDEKİ BUKALEMUNLAR

İÇİMİZDEKİ BUKALEMUNLAR Dayanıklı beden, hastalıklarla mücadele eder ve hastalığı yener. Cesaretli ve yüreki insanlar millet bünyesine girmiş mikroplarla canları pahasına savaşır ve zafer elde ederler. Cesur insan gelecekten korkmaz. Takdir-i İlâhi her tedbirin üstündedir ama tedbiri elden bırakmamak, ferasetli insanların görevidir. Elbette işlerimizi Yüce Yaratan’a havale ederek, O’nun emri olmadan bir yaprağın düşmeyeceğini, bir sineğin […]

İÇİMİZDEKİ BUKALEMUNLAR

Dayanıklı beden, hastalıklarla mücadele eder ve hastalığı yener. Cesaretli ve yüreki insanlar millet bünyesine girmiş mikroplarla canları pahasına savaşır ve zafer elde ederler.

Cesur insan gelecekten korkmaz. Takdir-i İlâhi her tedbirin üstündedir ama tedbiri elden bırakmamak, ferasetli insanların görevidir.

Elbette işlerimizi Yüce Yaratan’a havale ederek, O’nun emri olmadan bir yaprağın düşmeyeceğini, bir sineğin uçmayacağını biliyoruz. Fakat yaprağın düşmesine, sineğin uçmasına sebep olan nedenleri de göz ardı etmeyeceğiz.

Kazanılan bütün zaferler gösterilen cesaret oranıyla ölçülür. Açılmayan kapılar korkaklığın sonucudur. Bütün zafer kapılarını cesaret açar.

İstek ve arzuların sınırı yoktur. Makam ve mevki hırsıyla yanıp tutuşan gafillerin işlemeyecekleri cürüm yoktur. Onlara en güzel dersi yürekli ve samimi insanlar verir.

Sınırsız arzu ve istek sahibi, şöhret düşkünü zavallılara ders vermek, cesur insanların harcıdır. Namuslu insanlar da en az namusuz insanlar kadar yürekli olmazlarsa bu dünyada onlara yaşam hakkı tanınmaz.

Ülkemizde maalesef namusuz insanlar kol geziyor ve ne yazık ki, her ortamda fotoğraf karelerine girmeyi beceren bu sülükler, toplum tarafından bu güne kadar hep alkışlandılar.

Her dönemde bukalemun gibi renkten renge giren bazı fırıldaklar, şu içinden geçtiğimiz nazik süreçte bile her kesim ile beraber olmayı başarıyorlar. Görünen o ki,olan yine garibanlara olacak.

Daha düne kadar farklı kulvarda koşturanlar, gece- gündüz demeden farklı şebekelere hizmet edenler, bu günlerde girdikleri farklı fotoğraf kareleriyle, attıkları twitlerle ve sosyal medyadaki yazışmlarıyla yine hem bürokrasiyi, hem de toplumu aldatmaya devam ediyorlar. Dedim ya yine garib gureba mücrim duruma düşecek, onlar da sefasını sürecekler.

Cesaret aslında kol gücüne değil, yürek gücüne bağlıdır. Yürekli bir yiğit çıkıp da ; “Hey kalabalıklar artık bu namertleri tanıyın, kaç yüzlü olduklarını öğrenin ve yüzlerine tükürün!” deme cesaretini göstermiyor.

Demokrasi nöbetlerinin en mümtaz yerlerinde onlar boy gösteriyor. Bürokrasi ile beraber onlar fotoğraf karelerine giriyor, siyasetçilerle beraber onlar arz-ı endam ediyor, politikacılarla onlar sohbet ve muhabbet sofralarına oturuyorlar.

Pasın demiri çürüttüğü gibi , toplumumuzdaki bu fosilleşmiş, hem nalına hem mıhına vuran bukalemun yaratılışlı hainler de toplumu içten içe çürütmeye devam ediyorlar.

Cesaretli bir adam tek başına çoğunluktur. Çoğunlukları peşinden sürükleyen yürekli insanlar toplumun kahramanlarıdır. Bukalemunlar bu kahramanları istismar etmeyi çok iyi bilirler.

Tarihin her döneminde kitleleri peşinden sürükleyen yiğit insanların etrafında dolaşan brütüsler olur ve onlar çaya çorbaya katılmaya gayret gösterirler.

Cesaretli insanlar, etraflarındaki ne idüğü belirsiz, kişiliksiz ve kimliksiz şahsiyetleri seçmekte ve bertaraf etmekte basiretli davranırlar ve hem kendilerini hem de toplumu şerlerinden korurlar.

Her devirde, her iktidar döneminde iktidarların yanında görünmeye çalışan dalkavukların haddini bildirecek cesaretli, yürekli  yiğitlere ihtiyacımız bu gün daha fazladır.

Hayatın bize huzur ve mutluluk bahşetmesi için talep ettiği cesareti kendimizde bulamıyorsak, başka yanında zamanlarda mangalda kül bırakmamak bir işe yaramaz.

 

 

 

 

 

 

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: